K A R Ş I O Y
Sanık ...'in üzerine atılı suçu işlemediğini beyan ettiği,
-Sanığın soruşturma ve yargılama aşamasında kısmen çelişki barındıran ancak özünde değişmeyen ve tutarlı olarak, maktüle karşı herhangi bir şekilde darp eyleminde bulunmadığı, maktuldeki yaralanmaların ne şekilde gerçekleştiğini bilmediğine yönelik aksi kanıtlanamayan suçu inkara yönelen savunması,
-Sanığın maktulü öldürmesini gerektirecek nitelikte maktulle husumetinin bulunduğuna dair bir tespitin yapılamamış olması, soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla beyanları alınan kişilerin sanığın maktule her zaman iyi davrandığını gördüklerini beyan etmiş olmaları,
-ATK raporunda maktulün olay tarihinden 3 hafta kadar öncesiyle olay tarihi arasında birden fazla künt kafa travmasına maruz kalması sebebiyle öldüğünün belirtilmesi karşısında maktulün maruz kaldığı kafa travmasının sanığın yanında olduğu sürede mi ya da tanık Ali'nin yanında kaldığı süre de mi gerçekleştiği hususunda net bir tespitin yapılamamış olması,
-Olay anını gösterir kamera kaydı ve olaya birebir şahit olan tanık bulunmaması sebebiyle maktulün kimin eylemi neticesinde öldüğünün tespit edilememiş olması, olayın akabinde tutulan tutanaklarda da sanığın kaldığı çadırda herhangi bir şüpheli durumun tespit edilemediğinin belirtilmiş olması,
-İddianamede sanığın maktüle bakmak istememesi nedeniyle ve neticeyi doğal ölüm olarak göstermek amacıyla, maktülün kendilerine getirildiği günden itibaren döverek öldürdüğü çıkarımının bu haliyle şüphe boyutunda kalıp, somut herhangi bir delille desteklenemediğinden sübuta ermediği hususları bir arada değerlendirildiğinde;
Tüm aşamalarda alınan istikrarlı savunmalarında üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan eden sanık ... hakkında; tüm dosya içeriğine göre, mevcut deliller ile suç isnadının çelişmesi nazara alındığında üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini ispat edecek, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı nitelikte somut herhangi bir delil elde edilemediğinden "şüpheden sanık yararlanır" evrensel ilkesi de dikkate alınarak CMK' nun 223/2-e maddesi gereğince müsnet suçtan beraatine karar verilmiş ise de;
Olaydan 20- 25 gün önce Şanlıurfa'dan getirilerek sanık ...'in gece ve gündüzleri dahil bakım ve gözetimi altında bulunan , babası sanık ...'in gündüzleri dışarda çalışması sebebiyle ilgilenemediği ve çadıra geldiğinde uyuma süresi dışında kısa bir süre ilgilenmesinin söz konusu olabileceği maktül hakkında ,
Konya ATK tarafından düzenlenen 15/02/2022 tarihli raporunda organları üzerinde yapılan histopatolojik incelemede beyin: subaraknoidal kanama, parankimal ödem ile uyumlu bulgular, beyincik: subaraknoidal kanama, parankimde kanama odakları, beyin sapı: parankimal ödem ile uyumlu bulgular, dura: organizasyon bulguları gösteren kanama, akciğer: bronkopnömoni, amfizematöz genişlemeler, intraalveoler kanama, seyrek kapiller açılma, birkaç kapiller yapı lümeninde fibrin trombüs, böbrek: nefrokalsinozis, konjesyon, karaciğer: konjesyon, kalp: makroskobik incelemede yaklaşık 2 mm çaplı asd izlendiği, mikroskobik incelemede konjesyon olduğu, göz: optik sinirde ve retinada kanama odakları izlendiği, çocuğun ölümünün travmatik (sarsma, vurma, çarpma, vb.) kafa içi kanama ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğinin belirtilmesi,
Maktul hakkında ATK 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporunda da Bebeğin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama, beyin kanaması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğunun, Adli dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbi belgelerden elde edilen bulgular ve otopside tespit edilen bulgular dikkate alındığında; Bebeğin ölümüne neden olan künt kafa travmasına bağlı oluşan travmatik değişimlerin asgari 3 hafta öncesiyle 12/10/2021 tarihleri arasında birden fazla künt kafa travmasına maruz kalması sebebiyle gerçekleşmiş olduğunun tespit edildiğinin belirtilmesi,
Maktulün bir yerden düştüğü veya başka çocuk veya çocuklar tarafından dövüldüğü hususunda herhangi bir iddia veya delil bulunmaması,
Sanık ...'ın çağrısı üzerine çalıştığı yerden çadıra gelen baba Hüseyin tarafından hastaneye götürülen maktulün ölümüyle sonuçlanan durumunun ortaya çıkması, sanık ...'in erkek evladı olan maktule ölümüne neden olacak şekilde kötü muamelelerde bulunmasının da mantıklı olmadığı,
Maktulun sanık ...'in boşandığı eski eşinden olması sebebiyle sanık ...'ın üvey evladı konumunda olduğu, sanık ...'ın maktulün üvey evlat olması veya kendisinin hamile olmasının psikolojik etkileri veya olay tarihi itibariyle 19 aylık olan maktulün yaşı itibariyle hareketli olmasının doğurabileceği sıkıntıların etkisi altında olsa gerek sanık ...'ın darbeleri sonucunda oluşan TCKnun 86/1 maddesi kapsamındaki etkili eylemleri nedeniyle oluştuğu anlaşılan kasten yaralama sonucu ölümüne neden olmak suçundan TCK'nın 87/4.1 maddesi kapsamında cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.
K A R Ş I O Y
Sanıklar ... ile ...'in yaklaşık 2 yıldır imam nikahlı evli oldukları, maktul ...'in sanık ...'in ilk evliliğinden olma öz oğlu olduğu, öldüğü an itibariyle yaşının 1 yaş 08 ay 28 gün olduğu, sanıkların olay tarihinden yaklaşık 7 ay kadar önce mevsimlik işçi olarak çalışmak için geldikleri Ereğli ilçesi Acıkuyu mahallesinde bulunan çadırlarda yaşamaya başladıkları, maktulün bu süre zarfında dedesi olan tanık ... ile birlikte Şanlıurfa ilinde yaşadığı, olay tarihinden yaklaşık 20-25 gün kadar önce sanık ...'in Şanlıurfa iline giderek maktulü birlikte yaşamaları düşüncesiyle Ereğli İlçesine getirdiği,
Olay günü sanık ...'in çalışmak amacıyla tarlada olduğu esnada sanık ...'ın sanık ...'i arayarak maktulün nefes alamadığını belirttiği, sanık ...'in hemen soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla beyanı alınan tanık ...'i aradığı, tanık ...'in sanıkların yaşadığı çadıra geldiğinde maktulün solunum sıkıntısı yaşadığını gördüğü, hemen 112 acil çağrı merkezini aradığı ve maktulü arabaya bindirerek sanıklar ile birlikte hastaneye doğru yola çıktıkları, yolda ambulansla karşılaşmaları üzere maktulü ambulansa bindirdikleri, Ereğli İlçe Devlet Hastanesinde maktule ilk müdahalenin yapıldığı, akabinde maktulün Ereğli Devlet Hastanesinden ambulans helikopter ile Konya Selçuk Üniversitesi Hastanesine sevk edildiği, ancak maktulün kaldırıldığı hastanede tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat ettiği,
Maktul hakkında Konya Adlî Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 15.02.2022 tarihli raporda özetle; Çocuktan alınan kanda; alkol (Etanol, Metanol) bulunmadığı, sistematikteki uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bulunmadığı, ilaç etkin maddelerinden (7374 ng/mL) Levetirasetam bulunduğu, iç organ parçalarında; sistematikteki maddelerin bulunmadığı, safrada; sistematikteki maddelerin bulunmadığı, organlar üzerinde yapılan histopatolojik incelemede beyin: subaraknoidal kanama, parankimal ödem ile uyumlu bulgular, beyincik: subaraknoidal kanama, parankimde kanama odakları, beyin sapı: parankimal ödem ile uyumlu bulgular, dura: organizasyon bulguları gösteren kanama, akciğer: bronkopnömoni, amfizematöz genişlemeler, intraalveoler kanama, seyrek kapiller açılma, birkaç kapiller yapı lümeninde fibrin trombüs, böbrek: nefrokalsinozis, konjesyon, karaciğer: konjesyon, kalp: makroskobik incelemede yaklaşık 2 mm çaplı asd izlendiği, mikroskobik incelemede konjesyon olduğu, göz: optik sinirde ve retinada kanama odakları izlendiği, çocuğun ölümünün travmatik (sarsma, vurma, çarpma, vb.) kafa içi kanama ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğinin belirtildiği,
Maktul hakkında Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda özetle; Bebeğin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama, beyin kanaması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, adlî dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbî belgelerden elde edilen bulgular ve otopside tespit edilen bulgular dikkate alındığında; Bebeğin ölümüne neden olan künt kafa travmasına bağlı oluşan travmatik değişimlerin asgarî 3 hafta öncesiyle 12.10.2021 tarihleri arasında birden fazla künt kafa travmasına maruz kalması sebebiyle gerçekleşmiş olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği,
ATK raporunda maktulün olay tarihinden 3 hafta kadar öncesiyle olay tarihi arasında birden fazla künt kafa travmasına maruz kalması sebebiyle öldüğünün belirtilmesi karşısında yaş itibariyle
dışarıda yaralanması mümkün olmayan maktulün babası ve üvey annesi olan sanıklar tarafından yaralandığı, maktulün ölümünün travmatik (sarsma, vurma, çarpma vs. gibi) kafa içi kanama ve buna bağlı gelişen komplikasyon sonucu meydana geldiği gözetildiğinde sanıkların eyleme bağlı ortaya çıkan kastlarının yaralama olduğu, yaşı küçük olan maktulün aldığı yaralar sonucu öldüğü bu nedenle sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 87/4-1.cümle uyarınca cezalandırılması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama görüşüne muhalifim.