V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı; davalının hiç kusuru olmasa bile dış ilişkide diğer sorumlularla birlikte sorumlu olduğunu, bozma ilamında dava konusu olay nedeniyle konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur ve zarar konusunda, hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınması gerektiği şeklindeki hususların hiç birisi yerine getirilmeden salt kusur oranına dayanılarak red kararı verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirkete ait elektrik yüksek gerilim hattının sebebiyet verdiği yangın nedeniyle davacıya ait taşınmazlardaki buğday ürününün zarar gördüğü iddiasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
2. Davalının meydana gelen olaydan sorumlu tutulup tutulamayacağı olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 58 inci maddesi hükmü uyarınca değerlendirilmelidir.
3. Bu madde hükümlerine göre; bir binanın veya diğer ... eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.
4. ... malikinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamakta olup, niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden "olağan sebep sorumluluğu"dur. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.
5. Enerji nakil hatları da ... eseri niteliğinde olup, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur.
Elektrik enerjisinin taşındığı enerji nakil hattı ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek sorundadır ( Prof. Dr. ... , Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15).
6. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 5 inci maddesinde; kuvvetli akım tesislerinin, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda; elektrik dağıtım şirketleri, elektrik verdiği ve abonelik tesis ettiği hatları denetlemek ve kontrol etmekle yükümlüdür. Şayet özel hat olması gereken gibi tesis edilmemişse bunu düzelttirmek, gerektiğinde elektriğini kesmek durumundadır. Elektrik dağıtım şirketi, kontrol ve denetim görevini yerine getirmezse doğan zarardan müteselsil olarak sorumlu olacaktır.
3. Değerlendirme
1. Somut olayda; davacının davalı şirkete ait yüksek gerilim hattının neden olduğu yangın sebebiyle buğday ürününün zarar gördüğü iddiasıyla açtığı tazminat davasında, taşınmaz üzerinde bir hakkının bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.05.2015 tarihli kararı ile, zarar gören ürünlerin davacı tarafından ekilip ekilmediği ve davacıya ait olup olmadığının araştırılarak saptanması, sonrasında olay nedeniyle uzman bilirkişi heyetinden kusur ve zarar konusunda hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak sonucu dairesinde karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemece; bozma ilamında kusur ve zarar konusundan rapor alınması hususu açıkça belirtildiği halde kesinleştiği belli olmayan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/233 E., 2011/392 K. sayılı dosyasından alınan 01.11.2010 ve 01.07.2011 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin kusurlu olmadığı, dava dışı üçüncü şahsın tarlasında bulunan su kuyusunu çalıştırmak üzere kurduğu kaçak elektrik düzeneğinden yangın çıktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3. Mahkemece hükme esas olan Sulh Ceza Mahkemesince alınan 01.11.2010 tarihli raporda; "Yangının Enerji Nakil Hattından dolayı meydana gelmesi muhtemel olduğu zira yangının başlangıç noktasındaki yerde bulunan tesisin iletkenlerinin bağlantılardaki uçların eski ve aşınma ve kıvılcım çıkarmaya müsait olduğu, yangının meydana geldiği yerde geçen Enerji Nakil Hattının özel müşterilere ait ve bakım onarım gibi unsurların yine sahibine ait olduğu, yangının meydana geldiği yerde ...'ın sorumluluğunun dışında olan tesis olduğu, " 11.07.2011 tarihli raporda da; "yangının meydana geldiği yer ... Sarıyıldız'a ait olan panoya giden ... hattının son direğine giden elektrik iletkenlerinin rüzgarın şiddetli esmesi sonucunda iletkenlerin etkileşmesi ile koparak yere düştüğü ve yangının meydana geldiği anlaşılmaktadır. " şeklinde belirtildiği görülmüştür.
4. Bu durumda, davalı elektrik dağıtım şirketinin, özel trafonun usulüne uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek, elektrik verdiği ve abonelik tesis ettiği hatları kontrol etmekle yükümlü ve 818 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, yangının enerji nakil hattından dolayı çıktığı ve davacının ürünlerinin yangın nedeniyle zarar gördüğü, böylece davalı elektrik şirketi yönünden uygun illiyet bağının kurulduğu nazara alınarak, mahkemece uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davalı elektrik şirket yönünden kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.