IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 11.03.2019 tarihli, 2018/355 Esas ve 2019/1350 Karar sayılı ilamı ile "...Haksız fiil nedeniyle zarara uğrayan bir kamu kurumu ise, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi, kurum adına dava açmaya emir vermeye yetkili kişi ya da organın, zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kurum tarafından zararın takip edilebilir aşamaya gelmesi ancak bu şekilde gerçekleşir.
Davacı kamu kurumu niteliğinde olup, yürütülen soruşturma sonucunda, 25.12.2012 tarihli makam oluru ile kurum zararının davalılardan tahsili hakkında yasal işlemlerin başlatılmasına izin verilmiştir. Şu halde; zamanaşımı başlangıcının kurum "olur" tarihi olarak esas alınması gerektiğinden dava tarihi olan 04.01.2013 itibariyle 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan söz edilemez. Kaldı ki davalılardan ...’ın usulüne uygun bir zamanaşımı defi de bulunmamaktadır. Şu durumda, davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş; davacı vekilinin davalılardan ...'ya yönelik temyiz itirazları reddedilmiş; bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazları incelenmemiştir.
3. Mahkemenin 26.02.2021 tarihli, 2020/894 Esas ve 2021/285 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 201.892,11 TL kurum zararının 1.516,46 TL'nin davalı ...'ten, 1.516,46 TL'nin davalı ...'ndan, 1.516,46 TL'nin davalı ...'tan, 10.114,26 TL'nin davalı ...'dan, 10.114,26 TL'nin davalı ...'dan, 55.666,65 TL'nin davalı ...'ten, 55.666,65 TL'nin davalı ...'dan, 65.780,91 TL'nin davalı ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle ayrı ayrı tahsiline karar verilmiştir.
4. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri ile davalı asıllar ..., ..., ... temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Dairenin 22.09.2021 tarihli, 2021/18007 Esas ve 2021/5286 Karar sayılı ilamı ile
"...1.Davalılardan ... vasisi ...’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davalı ...’nun 04.11.2019 tarihinde vefat ettiği UYAP kayıtlarından anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen ilk karar adı geçen davalı tarafından temyiz edilmemiş, davacının da adı geçen davalıya yönelik temyiz itirazları Dairemizce reddedilmiş; bu şekilde hakkında verilen hüküm kesinleşmiştir. Vesayet, ölümle son bulduğundan yetkisiz kişi tarafından verilen temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalılardan ...’nın temyiz itirazlarına gelince:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177. maddesinde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar, sözlü veya yazılı olarak yapılabileceği ve karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneğinin, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı bir kısım davalı bakımından ıslah beyanını içeren dilekçe ile talep konusu miktarı arttırmıştır. Ancak yukarıda belirtilen kanun maddesi gereği usulüne uygun olarak davalılardan ...’ya ıslah dilekçesi tebliği yapılmamış olup adı geçen davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkı ihlal edilmiştir. Şu durumda mahkemece, ıslah dilekçesinin adı geçen davalıya tebliği ile davalının hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasına imkan verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri ve davalı asıllar ..., ...'ün temyiz itirazları incelenmemiştir.
6. Mahkemenin 02.02.2022 tarihli, 2021/1150 Esas ve 2022/106 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı ... bakımından mahkemenin 2020/894 Esas-2021/285 Karar sayılı ilamı kesinleştiğinden bu davalı yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakımından mahkemenin 2013/4 Esas-2014/310 Karar sayılı ilamı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 1.516,46 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’ten tahsiline, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 1.516,46 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsiline, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 10.114,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsiline, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 10.114,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsiline, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 55.666,65 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ...’ten tahsiline, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 65.780,91 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir.
7. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekilleri ile davalı asıllar ..., ... temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Dairenin 20.09.2022 tarihli, 2022/8279 Esas ve 2022/10697 Karar sayılı ilamı ile; "...Hukukumuzda hakkaniyet, Borçlar Kanunu’nun 43 ve 44 (TBK 51 ve 52) maddelerinde düzenlenmiş, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hallerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hakimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir. Zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir.
Dosya kapsamından davalıların kantin başkanı, muhasip ve mutemet olarak sorumlu oldukları 2003 – 2004 döneminde kantin kayıtlarını düzenli tutmadıkları anlaşılmakta ise de; kantin sorumluluğunun ikincil görev olması, görev yerindeki olay tarihindeki yoğunluk, verilen görevle ilgili davalılara herhangi bir eğitim verilmemiş olması, asıl görev haricinde bu işe yeterli zaman ayıramayacaklarının anlaşılmasına göre, mahkemece önemli oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yapılmamış olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; davacı vekilinin tüm, temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda kantin sorumluluğunun ikincil görev olması, görev yerindeki olay tarihindeki yoğunluk, verilen görevle ilgili davalılara herhangi bir eğitim verilmemiş olması, asıl görev haricinde bu işe yeterli zaman ayıramayacaklarının anlaşılmasına göre davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... bakımından hükmedilen tazminattan %70 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasına karar verildiği, davalı ... tarafından mahkemenin önceki kararının temyiz edilmediği, davalı ... bakımından verilen hükmü yalnızca davacı tarafın temyiz ettiği ve davalı ... bakımından davacı lehine usuli müktesep hak oluştuğu, bu nedenle davalı ... bakımından bozma öncesi verilen aynı hükmün kurulduğu gerekçesiyle davalı ... bakımından mahkemenin 2020/894 Esas-2021/285 Karar sayılı ilamı kesinleştiğinden bu davalı yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakımından mahkemenin 2013/4 Esas-2014/310 Karar sayılı ilamı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 454,93 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’ten tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 454,93 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsili davacıya ödenmesine, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 3.034,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 3.034,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, 17.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizyle davalı ...’ten tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... bakımından davanın kabulüne, 65.780,91 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.