IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili, Davacı tarafından işbu davanın sadece müvekkili davalıya karşı açıldığını, ancak Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/18 2015/984 K. sayılı dosyasından da sabit olduğu üzere müvekkiline ait olan inşaatın müteahhitliği ve iş organizasyonu ... İnşaat Emlak ve Mühendislik Hizm. San ve Tic. Ltd. Şti’yi temsilen ... üstlenmekte olup, yapı denetimden sorumlu firma ise ...olduğunu, nitekim Karasu Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde her ne kadar ... Detay Denetim Ltd Şti’nin müdürü ...‘a beraat kararı verilmiş olsa da (...’ın ilgili şirketle 24.09.2010 tarihi itibariyle şirketle bir bağlantısının kalmamış olması nedeniyle) ...'ın Karasu Asliye Ceza Mahkemesi tarafından suçlu bulunduğunu ve hakkındaki kararın kesinleştiğini, ayrıca müvekkili dışında söz konusu çatı inşaatını yapanın ... Emanet olup ve müteveffayı inşaat alanına getirenin de ... Emanet olduğunu ki bu durumun yargılama safahatında sübut bulduğunu, müvekkilinin davacının ve inşaatına ait 09.03.2010 tarih ve 83 nolu yapı ruhsatında da; inşaatın yapı müteahhitliği görevinin ... İnşaat Emlak ve Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti’ni (şirket müdürü ...), şantiye şefliği görevinin ... tarafından, yapı denetim görevinin ise ... Detay Yapı Denetim Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğinin belirtildiğini, her ne kadar davacının, müvekkiline karşı dava açmış olsa da, müvekkilinin inşaat yapımında kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkilinin inşaatına ait 09.03.2010 tarih ve 83 nolu yapı ruhsatında, inşaat sahibi müvekkili ...'ın 3 katlı inşaat işinin yapımını “anahtar teslimi işi” olarak ... İnşaat Emlak ve Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. verdiğini, yapı denetimi görevi ise ... Detay Yapı Denetim Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini, dolayısıyla müvekkilinin işi ve yaşı gereği inşaatı denetleyebilecek bilgi ve tecrübesi de bulunmadığını, müvekkilinin çiftçi bir köylü olup hayatı boyunca hiç inşaat yapmadığını, inşaat yapmayı bilmemekte ve bu alanda hiçbir tecrübesi bulunmadığını, inşaat yapmayı bilmeyen müvekkilinin bu işi müteahhit ve diğer kimselere teslim ettiğini, evinin inşaatını yapacak tecrübede ve bilgi de olmayınca işi anahtar teslim başkalarına tevdi ettiğini, söz konusu inşaatta çalışan kişileri tayin etmediğini, tanımamakta, işin sevki konusunda emir ve talimat vermediğini, Söz konusu inşaatta yapılan iş anahtar teslimi işi olduğu için, bu tür hukuki ilişkiye konu olan işlerde anahtar teslimi işi alan işverence inşaat yapılıp bitirilmekte ve teslim edildiğini, bu hususun dikkate alındığında, müvekkili davalının, inşaatta meydana gelen iş kazasında işveren olarak sorumlu olmamakta, yapı müteahhidliği ... İnşaat Emlak ve Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti'yi (şirket müdürü ...) işveren olarak kabul etmek ve sorumluluğunu buna göre tayin etmek gerektiğini, Yapı müteahhidi işveren olarak ...'ın, inşaat alanında alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almadığını, kusurlu davrandığını, bu eksikliğin sonucu olarak ciddi ve üzücü olan iş kazası meydana geldiğini, keza, ... Emanet'in "çatı kaplama" işini üstlendiğini, bu sebeple, çatıya kiremit taşıtacak kişileri de elbette ... Emanet'in bulacağını ki zaten onun bulduğunu, Halbuki; işveren olarak İş Kanunu 77 nci madde 2 nci fıkrası uyarınca işverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorunda olduğunu, nitekim 21 Ocak 2010 tarihli 0602 yevmiye nolu Karasu Noterliğine ait “taahhütname”den de anlaşılacağı üzere ...'ın hem müteahhitlik hem de şantiye şefliği görevi ile sorumlu olup, söz konusu sorumluluğu ise belli bir süre ile sınırlı olmadığını, Bununla birlikte yapı denetimi şirketi olan ... Detay Yapı Denetim Ltd. Şti. ise işyerinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden alınması gerekli tedbirler konusunda yapı müteahhidini uyarmadığını, dikkatsizce tedbirsizce davrandığını, bu sebeple meydana gelen iş kazasında ... Detay Yapı Denetim Ltd. Şti.’nin de kusuru bulunup, iş kazasından yapı denetim şirketinin de sorumlu olduğunu, Karasu Asliye Ceza Mahkemesi dosyası kesinleşmemiş olup, söz konusu olayda müvekkili aleyhine tayin edilen kusur atfını da kabul etmediklerini, bu dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini düşündüklerini, dosya da mutlak surette ... dahil olmak üzere kusur incelemesi yapılması gerektiğini, soruşturma aşamasında ifade veren tanık ... Emanet'in beyanında: "Ben bu olay ile ilgili daha öncesinde ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, ben daha önceden inşaat ustası olarak çalışırdım, cami çıkışı ...'a denk geldim, daha önce tanışıklığımız vardır, o bana inşaatında bir çatı işi olduğunu söyledi, başka ustaların çatı işini yarım bıraktığını halledebilir misin dedi ben de halledebilirim dedim. Daha sonra ben amcamın oğlu ...'ye haber verdim o geldi ... ile ... yaklaşık 250 TL ye anlaştılar. ... de diğer arkadaşları ... ve ...'i getirdi. Üçü kiremitleri çatıya taşıdılar. O sırada ben de çatının üstünde arka taraftaydım. ... orada yoktu. Çalışan işçilere tedbir amaçlı hiçbir şey söylemedik yalnız ara sıra dikkatli olun diye söylüyorduk. Daha sonra ...'nin düştüğünü duyduk. bu inşaatın anahtar teslimi hususunda ... ile herhangi bir anlaşmam yoktur, bunu o seferlik sadece çatı işi için hatır işi için anlaştık, daha önceden inşaatın alt zemini için de çalıştığım olmuştur, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir," dediğini, esasında bu beyandan açıkça, "çatı kaplama işini ... Emanet'in üstlendiği ve ... ...'yi şantiye alanına getirdiği ve ara ara dikkatli olması için uyardığının anlaşıldığını, Karasu Asliye Ceza Mahkemesi gerekçeli kararında "....Sakarya İli Karasu İlçesi Aşağı İncilli (Kabakoz) Mahallesi, kain ve tapunun 415 ada 379 parselde kayıtlı taşınmazın sanık ...'a ait olduğu, Karasu Noterliğince düzenlenmiş olan ve ... İnşaat Emlak ve Mühendislik Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni temsilen şüpheli ... tarafından imza edilmiş olan 21.01.2010 tarih ve 0602 nolu “taahhütname”de özetle sanık ...'a ait gayrimenkul üzerinde sanık ... tarafından inşaatın müteahhitliğinin ve iş organizasyonunun üstlenildiği, bu halde yapı müteahhitinin ve şantiye şefinin sanık ... olduğu, inşaata ait 09.03.2010 tarih ve 83 nolu yapı ruhsatının bulunduğu, yapı denetimden sorumlu firmanın ruhsat tarihi itibariyle şirket müdürü sanık ... olan ... Detay Yapı Denetim Ltd. Şti. olduğu, 09.03.2010 tarihli ruhsata istinaden sanık ...'a ait taşınmaz üzerine yapılan yine sanık ...'a ait inşaatta, ... ...'in olay gününden 1 gün önce kiremit taşımak için 250 TL ücret karşılığında işe başladığı, sanık ...'a ait 3 katlı inşaatta olay tarihinde çatı arasından elden ele aldığı kiremitlerin eğimli çatı yüzeyinde dağıtım işini yapmakta olan ... ...'in ayağının kayması sonucunda dengesini kaybederek 15 metre yükseklikten toprak zemine düştüğü, Sakarya Hastanesine sevk edilen ...'in burada 03.01.2014 tarihinde saat 21:45..." şeklinde gerekçeye yer verdiğini, Asliye Ceza Mahkemesi'si de esasından müvekkili davalının sorumlu olmadığını kabul ettiğini, ne yazık ki, yeterli incelemeye haiz olmayan bilirkişi raporlarının dosyaya hatalı bir istikamet verilmesine neden olduğunu, Bilirkişi raporunda, müteveffanın aylık gelirinin dava tarihi olan 29.01.2015 yılına göre hesaplandığını, 2015 yılının baz alındığını, oysa, hesaplamada baz alınacak olan aylık gelirin kaza tarihi olan “03.01.2014” teki asgari ücret miktarı olduğunu, bu nedenle, hesaplama da oluşan fazlalığa ve bu şekilde maddi tazminat miktarına itiraz ettiklerini, davacının, hesaplamalara baz alınan yaşının da, rapor tarihi olan 2018 yılına göre alındığını, oysa, davacı ...’in yaşının olay tarihi baz alınarak hesaplanması gerektiğini, bu takdirde davacının evlenme ihtimali yaşı ve buna bağlı olarak yeniden evlenme indirimi de farklılık arz edeceğini, yine müteveffanın da bakiye ömrünün PMF-1931 tablosuna göre hatalı hesaplandığını, bu noktada itirazları olduğunu, yine davacının bakiye ömrünün de 22 yıl 7 ay 16 gün olarak hesaplandığını, bakiye ömür hesabının da hatalı olduğunu, Bilirkişi raporunda rapor tarihi sonrası tazminat hesaplama bölümünde, bilirkişi faizli hallerini de hesapladığını, hesaplama yaparken faiz oranlarının ne olduğunu ve buna bağlı iskonta oranlarının da belli olmayıp, inceleme ve denetlemeye imkan vermediğini, tüm aşama ve yıllar için %10 olarak ele alındığını, oysa, yıllara göre, oranların farklılık arz ettiğini, Mahkemenin maddi tazminat miktarına dair hükmünün hatalı olduğunu, dosya muhtevası, kusur dağılımı ve müteveffanın kusurunu da dikkate alındığında yüksek bir manevi tazminata hükmettiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ..."Sigortalı kaza tarihinde 59 yaşında olup PMF yaşam tablosuna göre bakiye ömrünün 15.55 yıl olarak belirtildiği bilirkişinin de buna göre bakiye ömrü 15 yıl 6 ay 21 gün olarak belirlenip, sigortalının davacı eşine kendi bakiye ömrü kadar destek olacağı kabulü ile hesaplama yapıldığı; davalının istinafının aksine davacının bakiye ömrüne göre hesaplama yapılmadığı; hesaplamaların tüm dönemler yönünden asgari ücrete göre yapıldığı anlaşılmakla bu yönlere ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Ancak kaza tarihinde davacının 49 yaşında olduğu, reşit olmayan çocuğunun bulunmadığı buna göre AYİM'e göre evlenme ihtimali %2 olmasına rağmen her çocuk için evlenme ihtimalinden %5 düşerek evlenme ihtimali olmadığı kabulü ile hesaplama yapılması hatalı olmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi tarafından davacının zararı 169.272,42 TL olarak hesaplanmış olup %2 evlenme ihtimaline göre 3.385,45 TL'nin mahsubu ile (169.272,42-3.385,45) davacının maddi zararının 165.886,97 TL, davalıların %80 kusurlarına göre sorumlu oldukları miktarın 132.709,58 TL olduğu Sosyal Güvenlik Kurum tarafından bağlanan gelirin %80 (85.471,09 TL)'inin de mahsubu ile hüküm altına alınması gereken maddi tazminatın 47.238,487 TL olduğu hesaplanmıştır. Buna göre davalının istinaf isteminin maddi tazminat yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş ancak istinafa gelmeyen davalı yönünden davacının kazanılmış ... da gözetilmiştir...." gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yalnızca istinaf yoluna başvuran davalı ... yönünden ilk derece mahkemesinin maddi tazminata ilişkin hükmü kaldırılarak Asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 49.946,85 TL maddi tazminatın (davalı ... 47.238,49 TL sınırlı sorumlu olmak üzere) olay tarihi olan 03.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.