Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/101 · K. 2025/299
Hukuk Genel Kurulu 2024/101 E. , 2025/299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/736 E., 2023/330 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.06.2022 tarihli ve 2022/1218 Esas, 2022/4307 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İdil Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine dair 01.06.2023 tarihli ve 2022/736 Esas, 2023/330 Karar sayılı kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi 2. Davacı vekili; müvekkilinin kayden paydaşı olduğu Şırnak ili İdil ilçesi ... Mahallesinde bulunan 181 ada 51 parsel sayılı taşınmazı davalının uzun bir süreden beri haksız olarak kullandığını belirterek, dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin men'ine ve dava tarihinden geriye doğru hesaplanacak olan on yıllık ecrimisil tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 3. Davalı vekili; dava konusu taşınmazın tapuda davacı adına kayıtlı olmasına rağmen aslında müvekkili ve kardeşleri adına alındığını, söz konusu yerin işletmesini oğlu ...'in yaptığını, ecrimisil tazminatında beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı 4. İdil Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2011/175 Esas, 2015/203 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında daha önceden kurulmuş adi ortaklığın bulunduğu işletilen değirmenin başlangıçtan itibaren tarafların birlikte rızası ile faaliyetlerine devam ettiği ve herhangi bir haksız el atmanın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı 5. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 6. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarihli ve 2018/15974 Esas, 2020/4603 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, davalının taşınmazı muvafakate dayalı olarak tasarruf ettiği, dava açılmış olmakla muvafakatin geri alındığının kabulüyle taşınmaza davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince Verilen İkinci Karar 7. İdil Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/784 Esas, 2021/325 Karar sayılı kararı ile; bozma ilâmına uyularak, ecrimisil talebinin reddine, el atmanın önlenmesi talebinin kabulü ile dava konusu taşınmaza davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir. Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı 8. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. 9. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.06.2022 tarihli ve 2022/1218 Esas, 2022/4307 Karar sayılı kararı ile; “…1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince; Dosyada bulunan İdil Belediyesi yazı cevabına göre, dava konusu 181 ada 51 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan un değirmeninin 24.08.2004 tarihli 507 numaralı ruhsat ile ... adına kayıtlı olduğunun belirtildiği, yine tanık beyanlarının bu durumu doğruladığı; dava konusu taşınmazın dava dışı ... tarafından kullanıldığı, davalı ... tarafından kullanılmadığı anlaşıldığından davacının meni müdahale talebi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, meni müdahale talebinin kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince Verilen Üçüncü Karar 10. İdil Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli ve 2022/736 Esas, 2023/330 Karar sayılı kararı ile; bozma kararına uyulması suretiyle yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir. Özel Dairenin Üçüncü Kararı 11. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 12. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.11.2023 tarihli ve 2023/4973 Esas, 2023/5540 Karar sayılı kararı ile; “…1. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olan taşınmaza dayalı el atmanın önlenmesi davası yönünden mahkemenin verdiği davanın reddine yönelik kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesince "davanın kabulüne karar verilmesi" gerektiği belirterek bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmesi üzerine bu kez Dairemizce "davanın reddine karar verilmesi" gerektiği belirtilerek ikinci kez bozulduğu, mahkemece bu bozma kararına da uyularak davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. 2. 29.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6460 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrasından, 18.06.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439 uncu maddesinin beşinci fıkrasından ve 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 16 ıncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 429 uncu maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen; "Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her halde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca yapılır." düzenlemesi getirilmiştir. Bu durumda temyiz incelemesi yapmak görevi Hukuk Genel Kurulu'na aittir…” gerekçesiyle dava dosyasının Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.