İçtihatYargıtay5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/10102 · K. 2025/5431
- Esas No
- 2024/10102
- Karar No
- 2025/5431
- Karar Tarihi
- 17.04.2025
Karar Metni
5. Hukuk Dairesi 2024/10102 E. , 2025/5431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1130 Esas, 2024/1282 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 127 ada 989 parsel (eski 2024 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın konumu itibarıyla çok değerli olduğu dikkate alınarak ve reel emsaller gözetilerek dava konusu arazinin gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma kararında taşınmazın metrekare birim fiyatı olarak takdir edilen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konum olarak gayet kıymetli bir noktada bulunduğunu, arsa olarak değer biçilmesi gerektiğini, davacı tarafın uzlaşma talebinde teklif ettiği birim fiyatın da çok düşük olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/320 Esas, 2020/414 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit ve depo edilen fark bedelin karar kesinleştiğinde davalılara ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2022 tarihli ve 2021/1507 Esas, 2022/159 Karar sayılı kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, bilirkişi kurulu raporu ile resmi verilerin uyumlu olduğu, kamulaştırmadan arta kalan bölümlerin yüzölçümleri ve geometrik durumlarına göre belirlenen değer azalışı oranlarının yerinde olduğu, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu; ancak 27.11.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 - 2020/39 sayılı kararıyla, 2942 sayılı Kanun’un 7139 sayılı Kanun ile değişik 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinde yer alan "... idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere..." cümlesi, Anayasaya aykırılık nedeniyle iptal edildiğinden fark kamulaştırma bedelinin davalılara payları oranında derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2022 tarihli ve 2021/1507 Esas, 2022/159 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın tapu kaydında tescil edilmiş bir irtifak bulunmadığı hâlde, dava konusu taşınmazdan fiilen geçen irtifak hakları nedeniyle meydana gelen değer düşüklüğü bedele yansıtılmak suretiyle aza hükmedilmesi, dava konusu taşınmaz Nakkas Mahallesinde bulunduğu halde mahalle adı Nakkaş olarak hatalı yazıldığı gibi, yargılama sırasında dava konusu Nakkas Mahallesi 2024 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-1 maddesi uyarınca yapılan uygulama sonucu 127 ada 989 parsel olarak tapuya tescil edildiği gözetildiğinde uygulama sonrası oluşan yeni ada/parsel numarası üzerinden karar verilmesi gerekirken, eski parsel numarası üzerinden hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ve 2022/2479 Esas, 2023/941 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile derhal davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ve 2022/2479 Esas, 2023/941 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; yargılama devam ederken dava konusu taşınmazdaki ... payı, “mahkeme kararı ile satış” işlemi ile 12.07.2023 tarihinde dava dışı ... adına tapuya tescil edilmiş olup ...’nın malik sıfatının kalmadığı gözetildiğinde, dava dışı olan malik 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... payını (ölmekle mirasçıları ..., ... ve ...) "mahkeme kararı ile satış" işlemi ile edinen dahili davalı ... yönünden davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi ... Mahallesi, 127 ada 989 parsel (eski 2024 parsel) parsel sayılı taşınmazın Harita Mühendisi Bilirkişi ...'ın 01.10.2019 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen 1.092,88 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine, davacı idare tarafından ... payı olan 1/10 pay için tespit edilen 77.524,56 TL kamulaştırma bedeli ... veya mirasçıları ..., ... ve ...'ya ödenmemiş olması halinde işlemiş nemalarıyla birlikte talebi halinde davacı idareye iadesine, ödenmiş olması halinde bu davalı veya mirasçılarından ödeme tarihine kadar işlemiş nemalarıyla birlikte alınarak davacı idareye verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydına Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/194 Esas ve 04.11.2013 tarihli temlikname ile tedbir konulduğunu, davalılar murisi ...’dan kamulaştırma bedelinin iadesi istenirken bu bedelin müvekkiline ödenmesine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adiye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekili ile davalı ... ‘ün aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 1 inci maddesine göre ada/parsel numarası ve yüzölçümünde değişiklik olduğu anlaşılmış olmakla, tapu kayıtları ve kadastro krokileri ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden getirtilip, fen bilirkişinden yeni 127 ada 989 parsel sayılı taşınmaz yönünden infaza elverişli ek rapor alınması suretiyle sonucuna göre yeni ada/parsel numarası üzerinden karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde eski 2024 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 01.10.2019 tarihli raporun hükme esas alınması bozmayı gerektirir.
4. 2942 sayılı Kanun’un 14/5 maddesi uyarınca bu Kanun hükümlerine göre tespit olunan malike karşı açılan davaların görülmesi sırasında, taşınmaz malın gerçek malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde, davaya bu gerçek malik dahil edilmek suretiyle devam olunacağından davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekili ile davalı ...’ün temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan alınan peşin harcın istek halinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.