VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, davacının diğer çalışanlara sinkaflı küfürler ettiğini, yazılı beyanlar alındığını bu neden kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin devredildiği ve devredenin iki yıl sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili Şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını, bu ücretlerin davacının aylık ücretine dâhil olduğunu, ayrıca davacının bahşiş aldığını ve hesaplamalarda bu durumun dikkate alınmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, mahsup işleminin hatalı uygulandığını ve davacının asgari geçim indirimi alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalıların davaya konu alacaklardan sorumluluğu, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve bu alacakların hesaplanması, asgari geçim indirimi alacağının ispatı hususlarındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) "Sözleşmenin feshinde usul" kenar başlıklı 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası şu şekildedir:
"Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır."
3. 4857 sayılı Kanun'un "İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı" kenar başlıklı 25 inci maddesinin ilgili bölümü şu şekildedir:
"Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
...
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.
4. 4857 sayılı Kanun'un 41, 44, 46, 47 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin aşağıda yer alan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İşçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hâle gelmişse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. İşverene tanınan derhal fesih hakkının temelini işyerindeki disiplin ve düzeni sağlama amacı oluşturmaktadır (, ... ..., , İş Hukuku Dersleri, İstanbul, Otuzbeşinci Baskı, 2022, s.624).
3. Somut olayda, iş sözleşmesi davacının işverenin başka bir işçisine sataşması, küfür etmesi, işyerinde olumsuzluklara sebebiyet vermesi, çalışma huzurunu bozması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması ve iş disiplinine uymaması gibi nedenlerle haklı nedenle feshedilmiştir. Mahkemece fesih bildiriminde işyeri kaşe ve imzasının olmaması, diğer çalışanların beyanlarının aynı tarihte alındığı, beyanların alındığı tutanaklarda, feshe konu edilen olayın tutanağın üst paragrafında yer aldığı, bu hususun hâlen işveren bünyesinde çalışan işçileri yönlendirmeye yönelik olduğu, davacının savunmasının alınmadığı ve çalışma süresi dikkate alındığında feshin son çare ilkesine uyulmadığı, fesihten önce işçiye uyarı mahiyetinde bilgilendirme yapılması gerektiği gerekçeleriyle feshin haklı nedene dayanmadığı kabul edilmiştir.
4. Dosya kapsamının incelenmesinde, feshe konu olayda davacının işyerinde stajyer olarak çalışan M.K'ya bezlerin pis koktuğu gerekçesiyle bağırmaya başladığı, sinkaflı küfürler ettiği ve şiddet içerikli sözler söylediği, bu olaya ... K. isimli başka bir çalışanın tanık olduğu, stajyer olarak çalışan ... K. ve tanık olan çalışanın ayrı ayrı olayla ilgili yazılı beyanlarının alındığı ve ayrıca olayın tutanak altına alındığı, bunun üzerine işyerinde çalışan diğer işçilerin bu olaya ve davacının benzer davranışlarına tanıklık edip etmediklerine ilişkin beyanlarının alındığı, bir çok işçinin davacının agresif davranışlarına ve sinkaflı küfürlerine maruz kaldıklarına ilişkin beyanlarının bulunduğu, bu beyanların kendi el yazılarıyla alındığı ve her bir çalışanın davacıyla yaşadıkları olayları somut olarak aktardığı (örneğin; U.A. isimli çalışanın göz ameliyatı olduğu, doktorunun çalışmaması gerektiğini davacıya ilettiği, davacının herkesin içinde kendisini rencide ettiği, " öküz, mal, salak, işe yaramazsın, ne halin varsa gör" dediği, personel şefi H.K. isimli çalışan yazılı beyanında "... pastaneye girerek hakaretlere başladı. Yetiştirdiğiniz elemanı da yaptığınız işi de s...m dedi ve tartıştık ve çalışanlar önünde aşağılayıcı laflar sarf etti ve buna benzer bir çok olay ben ve diğer çalışan elemanlar." dediği) görülmektedir.
5. Davacının iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun'un 25 nci maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğinden davacının savunmasının alınmasına gerek yoktur. Dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında, davacının işverenin gözetmekle yükümlü olduğu stajyere sataştığı, küfürlü sözler sarf ettiği ve işyerindeki diğer çalışanlara karşı da agresif tavırları ve sinkaflı küfürleriyle ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranışlar sergilediği ve böylece işyerindeki çalışma barışı ile düzen ve disiplini bozduğu sabittir. Davacının sabit olan bu davranışları karşısında iş ilişkisinde güven temelinin çöktüğü kabul edilmelidir. Bu bakımdan işverence sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 25 nci maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık sebebiyle feshi yerindedir.
6. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki açıklamalara göre işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerektiği hâlde yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.