V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı vekilince davayı takip etmeyecekleri bildirilmiş ise de duruşma öncesinde böyle bir görüşmenin yapılmadığını, davacı tarafa yalnızca ihtiyati tedbire ilişkin teminatın tamamlanması yönünde ihtar yapıldığını, eksik harca yönelik ihtar verilmeksizin davalı tarafça harcın tamamlanması üzerine hüküm tesis edildiğini, HMK'nın 150/2. maddesine göre davalı tarafın yalnızca dava dilekçesindeki taleple sınırlı olarak davaya devam edebileceğini, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak hüküm tesis edilemeyeceğini, dava değeri aşılarak davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin isabetsiz ve hak arama hürriyetine aykırı olduğunu, davalı ...'un davayı takip edip etmeyeceği hususunda beyanı alınmaksızın aleyhine hüküm tesis edildiğini, bu hususta taraflara ihtar yapılmadığını, delil listesinde yer alan tüm deliller toplanmadan hüküm tesis edildiğini, davalı ...'in taşınmazı edinecek maddi güce sahip olmadığı, davalı ile işbirliği içerisinde olduğu, satışın davacının bilgisi dahilinde olmadığı hususlarında resmi kurumlardan talep edilecek kayıtlara ve tanık beyanlarına dayanıldığını, yemin teklif etme haklarının da hatırlatılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
1. Dosyanın incelenmesinden; davacı ...'un 19.09.2014 tarihli vekaletname ile davaya konu taşınmazın satışı hususunda davalı ...'u yetkilendirdiği, davaya konu 29971 ada 187 parsel sayılı 54.081,39 m2 yüz ölçümündeki tarla vasıflı taşınmazda davacı adına kayıtlı 59/160 payın 10.08.2020 tarihinde 416.000,00 TL bedelle davacının vekili ... aracılığıyla diğer davalı ...'e devredildiği anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak tespitini talep ederek 100.000,00 TL değer üzerinden peşin harç yatırmış, Mahkemece yapılan keşif üzerine davaya konu taşınmazda davacıya ait olan payın dava tarihi itibarıyla 1.994.251,26 TL olduğunun belirlenmesi üzerine davacı vekilinin hazır bulunduğu 20.12.2022 tarihli duruşmada Mahkemece eksik 32.349,00 TL tamamlama harcını yatırmak üzere davacı vekiline gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına karar verilmiş, 07.03.2023 tarihli sonraki duruşma gününde eksik harcın ikmal edilmemesine rağmen e-duruşma talebi bulunan ancak yapılan aramaya cevap vermeyen davacının mazeretli sayılmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, 06.06.2023 tarihli duruşmada talep üzerine davalı tarafa verilen süre içerisinde eksik harcın 10.06.2023 tarihinde davalı vekili tarafından tamamlanması üzerine hüküm kurulmuştur.
2. Hemen belirtilmelidir ki; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur. Anayasa Mahkemesinin 2018/36896 Başvuru nolu kararı da bu yöndedir.
3. Bunun yanında; Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılıyorsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesinde (HMK 150) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” şeklinde, 32. maddesi ise “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
4. Harçlar Kanunu'nun uygulanması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken bir husustur.
5. Diğer taraftan; dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren hallerden birinin gerçekleştiğini tespit eden mahkeme dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verir. Mahkeme bu konuda bir karar vermemiş olsa bile dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren hallerden birinin gerçekleştiği anda dosya işlemden kaldırılmış sayılır. (Kuru B., Aydın B., (2021), Medeni Usul Hukuku El Kitabı Cilt 2, Yetkin Yayınları, Ankara, s. 1231). Böyle bir durumda Mahkemenin yargılamaya devam ederek davayı hükme bağlaması usule aykırı olup bu usul yanlışlığı yalnız başına bozma sebebi teşkil eder. Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına daha sonra karar verilmiş veya işlemden kaldırma kararının daha sonra yazılmış olması dosyanın kararın verildiği tarihte işlemden kaldırıldığı anlamına gelmez ve bu yönde taraflara bir hak vermez. ( Kuru B., (2001), Hukuk Muhakemeleri Usulü Altıncı Baskı, Cilt IV, Demir Demir, İstanbul, s. 4062). (Pekcanıtez H., Atalay O., Özekes M., (2013), Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Oniki Levha Yayınları, Ankara, s. 339). Bu sebeplerin gerçekleşmesi üzerine Mahkemenin daha sonra vereceği işlemden kaldırma kararı yalnızca açıklayıcı niteliktedir. (Atalı M., Ermenek İ., Erdoğan E., (2018), Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara, s. 445). Mahkeme bu konuda bir karar vermemiş olsa dahi davanın açılmamış sayılması nedeniyle ortaya çıkan sonuçlar dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren hallerden birinin gerçekleştiği anın 3 ay sonrasından itibaren başlar. (Arslan R., Yılmaz E., Taşpınar Ayvaz S., (2017), Medeni Usul Hukuku 3. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, s. 547). Aynı husus davanın açılmamış sayılması bakımından da geçerlidir. Mahkemenin bu kararı daha sonra vermiş olması sonucu değiştirmez. (Yılmaz E., (2021), Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi 3. Cilt 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, s. 3077).
6. Somut olayda; Mahkemece 20.12.2022 tarihli duruşmada davacı tarafa eksik harcın yatırılması için verilen kesin sürenin son günü olan 07.03.2023 tarihinde eksik harcın yatırılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin koşulların oluştuğu, Mahkemece bu hususta karar verilmesi ihmal edilmiş ise de açıklanan kanuni düzenlemelere göre Kanun'un işlemden kaldırma kararına bağladığı sonuçların 07.03.2023 tarihi itibarıyla ortaya çıktığı, her ne kadar Mahkemece 06.06.2023 tarihinde davayı takip edeceğini bildiren davalı tarafa eksik harcı ikmal etmek üzere süre verilmiş ise de harcın davalı tarafça işlemden kaldırma koşulunun gerçekleştiği 07.03.2023 tarihinin üç ay sonrası olan 07.06.2023 sonra 10.06.2023 tarihinde yatırıldığı ve 07.03.2023-07.06.2023 tarihleri arasında davalı tarafça herhangi bir yenileme talebinde de bulunulmadığı gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.