IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 07.11.2016 tarihli ve 2016/23364 Esas, 2016/24941 Karar sayılı kararı ile; davalı Şirketin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, oysa somut olay bakımından davacının kıdem tazminatı talebinin belirsiz alacak davasının konusunu oluşturmayacağı, bu nedenle söz konusu talebe yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek bu talebin kabulüne karar verilmesinin isabetsiz bulunduğu, öte yandan davacının, Güzelsu İMKB Yatılı Bölge İlköğretim Okulunda davalı Şirket işçisi olarak okul temizliği (okul, yatakhane, yemekhane, spor salonu, çok amaçlı salon vs.), öğrencilere üç öğün yemek dağıtımı vs. işlerinde hizmetli olarak çalıştığını iddia ettiği, Mahkemece dinlenen davacı tanıklarınca da davacı işçinin temizlik işlerinde çalıştığının beyan edildiği, ancak Mahkemece söz konusu iddia ve beyanların tereddüte mahal verilmeyecek şekilde ortaya konarak davacının çalışma şartlarının belirlenmediği, bu itibarla davacının fiîlen yaptığı iş veya işler, bunların ne şekilde yapıldığı, okulun hangi bölümlerini kapsadığı, çalışılan işyerinin kapsam ve kapasitesi, vardiya veya nöbet sisteminin bulunup bulunmadığı hususlarının tespit edilmesi, denetime elverişli ve ayrıntılı bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 14.10.2020 tarihli ve 2017/21 Esas, 2020/76 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada davalı Şirketten davacının çalışma dönemine ilişkin imzalı ücret bordrolarının, puantaj kayıtlarının, yıllık izin defteri veya belgelerinin fazla çalışma çizelgelerinin, hafta tatili, genel tatil, bayram tatili çizelgelerinin gönderilmesi istenilmiş ve gönderilen bir kısım evraklar dosya arasına alınmış, davacı tarafın tanıkları yeniden dinlenilmiş ve bu kapsamda yeniden 11.05.2018 ve 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporları alınmış, neticede ilk kararı davalı Bakanlığın temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek davalı Şirket yönünden belirsiz alacak davası olarak açılan kıdem tazminatı alacağı talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine ve 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda talep konusu fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 21.10.2021 tarihli ve 2021/7089 Esas, 2021/14708 Karar sayılı kararı ile; davalı Bakanlık vekilinin tüm, davacı ve davalı Şirket vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının işyerinde temizlik işçisi olarak 2006-2007 yılları arasında haftada 5 gün 06.00-21.30 saatleri arasında günde 15,5 saat olmak üzere, günlük 3 saat ve haftalık 15 saat fazla çalışma yapmak suretiyle çalıştığı; 2008-2013 yılları arasında ise bir hafta haftanın 7 günü, diğer hafta haftanın 5 günü, günde ortalama 12,5 saat çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenmenin mahsubu ile bir hafta haftada 10 saat, diğer hafta ise haftalık 21 saat fazla çalışma yaptığı, 15 günde 1 gün hafta tatili kullandığı, dinî bayramlarda 1 gün çalıştığı, diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasını sürdürdüğü kabulüyle yapılan hesaplamalara göre hüküm kurulmuş ise de Dairemizin 2021/7090 sayılı Esasına kayıtlı olarak aynı gün temyiz incelemesi yapılan, davacı işçi ile birlikte aynı işyerinde temizlik işçisi olarak görev yaptığı anlaşılan ... isimli başka bir işçinin dosyasında Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda söz konusu işçinin; bir hafta haftanın 7 günü, diğer hafta haftanın 5 günü olmak üzere, sabah 06.00 ile akşam 19.00 saatleri arasında günlük 3 saat ara dinlenme süresinin düşülmesi ile günlük 10 saat çalışmasının olduğu, buna göre bir hafta 5 saat, diğer hafta hafta tatili ücreti ayrıca talep edildiğinden 17,5 saat fazla çalışma yaptığı değerlendirmesiyle, tümüyle farklı bir biçimde belirlenmiş olan çalışma şekline istinaden hesaplama yapıldığının anlaşıldığı; aynı zamanda, aynı işyerinde benzer koşullarda çalışan işçiler hakkında farklı sonuçlar doğuracak şekilde kararlar verilmesinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10 uncu maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı olduğu, uygulama birliği, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine de uygun düşmediği, aynı dönemde, aynı işleri yapan işçilerin farklı usullerde çalışması beklenemeyeceğinden dosyaların birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı bulunduğu, davacı tanıklarından işçi C.G'nin işçilik alacaklarının tahsili talebi ile davalılar aleyhine açmış olduğu davasının Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2016/3999 Esas sayılı dosyasında yapılmış olan temyiz incelemesinde, dosya kapsamı içerisinde davalı Şirket yetkilisi M.K'nın işyerinin 800 öğrenci kapasiteli yatılı okul olduğu, çalıştırılan işçi sayısının yeterli olmaması nedeniyle çalışanların fazla çalışma yapmak durumunda kaldıkları, işçilerin 15 günde bir dönüşümlü olarak izne ayrıldıkları, cuma günü öğleden sonra ile pazartesi sabahı arasında 2,5 gün izinli oldukları yönünde beyanda bulunduğu, yine dosya içeriğinde yer alan hizmet alım sözleşmeleri incelendiğinde; 2009 yılı ihalesinde 4 kaloriferci, 2 aşçı ve 15 temizlik işçisi, 2010 yılı ihalesinde 2 kaloriferci, 2 aşçı ve 12 temizlik işçisi, 2011 ve 2012 ihalelerinde 18 personel, 2013 yılı ihalesinde ise 12 personel çalıştırılmasına dair hizmet alımlarının yapıldığının görüldüğü, netice itibarıyla; 800 öğrenci kapasiteli yatılı bölge ilköğretim okulu olan davalı işyerinde temizlik görevlisi olarak okulların kapalı olduğu yaz tatilleri haricinde çalışan davacının hizmet alım sözleşmelerinde belirlenen sayıda diğer temizlik işçileri ile birlikte işyerinde yatılı kalarak ve dava dilekçesindeki beyan dikkate alındığında; iki haftada bir cuma günleri çalışma bitiminden pazartesi günleri çalışma saatine dek izin kullanmak suretiyle, 06.30 ile 19.00 saatleri arasında çalıştığı gözetilerek, ücret alacaklarının tüm dosya kapsamı ile diğer işçilerin açmış olduğu dosyalar birlikte değerlendirilmek ve ilk kararın yalnızca davalı Şirket tarafından temyiz edilmesi nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hakkın mevcudiyeti gözetilmek suretiyle yeniden bir hüküm kurulması için yazılı şekilde verilen kararın bozmayı gerektirdiği, yanı sıra davalı Bakanlığın Mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı bakımından hükmün kesinleşmiş olduğunun bozma sonrası verilen kararda gözetilmesi yerinde bulunmakla birlikte, davalının sorumlu olduğu tutarların infazda sakıncaya neden olabilecek şekilde çelişkili biçimde yazılmasının ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti bakımından davalı Bakanlığın sorumluluğunun dikkate alınmamasının isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.01.2024 tarihli ve 2022/247 Esas, 2024/11 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bozma kararı doğrultusunda alındığı belirtilen 11.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı ve ilk kararı davalı Bakanlığın temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı yönünden ilk hükmün kesinleşmiş olduğunun gözetildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.