Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2024 tarihli ve 2024/4563 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesindeki “(1) Hükümlülerden;
a) (Değişik:RG-22/8/2015-29453) Toplam (Değişik ibare:RG-22/2/2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar,
b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar,
c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar,
açık kurumlara ayrılabilir.
(2) Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca;
a) (Değişik:RG-18/8/2016-29805) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması,
b) (Değişik:RG-18/8/2016-29805) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 ve 103 üncü maddeleri ile eşe karşı işlenen 82/1-d, 86/3-a ve 96/2-b maddeleri ve 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 414, 416/1, 418/1 maddeleri ile eşe karşı işlenen 449/1, 456 ve 457/1 maddelerinden mahkûm (Değişik ibare:RG-11/4/2019-30742) olanların koşullu salıverilme tarihine üç yıldan az süre kalması,
c) 29/7/2003 tarihli ve 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanunu, 30/7/1999 tarihli ve mülga 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanununun 14 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanunun 221 inci maddesinden yararlananların koşullu salıverilme tarihine iki yıldan az süre kalması,
ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması,
şartı aranır.” şeklindeki düzenleme ile,
5275 Sayılı Kanun'un Geçici 9 ncu maddesinin altıncı fıkrasında yer alan;
"Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, toplam hapis cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve daha fazla olanlar ise üç ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olan iyi hâlli hükümlülerden ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına bir yıl veya daha az süre kalanlar, talepleri hâlinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilirler. Bu hükümlüler, açık ceza infaz kurumlarında barındırılır. İlgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya, beşinci fıkrada belirtilen süreler içinde hak kazandıkları takdirde beşinci fıkra uyarınca izinli sayılırlar. Beşinci fıkrada belirtilen sürenin
tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın, 95 inci maddede düzenlenen izin hakkından yararlanırlar. Bu fıkra hükmü 31/12/2020 tarihine kadar uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında,
Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.03.2022 tarihli ve 2022/776 Esas, 2022/1915 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; "...Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde yer alan "cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip" şeklindeki düzenlemede kurumlarda ibaresi kullanılmış, kapalı kurumlarda infaz edilir şeklinde açık bir ibare kullanılmamış ise de, buradaki amaçlananın kapalı kurumlarda belirli süreleri dolduran hükümlülerin açık kurumlara ayrılmak olduğunun kabul edilmesi gerektiği, aksi takdirde "kurumlarda" ifadesinin açık kurumları da kapsadığı düşünülecek olursa; tek bir ilamdan 10 yıl ve üzeri mahkumiyeti bulunan bir hükümlünün doğrudan kapalı ceza infaz kurumuna alınacağı düşünüldüğünde cezasının 1/10'luk kısmı olan 1 yıl ve üzeri süreyi kapalı kurumda infaz etmeden açık kuruma ayrılamayacağı, bu hükümlü açısından 1/10'luk kısmın kapalıda geçirilmesinin aranacağı ancak daha öncesinde 10 yıl ve altı cezaları sebebi ile cezaları belirli zamanlarda içtima ettirilerek 10 yılın üzerine çıkan ve belirli zamanlarda açık kurumlarda da bulunan hükümlünün de cezasının 1/10'luk kısmının sadece kapalı kurumda geçirdiği sürelerin aranmaması ve açık kurumda geçirdiği sürelerin de 1/10'luk kısma dahil edilmesi halinde bu hükümlünün 1/10'luk kısmının tamamını kapalı kurumda geçirmeden açık kuruma ayrılacağı ancak 10 yılın üzerinde tek bir ilamı olan diğer hükümlü açısından 1/10'luk kısmın tamamının kapalı kurumda geçirilmesi gerekeceğinden iki hükümlü açısından eşitsizlik meydana getireceği, bu suretle Açık Ceza İnfaz Kurumların Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki "kurumlarda" ibaresinin kapalı kurum olarak düşünülmemesi halinde her bir hükümlü açısından farklı ve eşit olmayan uygulamalara sebebiyet verebileceği gözetildiğinde....KANUN YARARINA BOZULMASINA..." şeklindeki açıklama karşısında,
Seydişehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.05.2023 tarihli ve 2023/1829 sayılı kararı ile hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına dair kararın onaylanmasına ilişkin talebin Seydişehir İnfaz Hakimliğinin 12.05.2023 tarihli kararı ile reddine karar verilmesini müteakip, hükümlü ve Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itirazın Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/1010 değişik iş sayılı kararı ile kabulüne, anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde yer alan "cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip" şeklindeki düzenlemede kurumlarda ibaresi kullanılmış, kapalı kurumlarda infaz edilir şeklinde açık bir ibare kullanılmamış ise de, buradaki amaçlananın kapalı kurumlarda belirli süreleri dolduran hükümlülerin açık kurumlara ayrılmak olduğunun kabul edilmesi gerektiği, aksi takdirde "kurumlarda" ifadesinin açık kurumları da kapsadığı düşünülecek olursa; tek bir ilamdan 10 yıl ve üzeri mahkumiyeti bulunan bir hükümlünün doğrudan kapalı ceza infaz kurumuna alınacağı düşünüldüğünde cezasının 1/10'luk kısmı olan 1 yıl ve üzeri süreyi kapalı kurumda infaz etmeden açık kuruma ayrılamayacağı, bu hükümlü açısından 1/10'luk kısmın kapalıda geçirilmesinin aranacağı ancak daha öncesinde 10 yıl ve altı cezaları sebebi ile cezaları belirli zamanlarda içtima ettirilerek 10 yılın üzerine çıkan ve belirli zamanlarda açık kurumlarda da bulunan hükümlünün de cezasının 1/10'luk kısmının sadece kapalı kurumda geçirdiği sürelerin aranmaması ve açık kurumda geçirdiği sürelerin de 1/10'luk kısma dahil edilmesi halinde bu
hükümlünün 1/10'luk kısmının tamamını kapalı kurumda geçirmeden açık kuruma ayrılacağı ancak 10 yılın üzerinde tek bir ilamı olan diğer hükümlü açısından 1/10'luk kısmın tamamının kapalı kurumda geçirilmesi gerekeceğinden iki hükümlü açısından eşitsizlik meydana getireceği, bu suretle Açık Ceza İnfaz Kurumların Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki "kurumlarda" ibaresinin kapalı kurum olarak düşünülmemesi halinde her bir hükümlü açısından farklı ve eşit olmayan uygulamalara sebebiyet verebileceği gözetildiğinde,
Somut dosya kapsamında, hükümlünün diğer suçlarından dolayı 14.09.2022 tarihinde Seydişehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alınarak başlandığı, ancak hükümlünün içtima kapsamındaki 9 yıl 26 ay 37 gün hapis cezasının infazına 25.04.2023 tarihinde başlandığı ve Seydişehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.05.2023 tarihli kararı gereğince 10.05.2023 tarihine kadar bu kurumda kaldığı (15 gün), hükümlünün anılan içtima kararına konu Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/282 Esas sayılı dosyasında 02.10.2015-16.11.2015 tarihleri arasında 45 gün tutukluluk süresi ile birlikte hükümlünün yukarıda belirtilen tarih aralıklarında kapalı kurumlarda geçirdiği sürelerin toplamının (60 gün) hükümlünün toplam cezasına tekabül eden 4.845 günün 1/10'nu olan 484 günden az olduğu, hükümlünün kapalı kurumda infaz etmesi gereken toplam cezasının 1/10'luk kısmını henüz infaz etmediğinin ve bu haliyle hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca henüz açık ceza infaz kurumlarına ayrılma şartlarını taşımadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.