II. CEVAP
1.Davalı ... Taşımacılık Eğitim AŞ vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaaşımına uğradığını, dava konusu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacının işe başlama tarihinin 20.06.2017 olarak gösterilmesi ve bunun da verilen bir vekâletnameye bağlanmasının kabul edilemeyeceğini, vekâletnamenin davacının davalı Şirkette çalıştığına kanıt olmadığını, davacının davalı ... Şirketinde 07.12.2018 tarihli iş sözleşmesiyle çalışmaya başladığını ve 28.01.2019 tarihinde de çalışmasının sona erdirdiğini, Ocak 2019 bordrosunda görüldüğü üzere 28 günlük çalışması karşılığı olarak 1.707,09 TL ücrete hak kazandığını, davacının ayrımcılık yapıldığı iddiasının aksine aynı görevde bulunan genel müdürlere (E.A, İ.D.) de davacı ile aynı standartta ücret ödendiğini, söz konusu kişilerden E.A’nın diğer davalı ... İşletmesine ait Aralık 2018 ayına ilişkin ücret bordrosu incelendiğinde anlaşılacağı üzere bu kişinin pilot olarak çalışmaya başlaması ve genel müdürlük görevindeyken de pilot olarak çalışmaya devam etmesi nedeniyle uçuş tazminatı aldığını, 17.693,34 TL'lik ödemenin yarısından fazlasının uçuş tazminatı olduğunu, ücret olarak yalnızca 2.029,50 TL ödendiğini, dolayısıyla davacı ile fark olmadığını, nitekim davacıdan sonra genel müdür olan İ.D'nin de pilot olmaması nedeniyle E.A. gibi yüksek ücret almadığının görüleceğini, davacının da bildiği gibi 2010-2016 tarihleri arasında yapılan prim ödemelerinin ... Genel Müdürlüğü denetim raporunda belirtildiği üzere usulsüz olduğunu, vakıf şirketlerinin kasıtlı olarak zarara uğratıldığını, davacının davalı Şirketler tarafından birlikte istihdam edildiğini, adres ve faaliyet alanlarının aynı olduğunu, davalı Şirketin Türk Hava Kurumu Vakfının mal varlığının birer parçası, diğer davalı ... Ticari İşletmesinin ise THK Derneğinin ticari işletmesi olduklarını, her iki Şirketten ayrı ayrı kıdem ve ihbar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu, davalı ... AŞ ile istihdam ilişkisinin başladığı tarihten önce kıdem ve ihbar tazminatı hakkı doğduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatail ücreti taleplerinin yerinde olmadığını, ücrete dâhil olduğunu, davacının yeni yönetim döneminde terfi ettirilerek ücretinin artırıldığı gözetildiğinde kişilik haklarının zarara uğratıldığı iddiasının da yerinde olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacının 16.03.2016- 28.02.2017 tarihli belirli iş sözleşmesi ile Türk Hava Kurumu Genel Başkanlığı ve bağlı işyerlerinde çalışmak üzere istihdam edildiğini, iş sözleşmesinin 01.08.2016 tarihinden geçerli olarak belirsiz süreliye çevrildiğini, daha sonra davacının genel müdür olarak çalışması uygun görüldüğünden Kasım 2018- 28.02.2019 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, davacının 28.01.2019 tarihinde iş sözleşmesini sona erdirmek üzere işverene başvurduğunu, bunun üzerine tarafların 28.01.2019 tarihinde iş sözleşmesini ikale yoluyla sona erdirdiklerini, 10.09.2019 tarihinde ikale ile davacıya hak etmiş olduğu 17.163,15 TL kıdem tazminatı, 9.389,03 TL ihbar tazminatı ve 2 aylık ücret tutarında 10.000,00 TL ek tazminat olmak üzere toplamda 36.552,18 TL'nin 10.09.2019 tarihinde ödendiğini, davacı ile önceki genel müdür E.A'nın aldığı miktarlar arasındaki farkın uçuş tazminatından kaynaklandığını, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, 2010-2016 tarihleri arası yapılan prim ödemelerinin usulsüz olduğunun ... Genel Müdürlüğü denetimleriyle belirlendiğini, manevi tazminat talebine dayanak gösterilen kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasının haklı olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuk son tutanağında yıllık izin ücreti, prim/ ikramiye, iş arama izin ücreti, hafta tatili ücreti ile manevi tazminat taleplerinin yer almadığı, davacının 16.03.2016 tarihinde THK ... ... İktisadi İşletmesinde çalışmaya başladığı ve fiilî çalışmasının 29.01.2019 tarihinde sona erdiği, yine bu tarih aralığında da diğer davalı ... Taşıma AŞ ile 07.12.2018-07.03.2019 tarihleri arasında iş ilişkisinin kurulduğu ancak fiilî çalışmanın 28.01.2019 tarihinde sonlandığı, her iki davalı arasında birlikte istihdam ilişkisinin bulunduğu kabul edilerek hüküm altına alınan işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldukları, davacının davalı ... İşletmesinin yanı sıra diğer davalı ... ... Şirketinin de genel müdürü olduktan sonra yine 5.000,00 TL olan aynı ücretin ödendiğini, ... ... Şirketindeki çalışması için ücret ödenmediğini, kendisinden önceki genel müdür olan E.A. ve kendisinden sonraki genel müdür İ.D'ye verilen ücretin 10.000,00 TL ile 20.000,00 TL arasında olduğunu, davalının ise davacının bahsettiği kişilerin de davacı ile aynı ücreti aldıklarını ancak E.A'nın aynı zamanda pilot olduğunu, genel müdürlük döneminde de pilotluk yaptığını, uçuş tazminatı ödendiğini, davacının ise büro personeli olarak işe alındığını, genel müdürlüğü döneminde de uçuculuk faaliyetinde bulunmadığını savunduğu, banka kayıtları ile uyumlu ücret bordrolarından davacıya davalı ... tarafından net 5.500,00 TL, diğer davalı Şirket tarafından ise asgari ücret ödendiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça davacının 28.01.2019 tarihinde iş sözleşmesini sona erdirmek için işverene başvurduğu, bunun üzerine yapılan ikale anlaşması ile davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile iki aylık ücret tutarı ek tazminat olarak toplamda 36.552,18 TL ödeme yapıldığının ileri sürüldüğü, bir yandan istifa iradesinin davacıdan geldiği iddia edilip diğer yandan işten ayrılışın kod 4 ile Kuruma bildirildiği ve davacıya ihbar tazminatı ödenmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin feshi yönünde talebin davalıdan geldiğine kanaat getirildiği ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispata yarar delil sunulmadığından davacının 2 yıl 10 ay 13 gün hizmeti nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığının anlaşıldığı, net 17.133,61 TL olarak hesap edilen kıdem tazminatı tutarından ikale anlaşması ile davalının ödediği net 17.163,15 TL mahsup edildiğinde bakiye kıdem tazminatı bulunmadığının belirlendiği, hizmet süresine göre hak kazanılan 6 haftalık ihbar tazminatından davalının ödediği bedel mahsup edilerek bakiye ihbar tazminatının hesaplandığı, dosyada davacının çalışma gün ve saatlerini tespite elverişli puantaj kayıtlarının yer almadığı, bordrolarda fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuklarının bulunmadığı, yine davacı beyanı ve tanık ifadelerine bakıldığında haftalık 45 saati aşan çalışmanın ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapıldığının usulünce kanıtlanmadığının görüldüğü, davacının emsallerine göre daha düşük ücret aldığı ve genel müdür sıfatı ile her iki davalı Şirketten ayrı ayrı ücret ödenmesi gerektiği iddiası bakımından emsal işçi bordroları incelendiğinde farkın diğer genel müdürlük görevini yapan işçilere ödenen uçuş tazminatından kaynaklı olduğunun, davacı hakkında ise uçuşa elverişli olmadığı yönünde Hastane raporu bulunduğu, somut olayda olduğu gibi birlikte istihdam hâllerinde birlikte istihdam edenlerce tek bir ücret ödemesi yapıldığı, sunulan iş sözleşmesinde de ücret zammı ya da uçuş tazminatına yönelik herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 5 inci maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin mutlak eşitlik olarak düzenlenmediği, nesnel nedenler olması durumunda işçiler arasında farklı uygulamaya gidilebileceği, yerleşik hâle gelen içtihatlar uyarınca; ilgili maddede düzenlenen ayrımcılık tazminatı koşullarının oluşması için öncelikle işverence yapılan farklı muamelenin ırk, dil, siyasi düşünce, inanç gibi sebeplere dayalı olması gerektiği, davacının ayrımcılık yapıldığı iddiasının gerekçesinin ise asker kökenli olmayıp ve yeni yönetimin de adamı olmaması nedeniyle ücretinin 5.000,00 TL ile sınırlanması, buna karşın sonradan gelen genel müdüre daha yüksek ücret ödenmesi olduğu, ancak davacının bu gerekçelerinin ayrımcılık yasağının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile yıllık izin ücreti, prim/ ikramiye, iş arama izin ücreti, hafta tatili ücreti ile manevi tazminat taleplerinin dava şartı yokluğundan usulden, kıdem tazminatı, bakiye ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve ayrımcılık tazminatı taleplerinin esastan reddine karar verilerek, ihbar tazminatı bakımından davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.