''K A R Ş I O Y''
Dava, sahtecilikten kaynaklanan yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı ... tarafından açılan eldeki davada; çekişmeli 2347 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması öncesinde sahte Belediye Encümen Kararları ile davalı kooperatife satıldığının Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı soruşturmayla tespit edildiği ileri sürülerek tapu iptali ve dava konusu taşınmazın davacı ... adına tescili istenmiş; asli müdahil Hazine tarafından ise, çekişmeli taşınmazın 1174,1175 ve 3803 sayılı parsellerin imar uygulamasıyla oluştuğu, bu taşınmazların Maliye Bakanlığı ile... Belediyesi arasında düzenlenen protokol ve ek protokol ile Gecekondu Önleme Bölgesi amaçlarında kullanılmak üzere 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 30. maddesine göre Belediyeye satışının uygun görüldüğü ve devir amacı dışında kullanım hâlinde Hazinenin geri alım davası açma hakkının saklı tutulduğu, Belediye mensupları tarafından meclis kararı olmadan ve sahte Encümen kararları ile taşınmazların devredilip haksız kazanç sağlanmasından dolayı Hazinenin protokol hükümlerine dayalı asli müdahale talep ettiği belirtilerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili isteğinde bulunulmuştur.
Uyuşmazlık; mülkiyeti Hazineye ait olan ve imar planı uygulamasıyla düzenleme ortaklık payı olarak ayrılan alandan ihdasen Belediye adına tescil edilen bazı taşınmazların 775 sayılı Gecekondu Kanunu hükümleri çerçevesinde gecekondu önleme bölgelerinde kullanılmak üzere davacı ... ile asli müdahil Hazine arasında düzenlenen protokol ve buna bağlı ek protokol ile 2942 sayılı Kanun’un 30. maddesine göre davacı Belediyeye satışının uygun görüldüğü; davacı Belediyenin de bazı taşınmazları sahteliği sabit olan belediye encümen kararlarına dayalı olarak satış suretiyle davalı kooperatife devrettiği; bu bağlamda, çekişmeli taşınmazın devrinin davacı belediyenin protokolde öngörülen amaç dışına çıkarak tasarrufta bulunduğu şeklinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre davacı ... Belediyesi yönünden davanın kabulüne, asli müdahil Hazine yönünden davanın reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle, imar uygulaması ile meydana getirilmiş olan dava konusu 2347 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kök taşınmazlarının ve sahtecilik suretiyle el değişiklikleri öncesinde maliklerinin tespiti ile asli müdahil Hazinenin dayandığı protokol kapsamının belirlenmesi gereklidir.
Dava konusu 2347 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kayıtları incelendiğinde; çekişmeli 2347 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 03.12.1999 tarihinde imar uygulaması ile meydana getirildiği ve geldilerinin 2290 ada 1 ve 2 sayılı imar parselleri oldukları; farklı bir ifadeyle, 2290 ada 1 ve 2 sayılı parsellerde yapılan imar düzenlemesiyle oluşturulduğu; 2290 ada 1 sayılı parselin de 07.04.1999 tarihinde 1990 ada 3 sayılı parselde yapılan imar uygulamasıyla meydana getirildiği; 1990 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise ihdastan 10.02.1999 tarihinde şuyulandırmayla... Belediyesi adına tescil edilip, 09.03.1999 tarihinde satış suretiyle davalı kooperatife temlik edildiği; 07.04.1999 tarihinde imar düzenlemesiyle oluşturulan 2290 ada 2 sayılı parselin geldilerinin ise 1990 ada 2, 1530 ada 6, 2030 ada 2, 3, 4, 5 ve 2210 ada 4 sayılı imar parselleri olduğu; 1990 ada 2 sayılı parselin, 05.12.1997 tarihinde imar uygulaması ile 1537 ada 7 ve 8 sayılı imar parsellerinden oluşturulduğu; 1537 ada 7 ve 8 sayılı imar parsellerinin de ihdastan 11.08.1997 tarihinde şuyulandırmayla... Belediyesi adına tescil edilip, 13.08.1997 tarihinde satış suretiyle davalı kooperatife devredildikleri; 1530 ada 6 sayılı imar parselinin, 1530 ada 1, 2 ve 3 sayılı; 2030 ada 2 sayılı imar parselinin, 1530 ada 3 ve 4 sayılı; 2030 ada 3 sayılı imar parselinin, 1530 ada 5 sayılı; 2030 ada 4 sayılı imar parselinin, 1530 ada 4 ve 5 sayılı; 2030 ada 5 sayılı imar parselinin, 1309 ada 2, 1530 ada 3 ve 2030 ada 1 sayılı; 2210 ada 4 sayılı imar parselinin, 1307 ada 4, 1309 ada 2, 1335 ada 3, 1493 ada 4, 1494 ada 3 sayılı imar parsellerinden 10.02.1999 tarihinde imar uygulamasıyla meydana getirildikleri; 1530 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı imar parsellerinin ihdastan 11.08.1997 tarihinde şuyulandırmayla... Belediyesi adına tescil edilip, 13.08.1997 tarihinde satış suretiyle davalı kooperatife temlik edildikleri; 1307 ada 4 ve 1309 ada 2 sayılı imar parselllerinin ise yoldan 26.06.1997 tarihinde şuyulandırmayla... Belediyesi adına tescil edildikten sonra 23.07.1997 tarihinde dava dışı S.S. ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifine satış suretiyle devredildikleri; 2030 ada 1 sayılı imar parselinin de ihdastan ve 2019 ada 1 ilâ 7, 2020 ada 1 ilâ 9, 2021 ada 1 ilâ 9, 2022 ada 1 ilâ 15 sayılı imar parsellerinde yapılan şuyulandırmayla 03.04.1998 tarihinde meydana getirilmiş olup, ... Belediyesi adına imar ile kayıtlı 1284/2400 payın 10.06.1998 tarihinde dava dışı S.S. ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifine satış yoluyla temlik edildiği; 2019 ada 1 ilâ 7, 2020 ada 1 ilâ 9, 2021 ada 1 ilâ 9, 2022 ada 1 ilâ 15 sayılı imar parsellerinin ihdastan şuyulandırmayla 18.12.1997 tarihinde... Belediyesi adına tescilden sonra 31.12.1997 tarihinde satış suretiyle dava dışı S.S.... Konut Yapı Kooperatifine devredildikleri; 1335 ada 3, 1493 ada 4, 1494 ada 3 sayılı imar parsellerinin de ihdastan 03.04.1998 tarihinde imar uygulamasıyla oluşturulup, ... Belediyesi adına tescil edildikten sonra 10.06.1998 tarihinde dava dışı S.S. ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifine satış yoluyla temlik edildikleri anlaşılmaktadır.
Ayrıca; çekişmeli taşınmazın geldilerinden 1530 ada 2 sayılı imar parselinin oluşumuna esas imar uygulamasının sadece bu parselle ilgili kısmının idari yargı yerinde iptaline karar verilmiş ise de; bu parselin sonradan yeni imar uygulamalarına tâbi tutulduğu görülmekte olup, çekişmeli taşınmazın dayanağı olan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiği yönünde herhangi bir iddia olmadığı gibi dosya kapsamında İdare Mahkemesi iptal kararı da bulunmamaktadır.
Bilindiği üzere; tapu kaydının dayanağı olan imar uygulamasının hukuka uygun olmadığından bahisle açılan tapu iptal ve tescil davalarının, anılan idari işlem idari yargı yerinde iptal edilmediği sürece dinlenme olanağı yoktur. Ayrıca; sicilin illetini teşkil eden son imar uygulaması hukuki geçerliliğini koruduğu sürece, bu uygulama öncesinde yapılan imar düzenlemesinin iptali kararı da uygulanma olanağını yitirmiş olacaktır.
Öte yandan; asli müdahil Hazine ile davacı... Belediyesi arasında düzenlenen protokol ve ek protokolle; “mülkiyeti Hazineye ait olan 1174, 1175 ve 3803 parsellerin (“söz konusu taşınmaz mallar imar sonucu 1530 ada 1 ilâ 5 parsel, 1534 ada 1 ilâ 6 parsel, 1535 ada 9 parsel , 1539 ada 1 ilâ 12 parsel, 1990 ada 1 ve 2 parsel, 1994 ada 1parsel, 1535 ada 10 parsel, 1537 ada 6 parsel, 1537 ada 9 parsel ve 1990 ada 1 parseller olmuştur” açıklamasıyla) Gecekondu Önleme Bölgesi amaçlarında kullanılmak üzere 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 30. maddesine göre Belediyeye satışının uygun görüldüğü” ve 360.000.000.000 TL devir bedelinin 09.12.1998 tarihinde... Belediyesi tarafından ödendiği görülmektedir.
Yukarıda açıklanan dava konusu 2347 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kayıtları ile asli müdahilin dayandığı protokol kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; protokol konusu 1174, 1175 ve 3803 parsel sayılı Hazine taşınmazlarının, Belediyece yapılan imar uygulamaları ile dava konusu 2347 ada 1 sayılı parsele gitmedikleri; diğer bir deyişle, çekişmeli 2347 ada 1 sayılı imar parselinin, 1174, 1175 ve 3803 sayılı Hazine parsellerinden oluşturulmadığı geldi kayıtlarıyla sabittir. Asli müdahilin dayandığı prokolde 1174, 1175 ve 3083 parsellerin gittileri olarak açıklanan parsellerden sadece 1530 ada 1 ilâ 5 sayılı parseller ile 1990 ada 2 sayılı parselin; kayden 1174, 1175 ve 3083 sayılı Hazine parsellerinden gelmeseler de ilk tesisleri ihdas olup, imar uygulamaları ile 2347 ada 1 sayılı imar parseline gittikleri görülmektedir. 2347 ada 1 sayılı imar parselini oluşturan diğer “2290 ada 1 ve geldisi 1990 ada 3; 2290 ada 2 parselin geldilerinden 2210 ada 4 ve onun geldileri 1307 ada 4, 1309 ada 2, 1335 ada 3, 1493 ada 4, 1494 ada 3; 2230 ada 5 parselin geldilerinden 1309 ada 2 ve 2030 ada 1 parsel sayılı” taşınmazlarla asli müdahil Hazinenin mülkiyet bağı bulunmadığı gibi bu parsellerin protokol kapsamında da olmadıkları açıktır. Çekişmeli 2347 ada 1 sayılı parseli oluşturan taşınmazlardan 2290 ada 1 sayılı parselin öncesi itbariyle ilk tesis tarihi dahi protokol sonrası olup, protokol kapsamında bulunmadığı tartışmasızdır.
Diğer taraftan; somut olayda, dava konusu taşınmazın davalılar adlarına olan tescillerinin sahtecilik nedeniyle yolsuz olduğu açık olup, bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yine, sahteciliğin Belediye çalışanları tarafından yapıldığı dosya kapsamıyla sabittir. Ayrıca Belediyece yapılan idari işlemler ve gecekodu önleme bölgesi ilanı ile imar planları idari yargı yerinde iptal edilmiş değildir. Davacı ... tarafından 775 sayılı Yasa hükümleri uyarınca işlem yapma olanağı mevcudiyetini korumaktadır.
O hâlde; 2347 ada 1 sayılı imar parselini oluşturan taşınmazlardan 1530 ada 1 ilâ 5 sayılı parseller ile 1990 ada 2 sayılı parsel asli müdahilin dayandığı protokolde belirtildiklerinden, bu parsellerden 2347 ada 1 sayılı parsele giden kısımlar itibariyle Özel Dairenin “...çekişmeli taşınmazın sahte belediye encümen kararına dayalı olarak satış suretiyle davalı kooperatife devredilmesinin, davacı belediyenin protokolde öngörülen amaç dışına çıkarak tasarrufta bulunduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği, sahtecilik eylemi belediyenin tasarrufu olmayıp kurumda yer alan kişilerin sahtecilik eylemlerinin kurumların hukuki durumlarını etkilemeyeceği kuşkusuzdur...” şeklindeki bozma gerekçesi kanımızca yerindedir. Dava konusu 2347 ada 1 sayılı imar parselini oluşturan diğer “2290 ada 1 ve geldisi 1990 ada 3; 2290 ada 2 parselin geldilerinden 2210 ada 4 ve onun geldileri 1307 ada 4, 1309 ada 2, 1335 ada 3, 1493 ada 4, 1494 ada 3; 2230 ada 5 parselin geldilerinden 1309 ada 2 ve 2030 ada 1 parsel sayılı” taşınmazlar bakımından ise; bu taşınmazların asli müdahil Hazinenin dayandığı protokol ve ek protokol kapsamında yer almadıkları ve Hazinenin bu taşınmazların maliki olmadığı gözetilerek, bu parsellerden 2347 ada 1 sayılı parsele giden kısımlar itibariyle asli müdahil Hazinenin davasının bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Hâl böyle olunca; Özel Daire bozma kararının yukarıda açıklanan ilave gerekçelerle yerinde olduğu ve davacı Belediyenin davasının kabulüne, asli müdahil Hazinenin davasının reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan Sayın Çoğunluğun onama kararına katılamıyoruz.