IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... Sitesi Yönetim Planı ile kat malikleri kurulunun kaldırıldığını, bu kurul yerine blok yapı temsilciler kuruluna yer verildiğini, bu kurulun yetkilendirmesinin yeterli görülmesi gerektiğini, Bakırköy 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/131 Esas sayılı dosyasında her iki davacı için davanın kabul edildiğini belirterek müvekkili ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (634 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinde ortak yer ve tesislerindeki bozukluğun ana yapı ya da bağımsız bölüme zarar vermesi halinde önlem alınması veya bozukluğun giderilmesi için kat maliklerinin rızasının aranmayacağı hususunun düzenlendiğini, Yargıtay’ın da birçok kararında ''can ve mal güvenliği ihtiyacı gibi'' zorunlu hallerin bulunması durumunda proje değişikliği olmadan mecburi değişikliğin yapılması gerektiğini kabul ettiğini, tahsisli alanın, bahçe ve balkon hizasında kalması sebebi ile üçüncü kişilerin ve diğer kat sakinlerinin (üst kat sakinlerinin) müdahalesine açık halde olduğunu, buna ilişkin tahsisli alana yukarıdan düşen taş, makas, sigara izmariti, cam parçası ve çöplerin fotoğraflarının sunulduğunu, ayrıca yağışlı havalarda ortak alandan tahsisli alana ve bağımsız bölüme su basması vakasının sürekli olarak yaşandığını, eksik bilirkişi raporu ile yanlış karar verildiğini, müvekkilinin ana yapı taşınmazın ve bağımsız bölümünün zarar görmemesi için dış görünüşü değiştirmeyecek ve bozmayacak şekilde sabit olmayan açılır kapanır çatı vasfı olmayan tente ile kapalı alan oluşturmayacak şekilde tahsisli alanın temiz ve güvenli kalmasını sağlayacak ve üstten düşecek yabancı maddelere karşı güvenlik tedbiri amacıyla en basit, en şık, en estetik ve ana yapının değerini artıran bir şekilde önlem aldığını, koruma amaçlı yapılan bu tentenin etrafının da kapatılmadığını, kapalı bir balkon haline de dönüştürülmediğini, yapılan işlemin güvenlik nedeni ile olduğu hususunun değerlendirilmediğini, dava konusu yerin bahçe kullanımlı olarak alındığını, yönetim planında da bu durumun kabul edildiğini, bu teras zemin dahil edilerek aidatların alındığını, bu alanın ortak alan değil tahsisli bir alan olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davacının malikin bulunduğu daire ile müvekkile ait dairenin tahsisli alanının cephesinin aynı yönde olmadığını, birbirlerini görür vaziyette olmadığını, davacı ... bağımsız bölümünü satın aldığı tarihte müvekkilinin bağımsız bölümünde ikamet ettiğini ve bu tahsisli alanı aynı şekilde kullandığını, davacının tahsisli alanı ve kullanım şeklini görerek ve bilerek bağımsız bölümünü satın aldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda özetle ''... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, 49. Sokak 3397 ada 4 parselde bulunan ... Sitesi (A) Blok D:1 adresindeki taşınmazın 2011 tarihli Bağcılar Belediye Başkanlığınca onaylı mimari projesi incelendiğinde; zemin katta, salon ve mutfak balkonunun önündeki bahçede belirlenmiş bir zemin terası bulunmamakta olup yerinde yapılan incelemede; dava konusu dairenin salon bölümü ve mutfak balkonunun önündeki bahçede yer alan, zemini seramik kaplı, ekli fotoğraflardan da görüleceği üzere proje hilafı olarak 10,00 metre x 3,30 metre ebatlarındaki yaklaşık 33 m² alanın yaklaşık 15 santimetre yüksekliğinde beton ile çevrelendiği ve zemin terası oluşturulduğu, bu terasın üstünün açılır kapanır tente ile kapatıldığı ve etrafının açık olduğu, bunun yönetim planına aykırı olduğu, bina ortak alanı olan bahçenin projesine uygun hale getirilmesindeki izlenecek yolun söz konusu taşınmazın yönetim planına ve onaylı mimari projesine aykırı olarak 10,60 metre x 3,30 metre ebatlarında zemin terasının oluşturulduğu, buraya takılan tentenin kaldırılması ve zemin terasının beton ve seramiklerinin kırılması, yıkım sonrası ortaya çıkan molozların ve atıkların nakliye yolu ile ortamdan uzaklaştırılması, projesine uygun olarak söz konusu dairenin önündeki bahçe peyzajının yeniden yapılması'' olarak belirtildiği, davacı vekili tarafından taleplerinin tentenin kaldırılmasına ilişkin olduğu, zemin terasının beton ve seramiklerinin kaldırılmasına ve bahçe peyzajının yeniden yapılmasına ilişkin taleplerinin olmadığına ilişkin 26.02.2021 tarihinde beyanda bulunulduğu, davacı ...'in 3397 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan sitede (A) Blok 5 numaralı dairenin maliki olup aktif husumete sahip olduğu, davalının da (A) Blok 1 numaralı dairenin maliki olup pasif husumete sahip olduğu, tapu kaydında şerhli 17.05.2013 tarihli yönetim planının 21 inci maddesinde ''A,B.C.D,E,F.G bloklar için “Toplu Yapı Yönetim Kurulu”, I blok için ise blok yönetimi müsaade etmedikçe blok yapının ön, yan veya arka cephelerine, bağımsız bölümlerin pencere, balkon veya teraslarına, dışardan görünen veya dışarı sarkan levha veya tabela asamazlar veya cam bölmelerin gerisine ışıklı veya ışıksız levha, tabela, afiş, isim vb. vasıtası araçlar kayamazlar, balkon veya teraslara binanın genel görüntü ve güzelliğini bozacak şekil veya renkte güneşlik koyamaz, buraları cam balkonla vs. kapatamaz ve güvenlik önlemleri alamazlar.” düzenlemesine yer verildiği, yine planın 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise ''Gerek pencereler (pencerelerin içi ve dışı'' gerekse dış cephe üzerinde flama ,tanıtıcı bayrak,tabela,levha ve benzerlerinin bulundurulmasının yasak olduğu'' düzenlemesinin yer aldığı, mimari proje incelenerek verilmiş bilirkişi raporu, yönetim planı ve bilirkişi raporuna ekli fotoğraflar incelendiğinde, bilirkişi raporunda satış vaadi sözleşmesinde tahsisli alan olarak belirtilen yerin projesinde olmadığının belirtildiği, sabit şekilde yapılan tentenin kaldırılmasının kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davalının istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davacının istinaf nedenine ilişkin olarak ise; anataşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve onaylı mimari projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine ilişkin davaların mülkiyet hakkına dayanılarak açıldığı, 634 sayılı Kanun'un yöneticinin görev ve yetkilerini düzenleyen 35 inci maddesinde mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlantısı olan müdahalenin önlenmesi ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi davası açma yetki ve görevinin bulunmadığını, ancak kat mülkiyeti hukukunun özelliği itibarıyla uygulamada kat maliki olmayan yöneticinin, kat malikleri kurulu tarafından yetkilendirilmesi halinde böyle bir davayı açabileceği, somut davada davacı ...'in site yönetimi adına davayı açtığı, dosya arasına alınan tapu kaydına göre davacının malik olmadığı ve kat malikleri kurulu tarafından verilen bir yetki de bulunmadığından bu davacı yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararı yerinde olup davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.