V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı vekilinin 12.02.2019 tarihli cevap dilekçesinin 3. sayfasında bileşik ikrarda bulunarak borcun varlığını kabul ettiğini, davalının icra takibine konu müstahsil makbuzunda belirtilen alacağın bir kısmını elden, bir kısmını bankadan havale yoluyla, bir kısmını mal ve hizmet vererek ödediğini söyleyerek yapılan ödemeleri ayrıntılı bir şekilde tarihlerini belirterek açıkladığını, böylelikle ispat yükünün davalıya geçtiğini, yapılan bilirkişi incelemesi dinlenen tanıkların beyanından davalının cevap dilekçesinde iddia ettiği şekilde bir ödemenin olmadığının açıkça ortaya çıktığını, davalının her ne kadar ödemeyi yaptığını iddia etse de davanın karar çıkmasından sonra dahi aracılar göndererek daha düşük bir bedelle dosyayı kapatmak istediğini, hatta Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra da yine aracılar göndererek yine düşük bir rakama borcunu kapatmak istediğini, bu hususun davalının ödeme iddiasının gerçeği yansıtmadığını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkilinin firesi düşüldükten sonra 1.556.000 kg net patatesi 20.09.2018 tarihinde müstahsil makbuzunda anlaşılacağı üzere 1.017769,52 TL bedelle davalıya sattığını, bu hususu tanıkların da doğruladığını, fire faturasının hiç bir hukuki dayanağının olmadığını, ayrıca dava dışı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sahibi olduğunu, bu şirket tarafından da ayrıca davalıya 509.856,42 TL değerinde patates ürünü satıldığını, davalının ödediğini iddia ettiği paraların şirkete olan borcu için yapılmış olduğunun ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğunu, hasat ve nakliye bedelinin de davalı tarafından karşılanması konusunda anlaşıldığını, tanıklarında bu hususu beyan ettiklerini, davalının ödemeye mahsuben ilaç ve gübre verdiği iddialarının doğru olmadığını, davalının bu hususta yazılı bir belge yada teslim tutanağı sunmadığını, davacının ilaç ve gübre bedelini piyasadan temin ettiğini, davalıdan almadığını, tohum faturası ve fiyat farkı faturası dışında müstahsil makbuzuna istinaden her hangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek; İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, patates üretim ve satım sözleşmesinden kaynaklanan satış bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Müstahsil makbuzu" başlıklı 235. maddesinde "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalıyarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur.
Çiftçiden avans üzerine yapılan mubayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında verilir.
Müstahsil makbuzunun tüccar vaya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer.
Müstahsil makbuzunda en az aşağıda yazılı bilgiler bulunur: 1. Makbuzun tarihi; 2. (Değişik: 30/12/1980-2365/38 md.) Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı, unvanı ve adresi; 3. Malı satan çiftçinin soyadı, adı ve ikametgahı adresi; 4. Satın alınan malın cinsi, miktarı ve bedeli. Bu maddede yazılı makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir. (Ek: 30/12/1980-2365/38 md.) Müstahsil makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalıyarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur. Çiftçiden avans üzerine yapılan mubayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında verilir. Müstahsil makbuzunun tüccar vaya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer. Müstahsil makbuzunda en az aşağıda yazılı bilgiler bulunur:
1. Makbuzun tarihi;
2. (Değişik: 30/12/1980-2365/38 md.) Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı, unvanı ve adresi;
3. Malı satan çiftçinin soyadı, adı ve ikametgahı adresi;
4. Satın alınan malın cinsi, miktarı ve bedeli.
Bu maddede yazılı makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir. (Ek: 30/12/1980-2365/38 md.)
Müstahsil makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ve imzası inkar edilmeyen müstahsil makbuzunda her iki tarafın da imzası bulunmakta olup ayrıca ödenecek olan tutar gösterilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 235. maddesi uyarınca, müstahsil makbuzunun müstahsil tarafından imzalanmış olması makbuzdaki bedelin ödendiğine karine ise de, müstahsil makbuzunda ödenen değil "ödenecek tutar" gösterilmiş olup, ayrıca bu karinenin aksi her zaman ispat edilebilir. Davacı taraf müstahsil makbuzunun altını imzalamış ise de, davalı vekilinin ödemeleri elden, banka yoluyla havale ile, faturalara karşılık ve çekle yapmış olduğunu ileri sürerek borcu bulunmadığı yönündeki beyanları dikkate alındığında, müstahsil makbuzu tarihinde borcun ödenmediği, ödeme iddiasında bulunan davalının bu iddiasını ispat etmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 16.03.2023 tarihli kararında ispat yükünün davacıya ait olduğu ve davacıya yemin delilinin hatırlatılması yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda ispat yükünün hangi tarafa ait olduğu hususunun hatalı değerlendirildiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; borcun ödendiğine dair ispat yükü davalı üzerinde olduğundan, ödemelerin yapılıp yapılmadığı Mahkemece değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.