Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/13950 · K. 2025/736
9. Hukuk Dairesi 2024/13950 E. , 2025/736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2734 E., 2024/3204 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 67. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/505 E., 2024/426 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Jandarma Genel Komutanlığında kadrolu temizlik işçisi olup Türkiye Harb- İş Sendikası üyesi olduğunu, 19.12.2017 tarihinden itibaren alt işverenlere bağlı çalıştığını, 01.11.2020 tarihinde kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, müvekkilinin toplu iş sözleşmesinin 27. maddesinin (c) bendi ile öğleden önce ve sonra on beşer dakika dinlenme hakkı verildiğini, kadrolu işçi olmasından sonra davacıya iradesi dışında zorla bu iki dinlenme süresinin öğle molası ile birleştirilmesi isteğine dair dilekçe yazdırıldığını, öğle molasına eklenen yarım saatlik dinlenme süresinin davacıya kullandırılmadığını, davacının günlük 8,5 ve haftalık 42,5 saat çalışması gerekirken, bu sürelerin kullandırılmaması sebebiyle 45 saat çalıştığını, aradaki 2,5 saat çalışma ücretinin toplu iş sözleşmesi hükmüne göre %35 zamlı olarak ödenmesi gerektiğini iddia ederek fazla sürelerle çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacakların zamanaşımına uğradığını, işyerinde işçilere öğleden önce ve sonra her biri 15 dakika süren iki ara dinlenme kullandırıldığını, işçilerin yazılı ve sözlü talepleri üzerine bu sürenin öğle molası süresine eklendiğini, bu şekilde öğle dinlenme süresinin 1,5 saat kullandırıldığını, davacıya zorla belge imzalatıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, aylık mesai çizelgelerinde de ara dinlenme süresinin gösterildiğini, bu çizelgelerin de davacı tarafından imzalı olduğunu, ayrıca dinlenme süresinin işverenin yönetim yetkisi kapsamında kullandırılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.