KARŞI OY
1. Dava, emekli maaşından davalı banka tarafından yapılan kesintilerin kaldırılması ve yapılan haksız kesinti bedellerinin iadesini talep etmiştir.
2. Somut olayda, davacının emekli maaşını aldığı davalı bankadan internet bankacılığı aracılığıyla değişik tarihlerde toplam 106.000 TL tüketici kredisi kullandığı, buna karşılık “takas-mahsup-virman” talimatı ve izni olmaksızın değişik tarihlerde bankaya yatan toplam 65.013 TL emekli maaşından toplamda 50.151 TL kesinti yapıldığı anlaşılmaktadır.
3. İİK’nın 83. M. de yer alan;
“Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.
Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.”
İİK 83/a m.’de yer alan;
“82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.”
Ve keza 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 93/1 m. de yer alan;
“Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. (Ek cümle: 18.02.2009 - 5838 S.K/Madde 32) Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.”
Düzenlemeleri birlikte düşünüldüğünde, 5510 sayılı Kanunun 93/1 m. özel yasa niteliğinde olduğu ve emekli maaşları üzerine haciz konulmasını yasakladığı, bunun tek istisnasının, takip kesinleştikten sonra icra memuru tarafından yapılacak olan hacze muvafakat ile mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, takip kesinleştikten sonra muvafakat verilecek olsa bile, 83. M. deki “… tekaüt maaşları, … borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.” Hükmü uyarınca, emekli borçlunun kendisi ve ailesinin geçimine yeter miktardaki miktarın üzerindeki kısmının haczedilmesi mümkün olabilecektir. Ancak asgari ücretin altındaki emekli maaşlarının sonradan muvafakatla bile haczedilmesi mümkün değildir.
4. Öte yandan, bankaya yatan emekli maaşından yapılan STOPAJ yoluyla yapılan kesintinin hacizden daha ağır sonuçlar doğuracağı için, emekli maaşı üzerine haciz konulması yasağının, takas-mahsup, virman, stopaj, blokaj vs. adlar altında yapılan her türlü kesintiyi de evleviyetle kapsayacağı aşikardır. Zira, haciz devletin bu işle yetkili organlarınca belirli prosedürlere uyularak ve önceden gönderilecek bildirimle borçlu haberdan edilerek malvarlığı üzerinde yapılan tahsil/kısıtlama niteliğinde ve hacze itiraz da mümkün iken, stopaj (blokaj) borçlunun haberi olmaksızın, önceden uyarılmaksızın, alacaklıya ihkakı hak imkanı veren, itirazı mümkün olmayan ve sonuç doğurmayan bir tahsil işlemidir.
5. TBK’da yer alan sözleşme özgürlüğü ilkesi, Anayasamızın verdiği yetkiye istinaden İİK 83/a ve 5510 S. SGK’nın 93/1 m. ile kamu düzeni, genel ahlak ve adap kuralları ile sınırlandırılmıştır (Dr. Kemal Atasoy, Sözleşme Özgürlüğünün Kamu Düzenine Aykırılık Sınırı, Oniki Levha, s.344).
6. Her ne kadar maaştan yapılan haksız kesintiye rağmen Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Daire çoğunluğunca “5510 S. Kanunun 93/1 m. uyarınca verilecek muvafakatla emekli maaşı üzerine haciz konulabileceği düzenlemesi karşısında haciz yasağının mutlak olmadığı ve sözleşmeyle aksinin düzenlenebileceği, davacının kredi sözleşmelerini tanzimi sırasında emekli maaşından takas-mahsup ve virman yoluyla kesinti yapılmasını kabul etmesi karşısında davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu” gerekçesiyle onanmış ise de, 5510 sayılı K. 93/1 m. de emekli maaşına izin verilmesinden söz edilmediği, sadece haciz kesinleştikten sonra muvafakat verilmesinden söz edildiği dikkate alındığında, sayın Daire sayın çoğunluğunun sözleşme özgürlüğü yaklaşımıyla hacze, stopaja (blokaj, takas-mahsup, virman) imkan veren yorumunu isabetli bulmuyorum.