Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/14207 · K. 2025/4981
5. Hukuk Dairesi 2024/14207 E. , 2025/4981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2551 Esas, 2024/2097 Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. ... Aile Mahkemesinin 03.07.2024 Tarihli ve 2024/304 Esas Sayılı Ara Kararı Davanın katılma alacağı davası olduğu, Mahkemece 14.05.2024 tarihli tensp zaptı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, dava konusu Muğla İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 120 ada, 32 parselde bulunan taşınmaz üzerine takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, davacı vekilinin Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, Çayağzı mevkii, 120 ada, 31 parselde bulunan taşınmaz yönünden ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiş, mahkemece 17.05.2024 tarihli ara kararıyla ise davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, dava konusu Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 120 ada 31 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına takdiren teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş olup davalı vekili atarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin kabulüne; mahkemenin 17.05.2024 tarihli ara kararı ile dava konusu Muğla ili ... ilçesi ... mahallesi 120 ada 31 parsel sayılı taşınmaz üzerine, yine Mahkemenin 14.05.2024 tarihli tensip zaptının 26 numaralı ara kararı ile dava konusu Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 120 ada 32 parselde bulunan taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirlerin ayrı ayrı kaldırılmasına, harici esas dava değeri tedbirde orantılılık ilkesi ve ölçülülük ilkesi dikkate alınarak davalı adına kayıtlı ... plakalı, ... plakalı, .... plakalı, ... plakalı araçlar üzerine takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 20.09.2024 tarihli ve 2024/1882 Esas, 2024/1394 Karar sayılı kararıyla Tarafların menfaat dengesi, orantılılık ilkesi ve ihtiyati tedbirin amacı birlikte düşünüldüğünde davacı vekilinin, biri davalının tek ortak olduğu şirketine ait, diğeri ise davalının şahsına ait olan taşınmazlar üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının itirazen kaldırılmasına ilişkin istinaf talebinin bu aşamada yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. Mahkemece 08.10.2024 tarihli ara kararıyla davacı vekilinin 23.09.2024 tarihli Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 120 ada 31 parsel ile 120 ada 32 parseldeki taşınmaz mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. D. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 10.12.2024 Tarihli ve 2024/338 Esas, 2024/181 Karar Sayılı Kararı Dava dosyasının önceki aşamada istinaf incelemesinin 20.09.2024 tarih ve 2024/1882 Esas, 2024/1394 Karar sayılı kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından yapılmış olduğu gerekçesiyle Dairenin yetkisizliğine karar verilmiştir. E. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 23.12.2024 Tarihli ve 2024/2551 Esas, 2024/2097 Karar Sayılı Kararı Olayda ara karar tarihi 28.06.2024 tarihli (gerekçesi 03.07.2024 tarihinde yazıldığı) olması nedeniyle geçici hukuki koruma niteliğindeki ara karar dairece (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi faaliyete geçiş tarihi 02.09.2024 olsa bile) 20.09.2024 tarihinde geçici koruma kararı niteliğinde tedbire konu ara karar olması hasebiyle istinaf incelemesine konu yapıldığı; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin kararında belirtildiği gibi bir kaldırma kararı olmayıp; istinafa konu 03.07.2024 tarihli ara kararın istinaf başvurusunun esastan reddine dair 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak verildiği, 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (694 Sayılı KHK) 136 ncı Maddesi ile 5235 Sayılı Kanuna eklenen "Yargı çevresinin değişmesi" başlıklı Ek madde 1 de belirtilen "istinaf incelemesinden geçen dosyalar" ifadesinden İlk derece mahkemesinden verilen nihai kararlara ilişkin istinaf incelemesi olarak anlaşılması gerektiği, geçici koruma kararı niteliğindeki tedbir ara kararlarını kapsamadığı, yanılgının "yargı çevresinin değiştirilmesinden önce istinaf incelemesinden geçen dosyalar..." ibaresi nedeniyle "geçici koruma kararı" niteliğindeki ara kararların istinaf incelemesinden geçen dosyalardan (nihai kararlardan) ayrı tutulması gerektiği, aksi düşüncenin yeni Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasına ilişkin yasa koyucunun amacı ile bağdaşmayacağı ,diğer bir hususta 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesinde "verilen kararlar" dendiği halde Yargıtay ile Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulduğu döneme ilişkin; Yargıtay'ın 20.07.2016 tarihi öncesinde verdiği usule ilişkin (görevsizlik, yetkisizlik gibi) kararların esasa ilişkin olmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesince verilen kararların kanun yolu incelemesinin Yargıtay tarafından değilde Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından yapılacağına ilişkin kararları ile de çeliştiği, olayda daire Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin faaliyete geçme tarihi olan 02.09.2024 tarihinden sonra (ara karar tarihi 03.07.2024 olması nedeniyle verdiği geçici koruma kararı niteliğindeki) ara karar ile Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin verdiği de yargılama sürecindeki mahkemenin verdiği sonraki ara karara ilişkin olup; "istinaf incelemesinden geçen kararlar yerine istinaf incelemesinden geçen dosyalar" baz alınırsa gerek yargılaması devam eden ara karara yönelik dosyaların gerekse sonrasında esasa ilişkin karar verilen dosyaların istinaf inceleme yerinin İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin kabulü, Yeni Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluşu amacı olan kamu hizmetlerinin daha etkin bir şekilde yürütülmesi amacına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.