Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/14216 · K. 2024/3541
8. Ceza Dairesi 2024/14216 E. , 2024/3541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/395 Esas, 2021/281 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Durma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli 2020/395 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hakkında yapılan yargılama sonucunda kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına ilişkin kararının hükmün, itiraz edilmeksizin 20.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156402 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156402 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Her ne kadar Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli kararı ile sanığın son ihlal tarihinin 24.03.2020 tarihi olduğu, bu tarihte ülkemizde ve tüm dünyada Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle pandemi ilan edildiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı ile hak düşürücü sürelerin durmasına, duruşmaların ve keşiflerin ertelenmesine karar verilerek sürelerin durdurulduğu, sanığın bu süreçte denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat edemediği, bu nedenle ısrar şartının gerçekleşmemiş olduğu şeklinde gerekçesi ile “kamu davasının durmasına” karar verilmiş ise de; Dosya kapsamına göre, Şüpheli hakkında, 16.12.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 14.01.2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, anılan bu kararın 28.01.2020 tarihinde şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, Şüpheliye gönderilen çağrı yazısının 19.02.2020 ve 04.03.2020 tarihlerinde bilinen ve Mernis adreslerine ayrı ayrı tebliğ edilmesine rağmen şüphelinin 10 günlük yasal süre içerisinde İnegöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediğinden uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının 12.03.2020 ve 24.03.2020 tarihlerinde bilinen ve Mernis adreslerine ayrı ayrı tebliğ edildiği, buna rağmen şüphelinin 10 günlük yasal süre içerisinde müracaat etmeyerek denetimli serbestlik tedbirini ısrarla ihlal etmesi nedeniyle dosyasının ihlalen kapatılarak ihlal nedeniyle hakkında kamu davası açıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmüne yer verildiği, bu hali ile şüphelinin 2 kez uyarılmasına rağmen 2 defa yükümlülüklerini ihlal ettiği görüldüğünden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu"nun gerçekleştiği, Hakimler ve Savcılar Kurulunca, pandemi döneminde hak düşürücü sürelerin durmasına, duruşmaların ve keşiflerin ertelenmesine karar verilerek sürelerin durdurulmasına ilişkin kararının denetimli serbestlik kapsamında iş ve işlemlerin yerine getirilmesine engel teşkil etmediği anlaşıldığından, yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.