Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2024/1431 · K. 2024/5902
4. Hukuk Dairesi 2024/1431 E. , 2024/5902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/133 E., 2018/472 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozmasına uyularak yapılan yargılama sonucunda, direnme kararı verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda, mahkeme kararının direnme değil Özel Daire bozma kararına eylemli uyma niteliğinde olduğu gerekçesiyle yeni hükme yönelik temyiz itirazları incelenmek üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait ağır tonajlı araçların müvekkili Belediyenin sınırları içerisindeki asfalt yollara ağır hasar verdiğini, 15.05.2009 tarihinde bu konuyla ilgili olarak Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/11 D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, zarar miktarının 136.457,10 TL olarak hesaplandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 08.06.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 136.457,10 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket adına kayıtlı herhangi bir araç olmadığını, bu hususun trafik tescil şubesinden sorulabileceğini, yapılan keşifte asfaltın 5 cm kalınlığında olduğunun belirtilmesine rağmen Karayolları Genel Müdürlüğünden asfaltın kaç cm olduğunun sorulmadığını, 5 cm kalınlığında mucur asfaltı her türlü aracın hatta yağan yağmurun dahi bozabileceğini, dosyada bulunan tespit raporu ile mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.