Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/14322 · K. 2024/6639
8. Ceza Dairesi 2024/14322 E. , 2024/6639 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/456 Esas, 2017/250 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU
KARAR :Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2017 tarihli ve 2016/456 Esas, 2017/250 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 31.05.2017 tarihinde usûlüne şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/23010 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/23010 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 05/02/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını takiben, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen ilk çağrı davetiyesinin sanığın bilinen son adresine çıkartılan tebligatın iade dönmesini müteakip, 11/03/2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, sanığın 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuruda bulunmaması nedeniyle uyarı yazısının da sanığın aynı adresine 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre tebliğ edildiği ve sanığın 10 gün içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmaması nedeniyle denetimli serbestlik dosyasının yükümlülüklere uymamakta ısrar edildiği gerekçesiyle kapatıldığı anlaşılmış ise de; sanığa bilinen adresine gönderilen ilk çağrı davetiyesinin bila tebliğ iade edilmesi üzerine mernis adresi araştırması yapılmadan, daha önce usulüne uygun yapılan herhangi bir tebliğ işlemi de bulunmadığı halde, aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu, bu itibarla sanığın hakkındaki işlemlerden haberdar olduğu kabul edilemeyeceğinden yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılamayacağı cihetle, kamu davasının durmasına karar verilerek sanık hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.