Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
" Sanık hakkında 19/03/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Gölbaşı(Ankara) Cumhuriyet Başsavcılığının 12/05/2015 tarihli ve 2015/1021 soruşturma, 2015/14 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin erteleme kararından sonra ihlal yaptığından bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, sanığın yükümlülüğünü ihlal etmekte ısrarcı olmadığı cihetle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2016 tarihli ve 2015/523 esas, 2016/56 sayılı kararı ile sanık hakkında durma kararı karar verildiği,
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16/05/2016 tarihli ve 2016/927 esas, 2016/4447 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye 25/04/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, açılan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından bahisle verilen durma kararının sonucu bakımından usulüne uygun olduğu anlaşılmakla,
Adı geçen sanığın bu kez inceleme konusu 06/11/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2019 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/04/2019 tarihli ve 2019/297 esas, 2019/660 sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiğinin anlaşıldığı,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı,
Somut olayda, şüpheli hakkında 19/03/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi gereğince yürütülen soruşturma sonucunda, Gölbaşı(Ankara) Cumhuriyet Başsavcılığının 12/05/2015 tarihli ve 2015/1021 soruşturma, 2015/14 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve sanık hakkında 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkındaki kamu davasının ısrar şartı yokluğundan kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2016 tarihli ve 2015/523 esas, 2016/56 sayılı durma kararı verilmiş olduğu, inceleme konusu dosyadaki suç tarihinin ise durma kararı sonrası 25/04/2019 tarihi olduğu nazara alındığında, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.