Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/14537 · K. 2025/3696
8. Ceza Dairesi 2024/14537 E. , 2025/3696 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1031 Değişik İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 20.04.2022 tarihli ve 2022/10294 Soruşturma, 2022/3659 Esas, 2022/2717 sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2022 tarihli ve 2022/350 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı itirazın reddine dair mercii İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.07.2022 tarihli ve 2022/1031 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.07.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/25987 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55553 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, dair İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2022 tarihli kararı ile, "... Şüphelinin kollukta verdiği ifadesinde bipolar bozukluğunun olduğunu, sürekli olarak gyrex ve litruhil isimli ilaçları kullandığını, hastane kayıtları incelendiği takdirde %41 engelli raporu olduğunun görüleceğini beyan ettiği ancak bu hususlar ile ilgili araştırma yapılmadığı, ilgili evrakların temin edilerek tam teşekküllü bir devlet hastanesinden ya da ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden atılı suça ilişkin TCK'nın 32. maddesi kapsamında rapor aldırılması gerektiği, bu delilin suçun sübutuna doğrudan etki edecek delillerden olduğu... " gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Akıl Hastalığı" başlıklı 32. maddesinin ; " (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." şeklinde olduğu, Benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20/10/2021 tarihli ve 2021/22308 Esas, 2021/16062 Karar sayılı ilâmı ile; " ... Şüpheli hakkında soruşturma evresinde, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu yönünde rapor alınsa dahi, bu durumda olan şüpheli hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekeceği, bu yöndeki araştırma ve değerlendirmenin ise mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden KABULÜ ile İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/03/2021 tarihli ve 2021/501 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince bozulmasına ... " şeklinde belirtildiği üzere, Şüpheli hakkında soruşturma evresinde, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu yönünde rapor alınsa dahi, bu durumda olan şüpheli hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekeceği, bu yöndeki araştırma ve değerlendirmenin ise mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.