İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/14733 · K. 2025/5615
- Esas No
- 2024/14733
- Karar No
- 2025/5615
- Karar Tarihi
- 14.04.2025
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/14733 E. , 2025/5615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1296 E., 2024/80 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2021/236 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Kararın, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; davacının 01.06.1992 ile 02.09.2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının sigortalı çalışma olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, prim ödemesi yükümlülüğünün davalı işverende olduğunu, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, iddianın Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğinden davacının çalışma iddialarını salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlamasına muvafakatlarının olmadığını, iş yerinin 506 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... Gıda Nak. Tur. Teks. Tic. Ltd. Şti.'nce beyanda bulunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davanın kısmen kabulü ile davacının; 01.06.1992 - 30.06.1992 arası 30 gün günlük 19.805 TL, 01.07.1992 - 30.08.1992 arası 60 gün günlük 24.652 TL, 01.11.1992 - 31.12.1992 arası 60 gün günlük 24.652 TL, 01.01.1993 - 30.06.1993 arası 180 gün günlük 28.022 TL, 01.07.1993 - 30.09.1993 arası 90 gün günlük 31.619 TL, 01.10.1993 - 31.12.1993 arası 90 gün günlük 35.595 TL, 01.01.1994 - 31.03.1994 arası 90 gün günlük 37.110 TL, 01.04.1994 - 31.12.1994 arası 270 gün günlük 41.654 TL, 01.01.1995 - 31.03.1995 arası 90 gün günlük 43.168 TL, 01.04.1995 - 14.11.1995 arası 225 gün günlük 46.387 TL, 15.11.1995 - 30.06.1996 arası 225 gün günlük 260.691 TL, 01.07.1996 - 31.07.1996 arası 30 gün günlük 504.900 TL, 01.08.1996 - 31.12.1996 arası 150 gün günlük 567.000 TL, 01.01.1997 - 31.03.1997 arası 90 gün günlük 723.775 TL, 01.04.1997-30.06.1997 arası 90 gün günlük 854.165 TL, 01.07.1997 - 31.12.1997 arası 180 gün günlük 1.231.371 TL, 01.01.1998 - 30.06.1998 arası 180 gün günlük 1.668.400 TL, 01.07.1998 - 31.07.1998 arası 30 gün günlük 2.103.611 TL, 02.05.1999 - 30.06.1999 arası 59 gün günlük 3.112.200 TL, 01.07.1999 - 31.12.1999 arası 180 gün günlük 3.790.000 TL, 01.01.2000 - 31.03.2000 arası 90 gün günlük 4.000.000 TL, 01.04.2000 - 31.07.2000 arası 120 gün günlük 5.000.000 TL, 01.08.2000 - 31.03.2001 arası 240 gün günlük 5.000.000 TL, 01.04.2001 - 01.07.2001 arası 91 gün günlük 7.000.000 TL ücretle davalılar nezdinde çalıştığının tespitine (ilgili dönem para birimiyle), aşkın talebin reddine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; davanın tümden reddine dair karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, Mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (... Kuru-... Arslan-Ejder ..., Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir.
Dosya kapsamından; Mahkemece davalı ... Gıda.. Ltd. Şti. hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizin geri çevirme ilamı ile dosyaya celbedilen ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; hakkında hüküm kurulan şirketin 07.07.2014 tarihinde terkin edildiğinin anlaşılması karşısında, davacı tarafa adı geçen şirketi ihya etmesi ve tasfiye memuru atanmasının sağlanması için dava açmak üzere süre vermek, ihya davası açıldığı takdirde bu davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması halinde taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin, BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi