V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; talepten fazlasına hüküm kurulduğunu, bonolarda imzaların yetkili temsilci tarafından atılmadığını, imza incelemesi yapılmadığını, borcun bono ile ifa edilmesine rağmen dava açılmasında hukuki yararı olmadığını, görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı hesaplama içerdiğini, davacıya verilen cezaların mahsup edilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, profesyonel futbol sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
A-Asıl dava yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Bir Mahkeme hükmünde, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Dava dosyasının incelenmesinde; davacı vekilinin asıl davada 31.10.2013 vade tarihli 65.850,00 TL senet bedelinin vade tarihinden itibaren yasal faiziyle ve 31.12.2013 vade tarihli 65.850,00 tutarlı senet için ise 50.850,00 TL'nin vade tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, toplam talep ettiği bedelin 116.700,00 TL olduğu, ancak Mahkemece HMK 26. maddesine aykırı olacak şekilde asıl davanın kabulü ile 65.850,00 TL net maç başı ücret alacağının 31.10.2013 tarihinden, 58.850,00 TL net maç başı ücret alacağının 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yani talepten fazlasına hükmedildiği, bu hususun gerekçede "asıl davada davacının talebi ile bağlı kalınarak 116.700,00 TL üzerinden hüküm kurulması gerekirken sehven talebi aşacak şekilde 124.700,00 TL üzerinden hüküm kurulduğu, bu hususun gerekçeli karar yazım aşamasında fark edilmiş olduğu, temyiz aşamasında bu hususun gözetileceği" şeklinde belirtildiği anlaşılmaktadır.
O halde Mahkemece, davacının talep ettiği bedelden fazlasına hükmedilemeyeceği gözetilmeden gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre davalı vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
B-Birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 01.11.2013 tarihli 10.000,00 TL ödemenin 06.01.2015 tarihli davalı vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği üzere 2013/2014 sezonu için peşinat ödemesine mahsuben yapıldığının, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 25.06.2020 tarihli ilamına uyulmakla davacı lehine usuli kazanılmış hakkın doğduğunun, bozma ilamı dışında kalan hususların kesinleştiğinin, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine açık, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin birleşen dava yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.