Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/15358 · K. 2025/3975
10. Hukuk Dairesi 2024/15358 E. , 2025/3975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sigortalı işçi olarak değil eser sözleşmesine bağlı götürü usulde kendi adına bağımsız çalışan kişi olarak ve sosyal güvenlik yasası kapsamındaki yükümlülükler de kendisine ait olmak şartı ile gelip başladığı işte önceki işverenindeki sigortalılığını dahi sona erdirmeden kaza geçirdiğini, müvekkilinin destek ve yardım için derhal sigortasını yaptığını, kaza olayının mesai saatinden sonra, davalının kendi iradesi ile iş verenin işini yapma anında olmayan bir sebeple ve kendi hastalığı nedeniyle meydana geldiğini belirterek; davalının geçirmiş olduğu 27.08.2013 tarihli kazanın mesai saatinden sonra işin yapılma ile ilgisi olmayan bir esnada ve davalının önceki kaza ve hastalığına bağlı olarak sıcaklığın en fazla olduğu Ağustos ayının sonlarına doğru ve akşam saatinde sıcaklık ve açlığa dayanıksızlığı nedeniyle tansiyonunun çıkması ve gözünün kararması sonucunda işin yapıldığı iskelede değil inşaat şantiyesine keserini almak için geri gelip girerken merdivenin dördüncü basamağında bir metre yükseklikten düşmesi sonucunda oluştuğundan iş kazası olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket kendi işyerinde diğer işçilerini, kazazede işçi ile aynı işi yaptırıp sigortalı olarak işçi işveren ilişkisi içerisinde çalıştırırken, kazazede işçinin eser sözleşmesi ile çalıştırılması izah edilemeyecek şekilde mantık dışı olduğunu, işçinin davacıya ait inşaatta ve işi ile ilgili olan bir durumdan kaynaklanan kazadan dolayı maddi manevi zarara uğradığının tespit edildiğini, sigortalının hangi nedenle olursa olsun, işyerinde bulunduğu sırada uğradığı her kaza, diğer unsurlar da birlikte ise iş kazası olarak kabul edileceğini, işçinin uğradığı kazanın mutlaka iş saatleri içinde meydana gelmesinin gerekli olmadığını, işyerinde meydana gelen olay ile zarar arasında bir illiyet bağı bulunmasının iş kazası açısından yeterli olduğunu, bunun için başka bir unsur aramaya gerek olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Davalı ... vasisi ... vekili cevap dilekçesinde; olayın iş kazası olduğunun 3. İş Mahkemesi'nin 2017/56 E. sayılı dosyası ile sabit olduğunu, davacının 27.08.2013 tarihinde saat 16.30 sıralarında davalı müteahhit şirketin yaptığı inşaatta yüksekten düşmesi neticesinde ağır biçimde yaralandığını, inşaatın kaba inşaat olarak tabir edilen durumda iken müvekkil 4-5 metre yükseklikten kafa üstü düştüğünü, davalının 14.08.2013 tarihinde davacı işveren nezdinde ve emrinde taş ve tuğla duvar ustası olarak çalışmaya başladığını, davalının işe girişinin işveren tarafından Kuruma bildirilmediğini, davalı 27.08.2013 tarihinde iş kazası geçirince işveren tarafından derhal 1 gün öncesi olan 26.08.2013 tarihine işe giriş olarak bildirimde bulunduğunu, davalının işten çıkış bildiriminin ise işveren tarafından 04.06.2014 tarihinde yapıldığını, kazanın felçli bir hal ile sonuçlandığını, kendisine vasi atandığını, davalının 47 yaşında %93 engelli hale geldiğini, dava konusu kazanın bir iş kazası olduğunun 26.09.2017 tarih ve 2017/350 sayılı SGK Komisyon Kararı ile tespit edildiğini, davalının bu kazadan önce geçirdiği hastalık veya kaza mevcut olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.