İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2024/1581 · K. 2025/469
- Esas No
- 2024/1581
- Karar No
- 2025/469
- Karar Tarihi
- 12.02.2025
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2024/1581 E. , 2025/469 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1000 E., 2024/153 K.
ASIL DAVADA
DAVACILAR : 1-... 2-... 3- ... 4-...vekili Avukat ...
DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- ...
3- ... ve diğer 8 davalı vekilleri Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA
DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- ...
3- ... ve diğer 8 davalı vekilleri Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/202 E., 2021/427 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekili ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahipleri ve dava dışı arsa sahipleri ile davalı yüklenici ... arasındaki 12/04/2013 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde 19 adet bağımsız bölüm yapılmasının öngörüldüğünü, 19 bağımsız bölümden 8 adet bağımsız bölümün arsa sahiplerine, 11 adet bağımsız bölümün ise yükleniciye bırakılmasının kararlaştırıldığını, 26. maddesinde ise imar koşullarında yasal olarak herhangi bir artırma olduğu takdirde bu değişimin taraflar arasında (arsa sahipleri ile müteahhit arasında) %50 - % 50 oranında paylaşılacağının düzenlendiğini, imar koşullarının değişimi ile 29 daire yapıldığını, bodrum katlarda yer alan 1, 2, 3,4, 5, 6, 7, 8, 9 ve zemin katta bulunan 10 no'lu bağımsız bölümün fazla yapıldığını, bu 10 adet bağımsız bölümlerin yarı hissesinin arsa sahiplerine ait olması gerektiğini, davalı yüklencinin müvekkillerini oyalayarak intikalleri yapmadığını, sonradan davalı yüklenici ile müvekkillerinin vekalet verdikleri... ile birlikte hareket ederek muvazaalı olarak dava konusu bağımsız bölümleri yakınları olan diğer davalılara satış göstermek suretiyle tapudan devrettiğinin anlaşıldığını, iskan ruhsatının alınmadığını, yapılan satışların gerçek satış olmadığını, muvazaalı olması nedeniyle geçersiz olduğunu, müvekkillerinin...'yı vekillikten azlettiklerini ileri sürerek sözleşme konusu taşınmazda yer alan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 no'lu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile hisseleri nispetinde müvekkilleri adına tapuya tesciline, tapu iptal ve tescil mümkün değilse davalı yüklenici ...'dan olan alacağın belirlenerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin, 19/07/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile ise alacak miktarının 57.857,14 TL olarak faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeye uygun davranarak inşaatı tamamladığını, aralarındaki sözleşmeye göre daire paylaşımına ilişkin birden fazla madde olduğunu, bu maddelerin arasında farklılık bulunduğunu, sözleşmeye göre 19 dairelik binanın 7,5 dairesinin arsa sahiplerine, 11,5 dairenin yükleniciye ait olması hususunda anlaştıklarını, sözleşmenin 28. maddesine göre, 25 daireden fazla çıkarsa tüm dairelerin müteahhide ait olacağı, buna karşılık arsa sahiplerinin payının 7,5 daireden 8 daireye tamamlanacağı hususunun düzenlendiğini, taşınmazda 29 adet dairenin çıktığını, sözleşmenin diğer şartları ile birlikte 28. madde birlikte değerlendirildiğinde müteahhidin 21 daire alacağını, arsa sahiplerine de 8 daire vereceğini, bunun tarafların kabulünde olduğunu, inşaatın tüm işlerini bitirip iskân için gerekli işlemlerini yaptıktan sonra 10 adet dairenin tapusunun kendisine verilmesini talep ettiğini, davacıların da dahil olduğu tüm arsa sahiplerinin vekili olan... ile yapılan protokole göre başkaca hak ve talepleri olmadığına yönelik yazılı ibra verildiğini, davacıların bu konuda davayı müvekkillerine değil, ibrayı veren vekilleri...'ya yöneltmeleri gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 26. maddesinde ''İmar koşularında yasal olarak herhangi bir artırma olduğu takdirde bu değişim taraflar arasında %50-% 50'' ve 28. maddesinde ''Yapılacak olan binada 25 adet daireden fazla çıkarsa çıkacak olan tüm daireler müteahhide ait olacaktır. Zemin kattaki % 50 müteahhide ait olan daire arsa sahiplerine verilerek 8 daireye tamamlanacaktır'' düzenlemelerine yer verildiği, sözleşmenin 26 ve 28. maddelerinin birlikte değerlendirmesiyle ve sözleşmenin lafzıyla bağlı kalınması halinde bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerin devir tarihleri itibarı ile toplam değerinin sözleşme gereğince % 50'sinden davacıların 1/7 (davacıların talebi doğrultusunda) payına düşen miktarın 48.571,43 TL olduğu, davacıların bu miktar üzerinden alacak talebinin haklı olduğu, davacı tarafça taşınmazların davalılar tarafından muvazaalı olarak devredildiğine ilişkin yeterli bilgi belge sunulmadığı, tanık beyanlarının ve sunulan diğer belgelerin iddiayı ispata elverişli olmadığı gerekçeleriyle asıl dava ve birleşen davada alacak taleplerinin davalı ... bakımından kabulüne karar verilmiş, muvazaa iddiası ispatlanamadığı gerekçesi ile davacıların tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava davacısı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, asıl ve birleşen dava davalısı ... vekilinin ise vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, diğer hususlara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, kararın kaldırılarak vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; muvazaa iddialarının kabulü ile tapu iptal tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı olarak tapu iptal tescil taleplerinin reddine karar verildiğini, taşınmazların muvazaalı olarak davalıların yakınları olan 3. kişilere devredildiğini, alacak talepleri bakımından ise faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; terditli alacak davasının kabulünün hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada, taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil ve terditli olarak açılan alacak talebine ilişkindir.
Dava konusu olayda; davalı yüklenici tarafından taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında yapılması planlanan daire sayısından daha fazla daire yapıldığı ve fazla yapılacak dairelerin paylaşımına ilişkin sözleşmede bulunan hükümlere göre bir kısım dairelerin davacı arsa sahiplerine düştüğü, mahkemece duruşmada dinlenen bir kısım tanık beyanlarında davacılara düşen dairelerin yüklenici tarafından akraba ve yakınlarına devredildiğine ilişkin beyanların bulunduğu, davacılar tarafından bağımsız bölümlerin devredildiği bu kişilerin de davalı olarak gösterildikleri, mahkemece bu kişilerle devreden yüklenicinin arasındaki akrabalık ilişkisi nüfus kayıtları ve tüm sair delillerle değerlendirilerek muvazaa iddiası üzerinde durulup sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ise muvazaa bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, yeniden hüküm kurulmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.