Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/1604 · K. 2025/101
11. Hukuk Dairesi 2024/1604 E. , 2025/101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/448 Esas, 2023/1173 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/311 E., 2020/210 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, “Real Mardin Seyahat”, “yenimardin seyahat”, “özmardin seyahat”, “cemtrans mardin seyahat”, “mardin seyahat 2001 şekil” ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduklarını, davalının müvekkilinin markasını ayırt edici olmayan, önemsiz değişikliklerle kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, “Yeni” ve “Mardin” ibareleri ile davacının tescilli marka rengi olan mavi-beyazın davalı tarafça kullanılmasının engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının bahsettiği markalardan sadece “Mardin Seyahat 2001 şekil” ibareli markayı fiilen kullandığını, davalı şirketin ise 2002 yılından bu yana “Dilmenler Mardin Seyahat” markası ile faaliyet gösterdiğini, tescilli bu marka ile hizmete devam etmekte iken yeniliğe giden davalının yıllardır oturmuş ve yerleşmiş müşteri çevresini koruyacak şekilde “Yeni Mardin Dilmenler” olarak hizmetine devam etmeye başladığını, davalı şirketin davacıya ait markalara yönelik herhangi bir tecavüzünün söz konusu olmadığını, ortalama bir tüketicinin her iki markanın farklı olduğunu anlayabileceğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.