V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı Şaban ve Belinay için kararın kesin olmadığını, talepleri hakkında hiç karar verilmediğini, tüm karar yönünden temyiz incelemesi yapılması gerektiğini, ek rapor tebliğ edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, karara dayanak yapılan bilirkişi raporu tebliğ edilmeden karar verildiğinden kararın bozulması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, sundukları deliller incelendiğinde aracın ağır bir kaza geçirdiğinin, takla attığının, müteveffanın su kanalında bulunduğunun ancak aracın da su kanalında olduğunun, aracın hali görülünce emniyet kemeri takılmamasının zararın oluşmasında bir etkisi olmadığının görüleceğini, kaza tespit tutanağında da emniyet kemerinin belirsiz olduğunu, sırf müteveffa su kanalında diye emniyet kemeri takmadığının düşünülmesinin doğru olmadığını, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve prograsif ranta göre hesap yapılması gerektiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, önce kısmi ödemenin düşülerek kalan rakamdan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, belirsiz alacak davası açtıklarını, ıslah haklarının saklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; desteğin kızının 25 yaşına kadar destek alacağı yönündeki kabulün hatalı olduğunu, 22 yaşına kadar destek alacağı kabul edilerek hesap yapılması gerektiğini, destek oranlarının yüksek hesaplandığını, müteveffanın bir çocuğu daha olacağı ihtimali ile hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı vekilinin bilirkişi raporundaki hesaba yönelik itirazı bulunmasına, talep artırırken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasına ve kararı hesap yöntemine ilişkin temyiz etmiş olmasına ve bu nedenlerle kararın davacılar yönünden kesinleşmemesine göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Trafik kazasında desteğini yitiren ve destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin ve desteğin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Diğer yandan; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih - 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nun 90 ıncı maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir.
Somut olayda; davacıların destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanması için alınan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH-2010 Yaşam Tablosu'na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından bu hesaba göre karar verildiği görülmektedir. Daire içtihatları gereği, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması yerinde olmakla birlikte % 1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından "devre başı ödemeli belirli süreli rant" yöntemi kullanılması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacılar için, TRH-2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınmak suretiyle, bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.