Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/1616 · K. 2025/569
11. Hukuk Dairesi 2024/1616 E. , 2025/569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/513 Esas, 2023/1834 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/32 E., 2021/140 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalı ...'ün, davalı şirketin ortakları olduğunu, davalı ...'ün şirketin müdürlüğünü yaptığını, tarafların işbu ortaklık kapsamında çift kabuklu su ürünleri (akivades) yetiştirdiklerini, davalı ...’ün tesisin yer aldığı Aliağa’daki taşınmazı üçüncü kişilere şirketi zarara uğratacak şekilde müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın 2017 yılında 250.000,00 TL (KDV dahil) bedelle sattığının müvekkili tarafından 2019 yılında öğrenildiğini, davalının müvekkilinin güvenini suistimal edecek şekilde şirket müdürlüğünden doğan yetkilerini şirketi zarara uğratacak şekilde kullandığının anlaşıldığını, davalı ...'ın Aliağa’da bulunan tesisin kuruluş maliyetinin 2008 yılında 350.000,00 TL olduğu beyanı karşısında, aradan yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra düşük bedele üçüncü kişilere satmasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı gibi taşınmazın gerçek değerini de yansıtmadığını, davalı ...'ün, müvekkilinin bilgi ve rızası dışında anlaştığı dalgıçlar yardımı ile günlerce farklı miktarlarda ürün çıkardığını, davalı ...'ın Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bildirdiği menşe aldığı yer ve miktarı kadarını şirkete fatura ettiğini, ancak bildirdiği kısımdan elinde fazla kalan ürünü dondurulmuş tesis veya tesislere fatura etmeden veya düşük bedel fatura keserek sattığı kanaatine varıldığını, zira davalının Aliağa’da bulunan davalı şirkete ait tesisi elden çıkarmasaydı, çıkarılan ürünlerin dondurulmuş olarak yurtdışına satıldığı her durumda gümrükte gerçek değerleri beyan edileceğinden satış sonrası elde edilen bedelin şirket resmi hesaplarına işleneceğini, ancak somut durumda davalının tesisi piyasa değerinden oldukça fahiş miktarda düşük fiyata satmış olmasının, çıkarılan ürün miktarının yasal olarak Bakanlığa bildirilen kısmından çok daha fazlasını satarak, bu fazla kısımdan elde edilen kazancı şirket hesaplarına kaydetmeyerek haksız ve hukuka aykırı olarak kendine menfaat sağladığını, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğini ileri sürerek davalı ...'ün şirket ve dolayısıyla şirket ortağı müvekkilinin zararına hareket etmesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı TTK) kapsamındaki sorumluluklarına aykırı hareket ile şirket müdürü olarak özen yükümlülüğü başta olmak üzere üstlenilen yükümlülüklerine açık ve kasıtlı şekilde aykırı davranışlarda bulunması sebebiyle şirketin dava tarihi itibariyle özvarlık değerinin tespit edilmesini, şirket müdürünün azli ile şirkete kayyım tayinine karar verilmesini talep etmiştir.