İçtihatYargıtay3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1618 · K. 2025/1003
- Esas No
- 2024/1618
- Karar No
- 2025/1003
- Karar Tarihi
- 20.02.2025
Karar Metni
3. Hukuk Dairesi 2024/1618 E. , 2025/1003 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1106 E., 2024/223 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/360 E., 2023/206 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, taraflar arasında 2005 yılından itibaren her yıl yenilenen ilaç temini sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurumca 10.02.2020 tarihli yazı ile müvekkili ile yapılan sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği bildirilerek Medula ekranının kapatıldığını, müvekkili hakkında terör örgütüne yardım etmek suçundan açılan ceza davası sonucunda ise Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararıyla beraatine karar verildiğini, böylelikle davalı Kurumun fesih gerekçesinin ortadan kalkmış olduğunu, 2020 yılı Protokolünün (6.3.) maddesine göre beraat kararı üzerine müvekkili ile tekrar sözleşme yapılması gerektiğini, müvekkilinin davalı Kuruma başvurarak sözleşme yapılması talebinde bulunmuş ise de, Kurumca talebin incelendiğinin bildirildiğini, davalının ifa ettiği hizmet dikkate alındığında tekel konumunda olup sözleşmeyi uygulamamasının ve Medula sistemini açmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; sözleşme yapılması talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkili ile sözleşme yapılmasına, Medula sisteminin açık tutulmasına, herhangi bir kesinti ya da müdahale olmaksızın sisteme girişinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurumca davacı hakkında Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde terör örgütüne yardım etmek suçundan dava açıldığının öğrenilmesi üzerine anılan Mahkemeden davanın akıbetinin sorulduğunu, verilen cevabi yazıda davanın halen derdest olduğu bilgisi verilmesi üzerine taraflar arasında imzalanan 2020 yılı Protokolü'nün (5.1.) maddesine dayalı olarak sözleşmesinin feshedildiğini, davacının 09.02.2021 ve 12.02.2021 tarihli dilekçeleriyle yeniden sözleşme yapılmasını talep etmesi üzerine durumun Genel Sağlık Sigortası (GSS) Genel Müdürlüğüne bildirildiğini, aynı mahiyette sözleşmesi feshedilen başka bir eczacı ile ilgili olarak GSS Genel Müdürlüğünün 25.09.2019 tarihli ve 14059382 sayılı yazısında; söz konusu beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, bu aşamada eczacı tarafından Kurum aleyhine sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptaline dair açılan davanın sonucunun beklenmesinin uygun olacağı ve çıkacak karara göre işlem tesis edilmesi gerektiği belirtildiğinden davacının Kurum ile sözleşme yapma talebine olumlu yanıt verilmediğini, müvekkilinin sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca davacı ile sözleşme yapıp yapmamak hususunda serbest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri göz önüne alındığında, davalı Kurumca taraflar arasında imzalandığı konusunda ihtilaf olmayan sözleşme hükümlerine uygun olarak hareket edildiği anlaşıldığından davalı Kurumun sözleşmeyi feshetmesi ve davacının sözleşmenin uygulanması talebinin reddedilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2020 yılı Protokolünün (7.1.) maddesinin; “Kurumla eczane arasında bu protokol esaslarına göre her yılın Ekim ayında sözleşme yenilenir. Kurum ile TEB arasında yapılacak ek protokol veya protokollerle düzenleme yapılması halinde, sözleşmeli eczacı bu düzenlemelere uymakla yükümlüdür. Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczaneler hariç) sözleşme yapar.” hükmünü içerdiği, anılan Protokol hükmü ile davalı Kuruma, sözleşme yapmak isteyen ve belirlenen şartlara uyan eczacılarla mutlak ve takdir hakkına dayalı olmaksızın sözleşme yapma zorunluluğu getirilmesine karşın, diğer tarafı olan eczacılara bu sözleşmeye taraf olmak ve başvuru yapıp yapmamak hususunda takdir hakkı tanındığı, davacı eczacı hakkında terör örgütüne yardım etmek suçundan açılan ceza davası sonucunda da, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararıyla beraatine karar verildiği ve kararın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesiyle 30.11.2022 tarihinde kesinleştiği; davalı Kurumun davacı ile sözleşme yapmamaya yönelik işleminin hukuksal niteliği itibariyle bir sözleşme ilişkisinin kurulması aşamasında yaratılmış bir muaraza (sataşma) olup davadaki istemin de bu muarazanın önlenmesine ilişkin olduğu, davalı Kurumun Protokolün (5.1.) maddesine dayanarak sözleşme yapmamasına gerekçe olarak gösterdiği tarafların bir ay öncesinden bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi feshetme hakkının, ilgili mevzuat hükümleri ve protokol kapsamında sözleşmenin yapılmamasını gerektiren bir durum olmadığı, bu suretle davalının sözleşme yapmama yönündeki davranışının haklı ve hukuka uygun olduğunu ispatlayamadığı; hal böyle olunca, davalı Kurumca yaratılan sözleşme yapmama şeklindeki davranışın 2020 yılı Eczane Protokolünün (7.1.) maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığının tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı Kurum tarafından yaratılan sözleşme yapmama şeklindeki davranışın hukuka uygun olmadığının tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, davacının Medula sisteminin açılması ve serbestçe girişin sağlanmasına ilişkin tedbir isteminin ise reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından 2020 yılı Protokolü'nün (5.1.) maddesine dayalı olarak sözleşmenin feshedildiğini, bu maddede herhangi bir fiil/eylem tespiti bulunmadığını, tarafların sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkına ilişkin olup bunun sözleşmesel bir hak olduğunu, uyuşmazlığın sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, protokol ve mevzuat hükümlerini uygulayan ve sözleşme gereği işlem tesis eden Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2020 yılı Protokolü'nün (7.1.) ve (6.3.) maddeleri uyarınca Kurumun davacı ile sözleşme yapması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçenin Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına (11.04.2022 tarihli ve 2021/5279 E., 2022/3593 K., 22.03.2022 tarihli ve 2021/5542 E., 2022/2546 K. sayılı ilamları) uygun olmasına, ve Protokolün yukarıda belirtilen (7.1.) maddesi uyarınca davalı Kurumun, Protokol hükümlerini kabul ederek başvuru formunu getiren davacı eczacı ile sözleşme yapmaktan kaçınamayacak olmasına, davalı Kurumun sözleşme yapmamasına gerekçe olarak gösterdiği hususların sözleşme yapılmamasını gerektiren bir durum olarak kabul edilemeyecek olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.