İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/1634 · K. 2025/949
- Esas No
- 2024/1634
- Karar No
- 2025/949
- Karar Tarihi
- 21.01.2025
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/1634 E. , 2025/949 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1303 E., 2023/3684 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/748 E., 2022/793 K.
Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffanın 06.05.2014 tarihinde davalı bünyesinde çalışırken kalp krizi sonucu vefat ettiğini, davalı işverenin herhangi bir sağlık kontrolü prosedürü olmadığı gibi iş sahasında işyeri hekimi de iş güvenliği uzmanı da bulunmadığını, olay anında ilk yardıma ilişkin bir müdahale yapılmadığını, şantiyenin çalışma koşullarına uygun olmadığını beyanla, davalının oluşan olay silsilesinde kusurlu olduğunu, davacının (müteveffanın eşi) oluşan olay nedeniyle maddi zarara duçar olduğunu ileri sürerek maddi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin müteveffanın ölümünde hiçbir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın kendi rahatsızlıklarından dolayı kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini, olayın iş kazası olmadığını, dava açılmasının kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''İlk Derece Mahkemesi tarafından toplanılan deliller ve bilirkişi raporlarına dayanılarak davacının müteveffanın sağlık kontrollerinin yaptırılmaması, işyerinde olay anında ilk müdahalenin dahi yapılmamış olması ve işyeri hekimi ile iş güvenliği uzmanının bulunmadığına yönelik iddiaları bakımından, müteveffanın ölüm olayının ani olarak geliştiği, işyerinde söz konusu olayı tetikleyebilecek herhangi bir durumun tespit edilemediği, olay anında işyeri hekiminin bulunsa dahi herhangi bir müdahalesinin olamayacağına dair bilirkişi görüşü dikkate alındığında ve davacının, müteveffanın yağmurda çalıştığı halde kurulanmamasına ilişkin iddiası bakımından, tanık beyanlarında, SGK teftiş raporunda ve tüm dosya kapsamından iddia yönünde delile ve tespite rastlanılmamış olması gözetilerek, olayın meydana gelmesinde bünyesel faktör dışında bir nedenin ve davalının kusurunun bulunmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle reddine..'' karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacının istinaf başvurusunun esas yönünden reddine.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı işverenlikçe müteveffanın sağlık takibinin düzenli şekilde yapılmadığı gibi yasaların aradığı şekilde periyodik muayeneler ve çalışılan birime uygunluk anlamında ve çalışma şartlarının uygunluğu yönüyle değerlendirmede hiçbir şekilde yapılmadığını, ayrıca şantiyede bulunması gereken asgari koşullar dahi sağlanmamış olup işin sağlıklı şekilde yürütülmesi için hiç bir insani koşul sunulmadığını, müteveffanın yağmurda çalıştığını, ıslandığını, ama kurulanması, kıyafet değişikliğini sağlaması ya da ısınmasının mümkün olmadığını, yemek ihtiyacını yürüme mesafesinde iş dışında karşıladığını, iş sahasına döndükten bir müddet sonra fenalaştığını ve yere yığıldığını, Organize Sanayi Bölgesinde mevcut özel bir firmaya ait ambulans çağırıldığını ve ambulans gelene kadar o vaziyette hiçbir ilk müdahale yapılamadan iş sahasında bekletildiğini, 10.03.2014 tarihli İskenderun Devlet Hastanesinin tüm raporlarının sebebinin müteveffanın şikayet sebebiyle başvurusu olduğunu, işverenlik tarafından işe girdiği 06.05.2014 tarihinden sonra yaptırılan düzenli ve periyodik muayeneler söz konusu olmadığını, bilirkişilerce bu hususların hiç bir suretle gözetilmemesinin kabul edilemeyeceğini, tanık beyanlarının sadece bilirkişi raporuna yazılmış olup hiç bir suretle dikkate alınmadığını beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölümlü iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre davacı vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Davacı vekilinin, tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
2.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.