Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/16591 · K. 2024/22048
2. Ceza Dairesi 2024/16591 E. , 2024/22048 K. "İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/105 E., 2021/611 K. ŞİKÂYETÇİ : Efendi Karaaslan HÜKÜMLÜ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
İNCELEME KONUSU
KARARLAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108953 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1- 03.07.2013 tarihli tutanağa göre olayın anonsu üzerine polisin olay yerine gittiği, olay yerinde inceleme konusu sanık ile diğer sanığın olduğu ve polisi görünce kaçmaya başladıkları, ara sokaklarda devam eden kovalamaca da sanıkların ara ara görülmelerine rağmen kaçmaya devam ettikleri, daha sonra inceleme konusu sanığın yakalandığı ve beyanında kaçan diğer sanığın adını ve adresini verdiği, polisin denilen adrese gidip diğer sanığı yakaladığı ve bu sanığın üstünde şikâyetçinin iş yerinden çalınan suça konu balinin ele geçtiğinin anlaşılması karşısında; diğer sanığın kesintili takip sonucu yakalanıp, suça konu malı hakimiyet alanına geçirdiği ve bu şekilde eylemin tamamlandığının anlaşılmasına rağmen hırsızlık suçu için teşebbüs hükümlerinin uygulanmasında, 2-Sanık hakkında gece vakti birden fazla kişi tarafından müştekiye ait alışveriş merkezine girerek gerçekleştirdiği eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2-4, 119/1-c maddelerinde düzenlenen gece vakti birden fazla kişi tarafından iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinde, 3-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26/03/2019 tarihli ve 2017/1760 esas, 2019/5880 karar sayılı ilâmında yer alan " ... 5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK'nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, "...daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" görüşünün, TCK'nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK'nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK'nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır ... " şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, somut olayda suça konu 1 adet balinin değerinin ne olduğuna ilişkin değer tespiti yaptırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.