Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1675 · K. 2025/692
3. Hukuk Dairesi 2024/1675 E. , 2025/692 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/118 E., 2024/417 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/508 E., 2021/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin annesi ...'nin 19.10.2015 tarihinde vefatı ile geriye mirasçı olarak müvekkili ve davalının kaldığını, murisin ölümünden yaklaşık 1 yıl önce 26.09.2014 tarihinde İstanbul Büyükçekmece .... Noterliğinin 34063 yevmiyeli nolu işlemi ile davalı ile düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalandığını, sözlemeye göre murisin tüm taşınmazlarını davalıya bıraktığını, yapılan sözleşmenin murisin hastalığı ve yaşlılığı nedeniyle ehliyet yönünden geçersiz olduğunu, murisin bakımla orantılı olmayacak şekilde tüm taşınmazlarını davalıya bırakmasının muvazaalı olduğunu, davalının muristen aldığı vekaletname ile murisin maaşlarını, bankadaki mevduatlarını, kiralarını, tasarruf ve alacaklarını üzerine geçirdiğini, aldığı bu değerleri de terekeye iade etmesi gerektiğini ileri sürerek; ölünceye kadar bakma sözleşmesinin öncelikle ehliyetsizlik, olmadığı taktirde muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespiti ile iptaline, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; murisin sağlığında akli melekeleri noktasında hiçbir sorununun bulunmadığını, müvekkilinin maddi ve manevi olarak sağlığında ve özellikle hastalığında murisin sürekli yanında olduğunu, davaya konu olan malların murisin eşi tarafların babası ...’ten intikal etmiş olan mallar olduğunu, gerek muris babanın sağlığında gerekse muris annenin sağlığında her ikisi tarafından da davacının erkek olması nedeniyle pozitif ayrımcılık yapıldığını ve davacının sürekli maddi olarak desteklendiğini, birtakım malların mülkiyetinin davacıya geçirildiğini, bir kısım malların satılarak parasının iş yapması vs. gerekçelerle davacıya verildiğini, ölünceye kadar bakma akitlerinin ivazlı akitlerden olması nedeniyle yasal olarak tenkise tabi olmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.