Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1677 · K. 2025/1231
3. Hukuk Dairesi 2024/1677 E. , 2025/1231 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2024 E., 2024/104 K. DAVA TARİHİ : 31.12.2014 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/208 E., 2021/298 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıların miras bırakanı F.A.'nın vekili sıfatıyla 25 yıl avukatlığını yaptığını, 1992 yılında Ankara Yenimahalle Çayyolu köyünde bulunan 344 parsel sayılı taşınmazdaki bir kısım payların iptali ve vekileden adına tescili için dava açtığını ve davanın 1994 yılında sonuçlandığını, tapudaki malik isminin farklı olması nedeniyle muris adına tescilin yapılamadığını ve avukatlık ücretinin ödenmediğini, 28.09.2010 tarihinde davalıların murisi ile avukatlık sözleşmesi tanzim edilerek 800.000,00 TL den az olmamak üzere ilgili arsada iş sahibi adına tescil edilecek hisse bedelinin % 25'inin ücret olarak kararlaştırıldığını, 03.05.2011 tarihinde hissenin muris F.A. adına tescilinin sağlandığını, ücretin ödenmesi konusunda arsanın satışının beklendiği aşamada iş sahibinin vefat ettiğini, kararlaştırılan vekalet ücreti için davalılar hakkında başlatılan icra takibine mirasçılardan bir kısmının itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; ücret sözleşmesinde işin konusunun Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1994/815 E., 1994/898 K. sayılı kararının iş sahibi adına tapuya tescilinin sağlanması olarak yazıldığını, sözleşme tarihinin 28.09.2010 olduğunu, işin bitmesi ile ücretin muaccel hale geldiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, sözleşmenin geçerli olmadığını, matbu boşlukların sonradan doldurularak hazırlandığını, imza ve paraf bulunmadığını, imza ile yazıların aynı tarihte yazılmadığını, işin konusu ile ücret arasındaki edimler arasında aşırı oransızlık olduğunu, sözleşmeyi imzalayan kişinin sözleşme tarihinde 82 yaşında olduğundan kendisine yasal temsilci atandığını savunarak; davanın reddini, davacı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.