Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1688 · K. 2025/975
3. Hukuk Dairesi 2024/1688 E. , 2025/975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1687 E., 2024/293 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/31 E., 2023/398 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirketten 85.000 adet marul fidesini 15.000,00 TL bedelle satın aldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 1. maddesinde "en son teknoloji ile ve dikkatle kaliteli fide üretimi" yapıldığının beyan edildiğini, bu şekilde davalı şirketin müvekkiline fide kalitesi konusunda garanti verdiğini, davalıdan aldığı fidelerin tümünü 9.600 m²'lik serasına diktiğini, müvekkili ürünün yetişmesi için gerekli tüm şartları sağlamasına rağmen fidelerin yetişme sürecini gerektiği gibi tamamlamadığını ve kendisinden beklenilen özellikte olmadığını, piyasada sarma marul olarak bilinen isminin "bambula" olarak geçen marulların hiçbir şekilde sarmadığını, fidelerin adeta dağıldığını ve marul olduğuna dahi inanılamayacak hale geldiğini, Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/28 D.İş sayılı tespit dosyası ile yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, müvekkiline hiçbir kusur atfedilmediğini ve marulların üreticinin beklentilerine cevap verebilecek durumda olmadığının tespit edildiğini, davalı tarafından hatalı olarak üretilen ayıplı mahsullerin müvekkiline satıldığını belirterek, tarım bilirkişisinin hesaplamasından sonra artırılmak üzere şimdilik 15.000,00 TL maddi zararın davalı tarafça tazminini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketin yokluğunda tespit yapıldığını, tespit sonucu alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, alınan raporda davacının serasından alınan numunelerde müvekkili şirketten kaynaklı bir hastalık tespit edilmediğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin fide üretim tesisinin İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerince rutin olarak kontrol edildiğini, şirket tarafından devamlı dezenfekte edildiğini, müvekkilinin fideliğinden bir hastalık geçmesinin mümkün olmadığını, davacı ile birlikte müvekkili şirketten aynı gün marul fidesi alan ve diken dava dışı kişilerin marullarında herhangi bir hastalığın tespit edilmediğini, tohum firması yetkilisinin davacının serasında devamlı kontrollerini yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.