V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Mahkeme ara kararına aykırı olarak talimat Mahkemesince bilirkişi kurulu oluşturulduğunu, bilirkişilerin emekli Sayıştay uzmanı olmadıkları gibi döner sermaye konusunda da uzman olmadıklarını, Yüksek Öğretim Kurumlarında döner sermaye konusunda uzman bilirkişilerden yeniden rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini, davacının 29.02.2016 - 13.10.2018 tarih aralığında Üniversitenin kadrolu öğretim elemanı olmadığını, bu tarihten sonrada Öğretim Üyesi olarak Üniversitede fiilen ders vermediğini, ayrıca göz hastalıkları bölümünde gelir getirici bir faaliyetinin de bulunmadığını, davacıya yönetim şemasında baş hekim yardımcısı olarak protokol biriminin bağlandığını, ancak hastanede protokol biriminin bulunmadığını, rektör yardımcısı olarak görevlendirildiğini, bu nedenle tıp fakültesinde görev yapmayan mesleki faaliyeti de bulunmayan ilgilinin baş hekim yardımcısı olarak 19.01.2019 tarihinde yapılan görevlendirmesinin de usule uygun olmadığını, Yüksek Öğretim Kurumu Başkanlığı Yürütme Kurulunun 15.09.1994 tarihli kararı uyarınca davacının atandığı dönemde Üniversitenin yeni kurulmuş bir üniversite olmaması nedeniyle 2547 sayılı Kanunun 40/b maddesi kapsamında görevlendirilen davacının baş hekim yardımcılığına getirilmesinin de mümkün olmadığını, 18 Seri nolu Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu Genel Tebliğinin 3. nolu bendinde; döner sermaye gelirlerinin elde edildiği birimlerde usulüne uygun olarak görevlendirilenlere döner sermaye payı ödeneceği, kadrolarının bulunduğu birim dışındaki bir birimde usulüne uygun olarak görevlendirilmemiş iseler görevlendirildikleri birim tarafından ödeme yapılamayacağının belirtildiğini, yine 9 ve 10 nolu bentlerde, idari görevleriyle doğrudan ilişkili yapmış oldukları yurt içi ve yurt dışı geçici görevlendirmeleri dışındaki nedenlerle görevlerini fiilen yapmadıkları sürelerde anılan ödemenin yapılmaması gerektiğinin belirtildiğini, 2547 Sayılı Kanunun 58. maddesine göre, gelir getirici mesleki faaliyeti bulunmayan yöneticilere (.......başhekime...) döner sermayeden ek ödeme yapılabildiğini, ancak bu yönetim görevlilerine usulüne uygun görevlendirme yapılmış olsa bile söz konusu ödemenin yapılabilmesi için ilgili görevlerin fiilen yerine getirilmesi gerektiğini, fiilen görev yapılmadan döner sermaye gelirlerinden pay verilmesinin mümkün bulunmadığının hüküm altına alındığını, 18 seri nolu genel tebliğin halen yürürlükte olduğunu, ve 2547 sayılı Kanunun 58. maddesinde genel tebliğ hükümlerini geçersiz kılacak bir düzenleme yapılmadığını, davacının fiilen görev yapma şartını yerine getirmediğini, tıp fakültesi göz hastalıkları bölümünde fiilen ders vermediğini, herhangi bir sağlık hizmeti sunmadığını, başhekim yardımcısı olarak da fiilen görev yaptığını kanıtlayan bir belge sunmadığını, bu sebeple davacıya yönetici payı ödemesi yapılmasının doğru olmadığını, davacının fiilen Rektör Yardımcılığı görevini yaptığını, ayrıca kanuna göre en fazla üç Rektör Yardımcısı atanabileceğini, davacının dördüncü Rektör Yardımcısı olarak atandığını, ayrıca ilgiliye döner sermayeden aylık maaşı dışında sabit bir ek ödeme de yapıldığını, ayrıca yönetici payı almasının hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca göz hastalıkları alt biriminde çalışan gelir getirici faaliyetleri karşılığında oluşan puan ortalaması ve tüm birim çalışanlarının gelir getirici faaliyetleri karşılığında oluşan puan ortalaması üzerinden A kurumsal katkı puanı hesaplanması ve bu puan dikkate alınarak döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılmasının mümkün bulunmadığını, davacıya 29.12.2016 - 13.10.2018 tarihleri arasında Profesör ünvanı dikkate alınarak 3,50 katsayı hesaplaması yerine 4.00, kat sayı ile yapılan hesaplama doğrultusunda fazla ödeme yapılmasının doğru olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,davacı tarafın davalı Kurum bünyesinde görevlendirildiği süre zarfında ödenen bedellerin yersiz olduğu iddiası yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
1.2547 sayılı Kanunun 13/3 (Değişik birinci cümle: 20/8/2016-6745/14 md.) maddesinde; Rektör, çalışmalarında kendisine yardım etmek üzere, üniversitenin aylıklı profesörleri arasından en çok üç kişiyi kendi rektörlük görev süresiyle sınırlı olmak kaydıyla rektör yardımcısı olarak seçer.
Ancak, merkezi açıköğretim yapmakla görevli üniversitelerde, gerekli hallerde rektör tarafından beş rektör yardımcısı seçilebilir.'' denilmektedir.
2. Aynı Kanunun 40/b maddesinde; Öğretim üyeleri, ihtiyacı olan üniversitenin isteği ve kendi arzusu üzerine ve ilgili yönetim kurullarının görüşü, rektörün önerisi ile Yükseköğretim Kurulu tarafından, istekte bulunan üniversitenin birimlerinde en az bir eğitim-öğretim yılı için görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirilenlerin kadroları beş yıl süre ile saklı tutulur.
Açık bulunan bir öğretim üyeliği kadrosuna yapılacak atamada adayların niteliklerinde eşitlik olduğu durumlarda gelişmekte olan bölgelerdeki yükseköğretim kurumlarında toplam en az beş yıl bu şekilde veya kadrolu olarak hizmet yapan öğretim üyelerine öncelik verilir.
Vakıf yükseköğretim kurumlarına yapılacak görevlendirmeler toplam iki yılı geçemez ve bu şekilde görevlendirilen öğretim üyelerine idari görev verilemez. '' düzenlemesine yer verilmiştir.
3. Aynı Kanunun 58. maddesinin (f) bendi; Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. Yapılacak ek ödemenin tutarı ek ödeme matrahının, rektörler için yüzde 600’ünü, rektör yardımcıları için yüzde 300’ünü, genel sekreterler için yüzde 200’ünü geçemez. (Ek cümle: 15/4/2020-7243/10 md.) Bu kimselere döner sermaye gelirleri dışında üniversitenin; teknokent, teknopark, teknoloji transfer ofisi, iktisadi işletmeler ve iştirakleri gibi gelir getirici müesseseler ve birimleri sebebiyle ayrıca huzur hakkı, yönetici payı, koordinatörlük, danışmanlık ve benzeri ücret ödenmez.'' şeklindedir.
4. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesinde ise; Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
şeklinde ifade edilmiştir.
5. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; hükme esas alınan ve denetime elverişli bulunan kök ve ek raporlarda da açıkça vurgulandığı üzere, dava konusu olayda geçici görevle Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde görevlendirilen davacıya, Üniversite Rektörü tarafından Rektör Yardımcılığı (Tedviren), Dekan Vekilliği ve Başhekim Yardımcılığı görevlerinin verildiği, davacının kendisine verilen bu görevleri fiilen yerine getirdiği, bunun karşılığında ise söz konusu görevler için ilgili döner sermaye mevzuatından kaynaklanan "Yönetici Payı" ve "Kurumsal Katkı Payı (A)" adı altında ek ödeme almasında davacının herhangi bir hileli ve aldatıcı davranışının bulunmadığı, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının angaryayı yasaklayan hükümleri de nazara alındığında üst amiri tarafından verilmiş görevi yerine getiren davacıya bu nedenle yapılan ödemelerin yersiz ödeme ve kamu zararı olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.