Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/1744 · K. 2025/4962
2. Hukuk Dairesi 2024/1744 E. , 2025/4962 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1460 E., 2023/1862 K. DAVA TÜRÜ : Nafaka - Velâyetin Değiştirilmesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/593 E., 2021/503 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı baba vekili tarafından her iki dava yönünden duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 13.05.2025 tarihinde duruşması yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ve vekili gelmedi, Karşı taraf davacı-davalı ... vekili Avukat ... geldi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar kesin olup temyiz edilemez. Aynı Kanun'un 382 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin on üçüncü alt bendinde "velâyetin kaldırılması, velâyetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi ve kaldırılan velâyetin geri verilmesi” işleri çekişmesiz yargı işleri arasında sıralanmıştır. Bu durumda, davalı-davacı baba vekilinin velâyetin değiştirilmesi davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.Davalı-davacı baba vekilinin nafaka davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı anne vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.