IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı dava dilekçesinde, davalı Kurum nezdinde ileri sürdüğü itirazlarında dayanak olarak gösterdiği markalar yanında 2015/40486 sayılı ve "..." ibareli markasına da dayanmış olup, İlk Derece Mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının "..." ve "..." ibareli markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verildiği, Mahkemenin bu kabul gerekçesi ve karara karşı sadece davalı Kurumun istinaf kanun yoluna başvurduğu gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlığn davacının itirazına mesnet "..." ibareli markası ile dava konusu başvuru arasında iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde bulunup bulunmadığı noktasında olduğu, Zira İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında, davacının Kurum nezdindeki itirazlarında ileri sürdüğü "..." ibareli markaları yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşıyor ise de, az önce de açıklandığı gibi kararı sadece davalı Kurum istinaf ettiğinden, davacının "..." ibareli markaları inceleme konusu yapılamayacağı gibi, yukarıda açıklandığı üzere incelemenin YİDK kararının yerinde olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılması gerektiğinden, bu talep bakımından davacının davalı Kurum nezdinde ileri sürmediği 2015/40486 sayılı ve "..." ibareli markasının iltibas değerlendirmesinde nazara alınmadığı, dava konusu başvurunun kapsamında 38 ve 41. sınıf hizmetlerin bulunduğu, davacının itirazına mesnet "..." ibareli tek markası 2015/40488 sayılı marka olup, anılan marka kapsamında başvurunun tescil edilmek istendiği 38 ve 41. sınıf hizmetler aynen yer aldığından, emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, dava konusu başvuru, altın sarısı renginde, standart büyük harf karakteri ile yazılan "..." ibareleri ile bu ibarelerin üst satırına oldukça büyük bir daire içine yerleştirilmiş, özel yazım karakteri ile yazılan "V" harflerinden oluştuğu, davacının 2015/40488 sayılı markası da, özel yazım karakteri ile oluşturulan "..." ibaresi ve anılan ibarenin sonunda bulunan "OO" harflerinin altına gülen yüz şeklini andıracak şekilde yerleştirilen yatay bir çizgiden meydana geldiği, bu haliyle, taraf markalarında yer alan şekil unsurları ile dava konusu başvuruda yer alan ve İngilizce "bir" anlamına gelen uyuşmazlık konusu hizmetlerin tüketicisi tarafından anlamı bilinebilecek olan "One" ibaresi ayırt edicilikte geri planda kalan tali unsuru niteliğinde olduğundan, dava konusu başvurunun asli unsurunun "...", davacının itirazına mesnet markasının asli unsurunun da "..." ibaresi olduğu, bu duruma göre yapılan değerlendirmede, İngilizce bir kelime olan başvuru konusu "..." ibaresinin İngilizce bilen tüketicilerce "vi-jın", bilmeyen tüketiciler tarafında da "vı-sı-on" şeklinde, anlamı bulunmayan davacı markasının da "..." şeklinde teleaffuz edileceği, her ne kadar taraf marklarının ilk sesleri aynı olsa da dava konusu başvurunun bitişinin farklı olduğu, bu farklığın dava konusu başvuruya hem görsel hem de işitsel olarak yeterli ayırt ediciliği sağladığı, markalar arasında görsel olarak da tertip tarzı ve yer verilen şekil unsurları itibariyle de ciddi farklılıklar bulunduğu ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu 38. ve 41. sınıf hizmetlerin hitap ettiği tüketicilerinin bilinç düzeylerinin yüksek olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2015/40488 ve "..." sayılı markası arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, nitekim İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki çoğunluk görüşünde de aynı tespitlere yer verildiği, yerel mahkeme kararının, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmediği, dolayısıyla YİDK kararının iptali davası yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle hükümsüzlük davası yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı gibi karar verildiği gerekçesiyle davalı Kurum'un istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, marka hükümsüzlüğü istemli davanın kabulü ile dava konusu 2019/5861 sayılı markanın markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.