Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/180 · K. 2024/4360
12. Ceza Dairesi 2024/180 E. , 2024/4360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/108 E., 2022/271 K. SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Mahkumiyet BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ...'ın, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62, 52 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 3.375,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2018/108 esas, 2022/271 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. fıkrası uyarınca, 29/12/2023 gün ve 94660652-105-34-30144-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1628 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1628 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin 5. fıkrasında "...Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.." şeklinde yer alan düzenleme ile sonuç cezanın nasıl belirleneceğinin düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Basit yargılama Usulü" başlıklı 251/3. maddesinde yer alan "Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenlemede ise indirim oranının sonuç ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında katılana yönelik taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89/1, 89/2-b ve 62. maddelerine göre belirlenen 225 gün karşılığı adli para cezası üzerinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak belirlenecek 168 gün karşılığı adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 3.360,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmek suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi gerekirken, sanığın 225 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini takiben 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden yapılan paraya çevirme işlemi neticesinde 4.500,00 Türk lirası adli para cezası üzerinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 3.375,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca indirim oranının gün karşılığı adli para cezası üzerinden yapılması yerine, belirlenen 225 gün adli para cezasının paraya çevrildikten sonra yapılması suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, 2-Kabule göre de, mağdurdaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun kabul edilmesine göre, 5237 sayılı Kanun'un 89/2-b maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, Adlî Tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/2) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde,” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.