III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir.
1. Kolluk güçlerince sanık ile kız arkadaşının ikamet ettikleri adreste kokain sattıkları bilgisinin gelmesi üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama emrine binaen söz konusu ikamette yapılan aramada, Kriminal Uzmanlık Raporuna göre yüklü miktarlarda kokain, eroin, ekstazi, suboxone haplar ve iki adet hassas terazi ele geçirilmiştir.
2. Kollukta susma hakkını kullanan ..., maddelerin ve hassas terazinin kendisine ait olduğunu söylemiş, sanık ... ise tüm aşamalarda maddelerden ve teraziden haberinin olmadığını söyleyerek suçlamaları reddetmiştir.
3. Arama esnasında ikamette bulunan tanık F.T.A., müdafiisiz kolluk ifadesinde kuaför olduğunu, sanıkla esrar içtiklerini ve kendisine ücretsiz esrar verdiğini, olay günü de belki esrar verir diyerek sanığın evine gittiğini söylemiş, kovuşturmada olay günü ...'in saçını yapmak için gittiğini, polis baskısı yüzünden soruşturmada farklı ifade verdiğini söylemiştir.
4. Arama sırasında ikamette bulunan B.A., müdafiisiz kolluk ifadesinde rent a car işiyle uğraştığını, Burak'ın aracı olmadığını, onu arabayla eve bıraktığını, aracında oluşan hasardan dolayı alacağını konuşmak için eve çıktıklarında tabak içinde beyaz tozlar olduğunu gördüğün ancak uyuşturucu olduğunu düşünmediğini, polis arama yapmaya gelince ...'i tabağı koltuğun altına sakladığını söylemiş, mahkemede beyanlarını tekrarlamıştır.
5. Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının uyuşturucu ticareti suçundan verildiği görülmüştür.
6. Ele geçen maddeler üzerinde parmak izi tespit edilememiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'nın savunmasında suça konu uyuşturucuyu kullanmak amacıyla satın aldığını ifade ederek atılı suçu kabul etmemesi, dolayısıyla sanık ...'nın soruşturma aşamasından itibaren uyuşturucu maddeyi kendi kullanımları için bulundurduğunu, ticaretini yapmadığını beyan etmesi ve sanık ...'un üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, olayın gelişiminde sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair herhangi bir eylem veya delilin bulunmaması, sanıkların bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girdiklerinin tespit edilememesi,ele geçen uyuşturucu madde miktarının Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre kişisel kullanım sınırları içinde bulunması, her ne kadar sanıkların evinde hassas terazi bulunmuş ise de sanıkların söz konusu evi 23.07.2021 tarihinde eşyalı olarak kiraladıklarını, terazilerin kendilerine ait olmadığını savundukları, kira sözleşmesini dosyaya sundukları dikkate alındığında hassas terazinin tek başına uyuşturucu madde ticaretine delil teşkil etmemesi, uyuşturucu maddelerin satışa hazır bir vaziyette bulunmaması hep birlikte değerlendirildiğinde; sanık ... 'un uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunun oluşumu açısından mahkememizde mevcut kuşkunun tam olarak izale olunamadığı, açıklanan sanık savunmasının aksinin tam olarak ispatlanamadığı, böyle bir durumun da sanık lehine yorumlanmasının icap ettiği, toplanan delillerin ışığı altında sübuta eren eylem nedeniyle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasının gerektiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince,"Yakalama ve el koyma tutanakları, uzmanlık raporları, tanık beyanları, yürütülen soruşturma işlemleri, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamalar ile dairemizce yapılan duruşma ve tüm dosya kapsamında mevcut hukuka uygun yöntemle elde edilen deliller bütünüyle değerlendirildiğinde; sanık ... ile ...'nın birlikte ikamet ettikleri evde yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddeler ile iki adet hassas terazinin elde edildiği dosya kapsamı ile sabittir. İnceleme harici ... ele geçen uyuşturucuları sahiplenmiş, hassas terazilerin ise soruşturma aşamasında kendisine ait olmadığını söylemesine rağmen yargılama aşamasında terazilerin de kendisine ait olduğunu belirtmiştir. ... ise hem uyuşturucu maddelerden hemde hassas terazilerden haberinin olmadığını aşamalarda savunmuştur. Ele geçen hassas terazilerde uyuşturucu madde kalıntılarının bulunması ile uyuşturucu maddelerin çeşitliliği ve miktarı gözetildiğinde uyuşturucu maddelerin ticari amaçla olarak bulundurulduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Her ne kadar sanık ... uyuşturucu maddelerden ve hassas terazilerden haberdar olmadığını belirtmiş ise de, itiraz görmeyen arama tutanağına göre gizlenmemiş şekilde kanepe altındaki porselen tabakta uyuşturucu maddeler ile bir adet hassas terazinin elde edilmesi, tanık B.A.'un eve geldiğinde beyaz porselen tabak içerisindeki tozları gördüğünü, polisler geldikten sonra da ...'in porselen tabağı kanepe altına itelediğini söylemesi, yine açıldığında görülebilecek şekilde ayakkabı dolabında hassas terazi ile suboxone hapların bulunması ve yine yatak odasında komidin üzerinde açıkta extacy hapın ele geçirilmesi bütünüyle değerlendirildiğinde sanık ...'un uyuşturucu maddelerden ve hassas teraziden haberinin olmadığı şeklindeki savunmasına itibar edilemeyeceği gibi ...'nın ev hanımı olup herhangi bir gelirinin olmaması, ...'un ise aylık 3.000,00 TL geliri olup bu gelirle orantılı olmayan değerdeki uyuşturucunun evde bulunması, kollukça edinilen ihbar da bütünüyle değerlendirildiğinde sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılması yerine farklı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusu doğrultusunda ilk derece mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak sanığın TCK'nın 188/3, 188/4-a maddelerine uyan suçtan cezalandırılmasına, aleyhe istinaf başvurusu olmadığından CMK'nın 283/1 maddesi gereğince ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.