İçtihatYargıtay3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1924 · K. 2025/1984
- Esas No
- 2024/1924
- Karar No
- 2025/1984
- Karar Tarihi
- 09.04.2025
Karar Metni
3. Hukuk Dairesi 2024/1924 E. , 2025/1984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/570 E., 2022/43 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin miras bırakanı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydında "... Vakfı" şerhi bulunduğunu, vakıf şerhinin kaldırılması için tüm hissedarlar adına 19.03.2008 tarihinde 30.179,00 TL vakıf taviz bedeli yatırıldığını, ancak ... Bey Vakfı'nın sahih vakıflardan olması nedeniyle yatırdıkları taviz bedelini talep zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinin hisselerine isabet eden 18.933,91 TL taviz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; ... Bey Vakfı'nın sahih vakıflardan olması nedeniyle taviz bedeline tabi olduğunu, dava konusu taşınmazların sadece aşar ve rüsumatı vakfedilmiş tahsisat kabilinden yerler olsa bile gerek kanun hükümleri ve gerekse ilmi ve kaza-ı içtihatlar icabı mahlulat bedeli vakfına ait olacağından vakıf kaydının terkin edilemeyeceğini, H.1274 tarihli Arazi Kanunnamesi'nin 4/2 madde fıkrası Ahkam-ül Evkaf'ın 137.meselesi icabı aşar ve rüsumatı vakfedilmiş gayri sahih vakıflarda bedel-ı mahlulat vakfına ait olduğunu, bu tür vakıf taşınmazların mutasarrıfı varissiz öldükten sonra taşınmaz Hazineye intikal edeceğini ve Hazine de mezkur taşınmazı açık arttırma ile sattıktan sonra satış bedelini yani mahlulat bedelini vakfa ödeyeceğini, bu sebeple aşar ve rüsumatı vakfedilmiş yerlerde dahi vakıf kaydı terkin edilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.02.2010 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 17.06.2010 tarihli ilamla; yetersiz inceleme yapıldığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin 20.11.2012 tarihli kararıyla; tapu kaydı getirilerek alınan ek rapor doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Dairece verilen 10.10.2018 tarihli ilamla; keşif yapılarak rapor alınması gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bilirkişi incelemesinin eksik olduğunu, taviz bedelinin tahsili için sahih-gayrisahih ayrımının kanunda yapılmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vakıf taviz bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak alınan bilirkişi raporunda; 4.522,19 m² yüzölçümüne sahip arsa vasıflı dava konusu taşınmazın kök parselinin 08.09.1963 tarihinde kadastro suretiyle tescil edilen 90 ada 18 parsel sayılı 7.081,00 m² miktarlı tarla vasıflı yerden meydana geldiği, keşif tarih itibariyle üzerinde herhangi bir yapı veya tesisin bulunmadığı, tarla niteliğinde arazi olması sebebiyle menşeinin sahih vakıfların bulunduğu kadim köy ya da kasaba içindeki mülk toprak olmadığı, vakfa ait kayıt örneğinde "mukataa-i zemin" ibaresinin "bedel-i öşür mukataası" anlamında kullanıldığı, miri arazi nev'inden olması bu taşınmazın vakfa tahsisinin de gayrisahih nitelikte olduğu ve taşınmaz üzerinde vakıf şerhinin taviz bedeli ödenmeksizin terkin edilmesi gerektiğinin belirlendiği, işbu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usuli Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.