Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/194 · K. 2024/6043
11. Hukuk Dairesi 2024/194 E. , 2024/6043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/15 Esas, 2023/236 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını ancak, müvekkilinin faturada belirtilen işlerle bir ilgisinin ve bu yönde bir talebinin bulunmadığını, süresi içerisinde itiraz edemedikleri için takibin kesinleştiğini ileri sürerek müvekkilinin takip konusu 259.913,13 TL faturadan kaynaklı borcunun bulunmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı tarafa takip konusu faturadaki işi yaptığını, davacıya ihtar gönderilmesine rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle takip başlatıldığını, davacının müvekkiline borçlu olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 06.02.2015 tarih, 2013/662 E. ve 2015/39 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın hastane yapım işinden kaynaklandığı, davalı tarafça tanzim edilen faturanın takibe konulduğu, yapılan işlerin eksiksiz olarak tamamlandığından bahisle bedelin talep edildiği, 4737 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen doğrudan temin usulünün parasal sınırının üzerinde bir fatura düzenlendiği ve bu haliyle borçlu kurumun doğrudan temin usulü için yetki aşımı yaptığı ancak, ispat yükü üzerinde olan alacaklı tarafın işi kendisinin yaptığına ve teklifinin kurum tarafından onaylandığına ilişkin kesin bir delil ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve takibe konu alacağın %20'sinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Dairemizin 28.02.2017 tarih, 2015/13064 E. ve 2017/1157 K. sayılı kararıyla davacının iddia olunan işlerin 3. kişi ve şirketler tarafından yapıldığını, bedellerinin de bu kişilere ödendiğini beyan etmesi karşısında ispat külfetinin yer değiştirdiğini, bu durumda davacının, lüzum müzekkeresine konu işlerin 3. kişiler tarafından yapıldığını ve bedelinin de 3. kişilere ödendiğini ispat etmesi gerektiği, davacının iddiasının ispatı zımmında mahallinde keşif yapılarak, lüzum müzekkeresine konu işlerin yerinde tespiti ile, davacının bu işlerin yapılması ile ilgili 3. kişilerle arasında düzenlenen tüm belge, faturalar vs.nin de uygulanması suretiyle, yapım tarihi itibariyle tüm iş bedeli ile, 3. kişilerce yapılan iş bedelinin ayrı ayrı tespiti, yapılan işler nedeniyle kimlere ne miktarlarda ödeme yapıldığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.10.2018 tarih, 2017/699 E. ve 2018/1071 K. sayılı kararı ile davacının lüzum listesinde yer alan bir takım işleri dava dışı kişilere yaptırdığı ve sunulan ödeme emri belgeleri ile birlikte değerlendirildiğinde bu kimselere yapılan ödemelerin 63.950,00 TL'ye tekabül ettiği, buna göre davanın sadece bu miktar yönünden kabulünün gerektiği, zira kalan kısım yönünden davacı tarafın lüzum listesindeki işleri davalı dışındaki kişilere yaptırdığını ve bedellerini ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı kurumun davalı şirkete Kahta İcra Müdürlüğünün 2013/618 E. sayılı dosyasına ilişkin asıl alacak miktarından 63.950,00 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, takiple ilgili ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından davalı lehine tazminat tayinine yer olmadığına, koşulları oluşmadığından davacı lehine tazminat tayinine yer olmadığına karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 18.11.2019 tarih, 2019/384 E. ve 2019/7303 K. sayılı kararıyla sair temyiz itirazları reddedilip, mümzileri Hastane Müdürü ... ve Teknisyen ... tarafından içeriği doğrulanan lüzum listesinde belirtilen ve mahkemece mahallinde yapılan keşifte de yapıldığı tespit edilen işlerin, Dairemizin 28.02.2017 tarih, 2015/13064 E. ve 2017/1157 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, yapıldıkları yer ve zaman itibariyle rayiç bedellerinin bilirkişiler vasıtasıyla tespit edilip, daha sonra toplam yapılmış iş bedelinden bir kısmı davalının da kabulünde olan davalının taşeronlarına ve 3. kişilere anılan işler nedeniyle yapılan ödemeler düşüldükten sonra varsa kalan davalı tarafından talep edilebilecek tutarın saptanarak sonucuna göre menfi tespit hükmü kurulması gereğine işaret edilerek bozulmuştur. E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18.09.2018 tarihindeki ek raporda yapıldığı tespit edilen işlerin toplamının 217.385,00 TL, davacı tarafında ödenen tutarın 88.005,00 TL olduğu, buna 65.568,92 TL'nin eklenmesi ile davacının 156.573,92 TL kısım yönünden davalı tarafa borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.