Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1945 · K. 2025/1271
3. Hukuk Dairesi 2024/1945 E. , 2025/1271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2098 E., 2024/243 K. DAVA TARİHİ : 19.06.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/561 E., 2020/150 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; sigortalı Dasa Milas Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. ye ait iş yerinin davacının %25 sorumluluğunun olduğu müşterek sigorta ile sigortalandığını, 18.08.2017 tarihinde sigortalı iş yerinin kuzeyinde bulunan davalıya ait olan elektrik direğinde ark/şerare oluşması nedeniyle alt tarafta bulunan ambalaj kağıt rulolarının tutuşmasıyla meydana gelen yangının, rüzgarın da etkisiyle iş yerine ait diğer binaya ve çevre iş yerlerine sıçradığını, olaydan sonra alınan bilirkişi tespit raporunda, yangının meydana gelmesinde lisanslı elektrik dağıtım şirketi olan davalının kusurlu bulunduğunun ve sigortalı mahalde meydana gelen maddi zarardan sorumlu olduğunun kanaatine varıldığını, hasar sonucunda sigortalı iş yerinde eksper raporu ile tespit edilen toplam 4.328.000,94 TL hasarın müvekkili şirket tarafından sigortalısına müşterek sigorta payına göre (%25) 1.028.513,96 TL olarak ödendiğini, bu şekilde müvekkili şirketin sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydıyla, 1.028.513,96 TL rücuen tazminat alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın, zamanaşımına uğradığını, meydana gelen yangında, davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, olay mahallinde bahsi geçen direğin enerjisiz şekilde boşta bulunduğunu, bölgeye enerjinin yer altı şebekesinden verildiğini, elektrik temininin yeraltı şebekesinden verilmesinin 2013 yılından önce olduğunu, dolayısıyla bahsi geçen direk, havai hat elektrik kablosu barındırmadığından yangına sebebiyet vermesinin de mümkün olmadığını, söz konusu bölgede bulunan kabloların elektrik direğinin yanında bulunan hafif yatık vaziyetteki davalının sorumluluğunun bulunmadığı ahşap direkten geçtiğini, ayrıca direkten sarkıtılan bir kablonun da olduğunu, ancak bu kablonun davalı tarafından monte edilmediğini, bu kablo ile dava dışı iş yerine harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığının taraflarınca düşünüldüğünü, dava konusu olayda zarar görenin ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, olay tarihinde davalının sağladığı hizmete yönelik herhangi bir arıza ihbarı bulunmamasının yangının davalıdan kaynaklanmadığını gösterdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, mahalden geçen gerek Telekoma ait kablolar gerekse iş yeri tarafından çekilen kablolara neredeyse temas edecek kadar yükseğe istiflenen kağıt rulolarının kazaya adeta davetiye çıkardığını, bu nedenle dava dışı işyerinin gerekli koruma tedbirlerine almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.