Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/198 · K. 2024/4243
3. Hukuk Dairesi 2024/198 E. , 2024/4243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2028 E., 2023/3398 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/730 E., 2023/326 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteğinin miktar itibariyle reddine, temyiz incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili şirketlerin, davalılarından İbrahim ve İlhan'ın maliki olduğu taşınmazda kiracı olduklarını, davalı ... Şirketinin kiracı olarak bulunduğu taşınmazda meydana gelen yangın nedeniyle ürünlerin gördüğü zarardan davalıların ortak sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi uyarınca sonradan artırılmak üzere, şimdilik 10.000,00 TL maddi zarar ile 2.000,00 TL iş durması kaybına ilişkin zararın olayın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.12.2020 tarihli dilekçe ile davalılardan İbrahim ve İlhan yönünden maddi tazminat talebini 278.638,25 TL'ye, iş durması kaybı için talebini 19.192,09 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
1. ... Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; meydana geldiği iddia edilen maddi zararın, kusur veya ihmali davranışı nedeniyle gerçekleşmediğinden müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına ilişkin şartlar bulunmadığından davanın reddini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla düzenlenen ihtarda davacıların zararlarını 381.611,74 TL olarak belirttiklerini, eş söyleyişle davacının alacaklarının belirlenebilir olduğunu, yangın raporunda kusurun elektrik şirketine verildiğini, kusursuz sorumlu olanın yapı maliki olduğunu, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, olayda kusuru bulunmadığı halde davacıların bir kısım zararlarının müvekkilinin sigortasından karşılandığını, zarar kalemlerinin detaylıca açıklanmadığını ve ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin yokluğunda düzenlenen ekspertiz raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacılar bir kısım emtianın zarar gördüğünü belirtilmiş iseler de bu ürünlerin niteliği, cinsi ve miktarının dava dosyasında ve dava dilekçesinde yer almadığını, eksper raporunun ekinde de herhangi bir fatura bulunmadığını, davacının dosya kapsamına sunduğu sevk irsaliyesi içerikleri incelendiğinde ...'ye iade edilen ürünlerin "kalite problemli ürünler" olduğunun belirtildiğini, kalite problemi olduğu belirtilen bu ürünlerin yangın sebebi ile mi yoksa başka bir nedenle mi sorunlu olduklarına dair herhangi bir açıklama yapılmadığından bu ürünlerin yangından kaynaklanmayan başka bir sebeple de bozulmuş olma ihtimalleri bulunduğundan ve ürünlerin ...'ye iade edildiği de göz önüne alınarak davanın reddini; bundan ayrı, davacılar iş durma kaybına ilişkin tazminat talebinde de bulunduğu halde yangının cumartesi meydana gelmesi ve akabinde hemen söndürülerek çok fazla zarar meydana getirmemiş olması da göz önüne alınarak bu tazminat kalemleri de delillendirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili; müvekkili şirketin mevzuatta tanımlanan görev sahası ve sınırları içerisinde elektrik dağıtım hizmeti verdiğini, görev ve sorumluluk alanı belirli olduğundan binanın iç tesisatındaki arızadan kaynaklanan yangın nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taleplerin davacı şirketler bakımından ayrıştırılması gerektiğini, davadan önce davacılar tarafından gönderilen ihtarda bakiye zararın 381.611,74 TL olduğu belirtilmekle davaya konu bedelin objektif olarak belirlenemez nitelikte olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacının fazla sayıdaki ürünün muhafazası bakımından ek önlem almadığından müterafik kusuruna ilişkin de değerlendirme yapılması gerektiğini, iş durması sebebiyle tazminat talebi yönünden ise davacının hangi siparişlerini yerine getiremediğinin, davaya konu olay sebebiyle işin hangi süreyle durduğunun ve hangi tarihte devam ettiğinin de belgeleriyle açıklanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalılar İbrahim ve İlhan vekili; davacıların somut zararlarını delillendirmediklerini, davacının zararlarını sigorta eksperi tarafından yapılan tespitler ile noter tespitine dayandırdığını, davacı ile dava dışı sigorta şirketi arasında müvekkillerinin yokluğunda düzenlenen ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, davacının zararını ortaya koyacak mahkeme tarafından yapılmış delil tespiti niteliğinde somut bir belge bulunmadığını, noter tespit tutanağında davacılara ait bir kısım emtianın zarar gördüğü belirtilmiş ise de bu ürünlerin niteliği, cinsi ve miktarı dava dosyasına sunulan noter tespit tutanağında yazılmadığını, ayrıca eksper raporunun ekine bir kısım faturaların sunulmuş olmasının o faturaların içeriklerindeki ürünlerin zarar gördüğü şeklinde yorumlanamayacağını, eksper raporunda da zarar gören emtianın cinsi, niteliği ve ağırlığının tek tek belirlenmediğini, sevk irsaliyesi içeriklerinde ...'ye iade edilen ürünlerin " kalite problemli ürünler" olduğunun belirtildiği, bu ürünlerin yangın sebebi ile mi yoksa başka bir nedenle mi sorunlu olduklarına dair her hangi bir açıklama yapılmadığından bu ürünlerin yangından kaynaklanmayan başka bir sebeple de bozulmuş olma ihtimalleri bulunduğunu, iadenin nedeninin ...'den sorulması gerektiğini, zarara ilişkin delillerin müvekkiline ibraz edilmesine ilişkin deliller davacı taraftan defalarca istenildiği halde bu istemin sonuçsuz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.