Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/1989 · K. 2025/10829
4. Ceza Dairesi 2024/1989 E. , 2025/10829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1953 E., 2023/2980 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince anılan hükmün kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Tüm dosya kapsamından, suça konu inşaatın kıyı şeridinde kalmış olması nedeniyle 3621 Sayılı Kıyı Kanunu'na muhalefet teşkil etmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.02.2012 tarihli, 2011/4-570 E. ve 2012/51 K. sayılı, yine 15.11.2018 tarihli, 2015/4-71 E. ve 2018/540 K. sayılı kararlarında da ''organize sanayi bölgeleri haricinde 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu, 4691 sayılı Teknoloji Bölgeleri Kanunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu gibi kanunların kapsamındaki yerler de özel imar rejimine tabi yerlere örnek sayılabilir. Suçun işlendiği yerin özel imar rejimine tabi olan bir yer olması durumunda, belediye sınırları içerisinde kalıp kalmadığına ilişkin ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek yoktur. " şeklinde belirtilmesi karşısında; sanığın eyleminin atılı suçu oluşturduğu gözetilmeden yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.