Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/2043 · K. 2025/2189
11. Hukuk Dairesi 2024/2043 E. , 2025/2189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1504 Esas, 2024/33 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2020/636 E. 2021/323 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.03.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat..., Avukat ..., Avukat .... ve Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin borsada işlem gören 1 adet İş Bankası Kurucu ve 20 adet imtiyazlı İş Bankası A.Ş. B grubu (İŞBTR) hissesi sahibi olduğunu, banka esas sözleşmesinde temettü ödemesi ile ilgili yedek akçe ayrıldıktan sonra kuruculara %10 kâr ödenmesi şartının bulunduğunu, fakat bankanın 31.05.1991 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında ödenmiş sermayenin 250.000,00 TL sınırlı olarak ifadesinin maddeye eklediğini ve dağıtılacak kâr payını Atatürk dönemindeki ilk kuruluş sermaye tutarı ile sınırlandırdığını, 2018 ve 2019 yıllarında kâr payının ise hiç ödenmediğini, temettü kısıtlamalarının ilgili kanunlara ve Atatürk'ün vasiyetine aykırı olduğunu, kurucu intifa senetlerinin kurucuların ortaklığı kurdukları sırada gösterdikleri önemli hizmetlere karşılık olarak veya sermaye olarak koydukları malın ya da hakkın gerçek değerinin kuruluş aşamasında tanı olarak ölçülememesi gibi nedenlerle verildiğini, senet sahiplerinin ortaklık kârına katılma hakkı bulunduğunu, kurucu intifa senedi sahiplerine tanınan hakların anonim ortaklık esas sözleşmesinin bir hükmü niteliğinde ve söz konusu senetleri sonradan iktisap eden kişilerin de anonim ortaklık ile senetlerin ilk müktesepleri arasında yapılan sözleşme ile bağlı olduklarını, pay sahibinin anonim ortaklığın kâr elde etmek ve paylaştırmak amacını izlemesi gerekliliğinden doğan hakkının sınırlandırılması veya tümüyle elinden alınmasının mümkün olmadığını, kurucu intifa senedi sahipleri bir sözleşme ile anonim ortaklığın mal varlığına katılanlar durumunda olduğundan, ana sözleşmede aksi açıkça öngörülmediği sürece bu mal varlığına katılmanın ilk esas sermaye tutarı ile sınırlandırılamayacağını, yönetim kurulunun sermayenin arttırılmasına ilişkin kararının imtiyazlı pay sahiplerince toplantıda onanmadıkça uygulanamayacağını, aynı şekilde kurucu intifa sahiplerinin şirkete karşı bir sözleşmenin tarafı olmaları durumunda bu sözleşmenin şirket genel kurulu veya yönetim kurulu tarafından değiştirilemeyeceğini, bankanın %40,12'lik payının İş Bankası Munzam Sandık Vakfı'na ait, %31,79 payının halka açık, %28,09 payının ise Atatürk hisselerine ait olduğunu, Atatürk'ün vasiyeti gereğince hisselerinin Cumhuriyet Halk Partisi tarafından temsil edildiğini, temettü gelirlerinin ise Türk Dil Kurumu (TDK) ve Türk Tarih Kurumu'na (TTK) ait olduğunu, 2012 yılından itibaren TDK ve TTK'nun Atatürk hisselerinden elde ettiği gelirin kamu bankalarındaki hesaplara aktarılmaya başlandığını, Temmuz 2020 itibarıyla TTK'ya aktarılan toplam temettü gelirinin 1.706.032.928,00 TL, 01.04.2020 tarihi itibarıyla TDK'ya aktarılan toplam temettü gelirinin ise 1.980.965.653,00 TL olduğunu, söz konusu bu hisselerin müvekkilinin sahip olduğu hisselerle aynı olduğunu, fakat şahıslara ödenen temettü tutarının bugünün parasıyla yaklaşık olarak 2,00-3,00 TL olduğunu, aynı hisselere farklı şekilde ve tutarda kişi ve kurumlar nezdinde ayrım yapıldığını, müvekkilinin 31.03.2020 tarihinde davalı bankanın genel kurul toplantısına katıldığını, kâr payı ödenmemesi ve eksik ödenmesi hususlarına ilişkin olarak itirazda bulunduğunu, bu itirazlarını toplantı tutanağına şerh ettirdiğini, ancak itirazlarının davalı tarafça dikkate alınmadığını, ayrıca müvekkili tarafından bu hususta davalıya ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamenin de davalı tarafından dikkate alınmadığını, Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin 1991 yılından itibaren kurucu hisse paylarına ilişkin kâr payı hakkını şirketin kuruluş sermayesi ile sınırlayan uygulamasının ve zaman zaman şirketin yıllık kârının dağıtılmamasının usul ve yasaya, ayrıca yargı kararlarına ve Atatürk'ün vasiyetine ters düştüğünü ileri sürerek Kanun'a aykırı olan ve yoklukla batıl olan 31.05.1991 yılında alınan temettünün (nakit kâr payı) ilk kuruluş sermayesi olan 250.000,00 TL ile kısıtlı olarak ödenmesi kararının ve sözleşme değişikliğinin iptal edilmesine, alınan karar ve sözleşme değişikliğinin yokluk ve butlanla batıl olduğunun tespitine, 31.03.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kurucu hisse (İSKUR) sahiplerine temettü dağıtılmaması kararının kanunlara aykırı olması nedeniyle iptal edilmesine, hak edilen temettünün verilmesine, borsada halka açık olan ISKUR ve ISBTR hisseleri üzerindeki nakit kâr payı ödenmesinin, ilk sermaye ile kısıtlı olarak ödeme kararının hem vasiyete hem de Kanun'a aykırılık teşkil etmesi nedeniyle kaldırılmasına ve bilançoda kâr elde edilen yılın mevcut sermayesi ile ödenmesine, 1991 yılından dava tarihine kadar olan söz konusu hisselerin üzerindeki temettülerin bilirkişice tespit edilerek faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.