III. GEREKÇE
18 yaşından küçük maktul ile sanık ...'in Gaziantep ilinde aynı sokakta oturup, komşu olmaları sebebiyle tanıştıkları, maktulün 2016 yılında evini anne ve babasının haberi ve rızası olmaksızın terk ederek sanığın yanına yerleştiği, bu sebeple katılanların çocuğun alıkonulması ve kaçırılması konusunda şikayetçi oldukları, sanık hakkında soruşturma başlatıldığı, bu olayın ardından maktulün yerleştirildiği kurumdan ayrılarak tekrar sanıkla birlikte yaşamaya başladığı ancak bu süreçte maktulün sanığın kendisiyle zorla anal yoldan ilişkiye girmeye çalıştığı, dövdüğü, tehdit ettiğinden bahisle şikayetçi olduğu ve sanık hakkında kamu davası açıldığı, bu olaylardan bir süre sonra maktul ile sanığın tekrar bir araya gelerek önce Antalya iline daha sonra Gaziantep iline en son da İstanbul'a geldikleri, burada önce sanığın ablasına ait evde kalmaya başladıkları, sanığın ablası ve eniştesinin sanık ... maktulü istememeleri sebebiyle buradan ayrıldıkları ve ...'ta bir evde yaşamaya başladıkları, sanığın söz konusu evi daha önceden tanıdığı ve uyuşturucu aldığını yaptığını beyan ettiği sanık ... aracılığı ile ayarladığı, söz konusu evin kira sözleşmesinin sanık ... adına yapılmış olduğu, sanık ...'nın söz konusu evi boşalttıktan sonra sanık ... ve ... isimli arkadaşının aracı olması sebebiyle sanık ... ve maktule bırakmayı kabul ettiği, sanık ... ile maktulün bu evde yaşamaya başladıkları, iddianame kapsamında maktulün bu evde kaldığı süre boyunca sanıklar tarafından zorla tutulduğu ve fuhuşa zorlandığının iddia edildiği, maktulün sanık ...'in Gaziantep ilindeki annesini arayarak sanık ...'in kendisini zorla tutup, fuhuşa zorladığını söyleyip yardım istediği, Gaziantep ilindeki sanığın annesinin durumu kızı tanık ...a cep telefonuyla haber verdiği, tanık ...ın da durumu eşi tanık ...'e söylediği, tanık ...'ün maktulü bulunduğu adresten alarak sanık ...'in maktule ulaşmasını engellemek amacıyla babası ...ve annesi...nın evlerine getirdiği ve maktulü, tanık ...'ün babaannesi tanık... ile birlikte otobüs ile Gaziantep iline göndermeye karar verdikleri, ...'daki kaldıkları evde maktulü bulamayan sanık ...'in, ablası ... ve eniştesi ...'ün evlerine geldiği, yeğeni tanık...den maktulün Gaziantep iline dönmek üzere otogarda olduğunu öğrendiği, sanığı otogara giderek maktulü otobüsten indirdiği, tekrar ... ve ...'ün evlerine geldikleri, tanıkların, sanık ... maktulü evlerinde istemedikleri, bu sırada maktul ... sanığın evden bahçeye çıkarak arka taraftaki terk edilmiş gecekonduya girdikleri, burada sanık ...'in maktulü maktulün boynundaki fular ve kendi cebinde bulunan şarj aletine ait kabloyu boğazına dolayarak boğarak öldürdüğü, otopsi raporuna göre maktulün ölümünün bağla boğma sonucu meydana gelmiş olduğu, ardından tanıklara ait evden boş bir bavul almak için gittiği, bu boş bavula maktulün cesedini koyduğu, tanıkların sanığın hal ve hareketlerinden kuşkulandığı, bir bahaneyle ...ın sanığı eve çağırdığı, tanık ...'ün de bu sırada maktule ait cesedi bavul içerisinde gördüğü, bu sebeple evden başka bir bahaneyle ayrılarak polis ekiplerine haber verip, gelen polislere sanık ...'i evde yakalattığı şeklinde gerçekleşen olayda;
1. Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve
inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının kanuni bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, katılan kurum vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık ... hakkında çocuk olan maktulü tasarlayarak ve canavarca hisle öldürdüğünden bahisle hüküm kurulmuş ise de, somut olayda sanığın maktulü öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, yine canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olarak kabul edildiği, olayın gelişimi ve sanığın savunması gözetildiğinde sanığın canavarca hisle öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, bu haliyle sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 82/1-(a), (b) maddelerinin uygulama imkanı bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.