Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/2301 · K. 2024/4384
12. Ceza Dairesi 2024/2301 E. , 2024/4384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/173 E., 2022/709 K. SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 89/1, 52/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2022 tarihli ve 2018/173 esas, 2022/709 karar sayılı kararının kesin karar niteliğinde olduğu anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18/03/2024 tarihli ve94660652-105-13-30710-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04/04/2024 tarihli ve KYB-2024/35769 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04/04/2024 tarihli ve KYB-2024/35769 sayılı kanun yararına bozma isteminin: "Dosya kapsamında; sanığın doktor olmasından bahisle gerçekleştirdiği ameliyat esnasında hastası olan müştekinin akciğer bölgesinde gazlı bez unutarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında görevi kötüye kullanma ve taksirle yaralama suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın bahse konu olan eylemi ile birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermiş olmasına karşın 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince bir fiil ile birden farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanığın bunlardan en ağır cezayı gerektiren ve meydana gelen suçların en ağırı olan görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca taksirle yaralama suçundan da hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.