Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/23757 · K. 2025/3478
8. Ceza Dairesi 2024/23757 E. , 2025/3478 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/44 E. 2008/462 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kemer Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2006 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 35. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kemer Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2008 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 35/1. maddesi delaletiyle 35/2, 58. maddeleri uyarınca 9 ay hapis ve 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, temyiz edilmeksizin 27.02.2009 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği, hükümlünün süresinden sonra yaptığı temyiz başvurusuna ilişkin olarak Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.07.2013 tarihli kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2023/1833 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98063 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-Sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde, 2-5237 sayılı Kanun'un 52. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olamamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece 25 gün adli para cezasına hükmedildikten sonra, takdir edilen gün adli para cezasının bir gün karşılığı olarak takdir edilecek miktar ile çarpılması suretiyle para cezasının hesaplanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 3-Temel ceza belirlenirken hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmek suretiyle çelişki yaratılmasında, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.