İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "... davacının davalı iş yerinde toplamda 10 yıl, 11 ay 28 gün çalışmış olup, pnomokonyöz maruziyet süresinin 3 yıl olması nedeniyle davacının bu maruziyet süresine davalı iş yerinde çalıştığı iş kolundan dolayı maruz kaldığı, meslek hastalığının, davalı şirketin ortam ölçümlerine düzenli olarak yaptırmaması, periyodik muayenelerin mevzuata göre düzenli olarak yapılmaması, işçilerin akciğer grafilerinin pnömokonyoz okuyuculu radyolag tarafından değerlendirilmemesi, tozun biriktirilmesi için sulu sistem kurulmaması, sulu temizlik yapılabilmesi için mazgallar açılmaması ve çalışma esnasında işçilere filtreli maske verilmemesi nedeniyle meydana geldiği, 01.01.2006 tarihinden itibaren adı geçen işyerinde çalışan ve işe giriş muayenesinde işyeri hekimi tarafından “sağlam” olduğu belirlenen, işyerinde kumlamacı çalıştığı, işe başlarken bez maskeden başka kişisel koruyucu donanım verilmediği, işe başlarken eğitime tabi tutulmadığı, Ankara Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesinin 06.11.2017 tarih 1461 nolu raporu ile çalışma şartlarından kaynaklandığının tespit edildiğini, raporla silikozis q/R 2/2 düzeyinde opasite pnömokonyoz teşhisi konulduğu tespit edilmiş olan davacı ...'ın tamı konulan hastalığının “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin” 18. maddesindeki meslek hastalıkları listesinde C grubunda “pnömokonyozlar ve diğer solunum sistemi hastalıkları” adı altında yer aldığı ve meslek hastalığı olduğu, davacı ...'ın tanı olarak kendisine konulan “Pnömokonyoz” hastalığının meslek hastalığı olduğu ve yasal olarak bir hastalığın meslek hastalığı olarak kabul edilebilmesi için gerekli olan özellikleri taşımakta olduğu; (Sigortalı olması, İşe giriş muayenesinde ve periyodik muayenelerinde işyeri hekimince “sağlam” olduğunun belirlenmesi, çalışma ortamında var olan faktörle (inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen) tanı konuları meslek hastalığı arasında neden sonuç ilişkisinin yani illiyet bağının var olması, pnömokonyozun “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği”nin 18. maddesindeki meslek hastalıkları listesinde C grubunda “pnömokonyozlar ve diğer solunum sistemi hastalıkları” içinde yer alan bir meslek hastalığı olması, hastalığın tanısının “Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi” tarafından 16.11.2017 tarih 1461 nolu raporla ve Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 14.12.2020 tarih ve 17736 nolu kararında belirtilmesi, yukarıda belirtilen 4875 Sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4, — 5, maddeleri ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 14. maddesi, mülga İşçi Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğünün 2. — 3. — 4. — 21. — 59. ve 76. maddeleri, Tozla Mücadele Yönetmeliği'nin 5. — 8. ve 15. maddeleri, Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesine, İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. maddeşine göre işverenin, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 tarihlerinde kayıt altıma alınan tespit öneri defterinde, “kumlama bölümünde havalandırmanın kullarımı açısından verimli olmadığı, kullanılan maskenin çalışma kalitesi bakımından yetersiz olduğu, maskenin kullarımının işveren tarafından kontrol edilmesi gerektiği, ortam ölçümlerinin yaptırılmadığı, ortam hava kalitesinin düşük olduğu...” tespitlerine rağmen, işyerindeki kumlama işlerinin, sıralanan bu eksikliklere rağmen devam etmesi, havalandırmaların yetersiz oluşu, tozun biriktirilmesi için sulu sistem kurulmaması, sulu temizlik yapılabilmesi için mezgallar açılmaması ve çalışma esnasında işçilere filtreli maske verilmemesi nedeniyle, davacı ...'ın sağlık ve iş güvenliği yönünden tüm risklerini bertaraf etmeden işyerindeki faaliyetlerini devam ettirdiği ve iş sağlığı ve güvenliği kültürünü oluşturmadığı, işçilerini gerektiği gibi ve mesleki yeterliliğinin sağlanması ile ilgili eğitmediği, bir organizasyon ve denetim mekanizması kurmadığı, iş yerinde gözetim ve denetim mekanizmasının oluşturulmadığı, niteliksiz çalışma ortamına izin verip müsamaha gösterdiği için dava konusu meslek hastalığının meydana gelmesinde, davalı ... Alüminyum Levha Mutfak Eşyaları İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yüksek derecede etkili, eksik uygulamalarının ve ihmallerinin olduğu, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 14.12.2020 tarih ve 17736 nolu kararının “Pnömokonyozun inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen, sigara ile ilişkili olmayan, önlenebilir, spesifik tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen, ilerleyici de olabilen bir mesleki akciğer hastalığı olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde olmasından, ...'ın, davalının işyerinde 2006'dan 2013'e kadar kumlamacı, 2014-2016 yılına kadar punto-vidalamacı, 2016 sonuna kadar da bekçi olarak çalıştığı dönemde, dava konusu meslek hastalığının meydana gelmesine etki edecek, herhangi bir davranışımın belirlenemediği, Dava konusu meslek hastalığının, davalı işverenin ... isimli işçinin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu oluştuğu, ...'ın çalışmakta olduğu dönemlerde işyerindeki tozdan etkilenmemesine olanak sağlayacak gerekli nitelikte havalandırmanın ve tozun biriktirilmesi için sulu sistem kurulumu, uygun nitelikte filtreli maskenin düzenli olarak kullandırılması, işyeri toz ölçümlerinin düzenli olarak yapılmasının sağlanması halinde davaya konu meslek hastalığının önlenebilirliği söz konusu olduğundan davaya konu meslek hastalığının meydana gelmesinde, işveren için kaçınılmazlık ilkesinden söz edilemeyeceği anlaşılmıştır. ATK başkanlığının 14.12.2020 tarihli 17736 nolu raporu da incelenmiş olup davacının pnomokonyoz meslek hastalığı nedeni ile 11.10.2008 tarihli 27021 sayılı resmi gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı çalışma yönetmeliğinin hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası grup 1 olduğu anlaşılmakla E Cetvelinde %19,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, meslek hastalığının başlangıç tarihinin OMÜ Sağlık uygulama araştırma merkezinin 22.10.2015 tarihli 1553 Sayılı Sağlık kurulu raporu olduğu, pnomokonyozun inorgonik gazlara maruziyet sonucu gelişen, sigoara ile ilişkili olmayan önlenebilir, spesifik tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen , ilerleyici de olabilen bir mesleki ak ciğer hastalığı olduğununu belirtildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda aktüerya bilirkişiden rapor alınmış olup, bilirkişi.... Cebeci tarafından tanzim edilen raporda davacının 22.10.2015 başlangıç tarihli meslek hastalığı sonucunda %19.2 oranında malul kalması nedeni ile oluşan sürekli iş göremezlik, gerçek net maddi zararının işlemiş dönem zararı 28.279,30 TL işleyecek dönem zararı 288.553,14 TL olmak üzere toplam 316.832,44 TL olup peşin sermaye değerli gelirin rücu edilebilir kısmı 48.965,73 TL nin mahsubu ile gerçek net maddi zararın 267.866,71 TL olduğu, hesaplamanın TRH -2010 bakiye Yaşam Tablosu esas alınarak yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından maddi zarar bedeli konusunda bedel arttırım talep dilekçesi de sunulmuş olup Yargıtay 10 HD 2020/9717 ESAS 2021/2003 Karar sayılı kararı uyarınca hesaplamanın TRH 2010 tablosu esas alınarak hesaplanması Mahkememizce de uygun bulunmuştur. Davacının meslek hastalığının başlangıç tarihi 22.10.2015 tarihi olup işlemiş dönemin bu tarihten ilk rapor tarihi olan 21.02.2022 tarihleri arasını kapsamak suretiyle 1/Kn metodu esas alınarak yapıldığı; sürekli iş göremezlik maluliyet zararı tespit edilirken ATK 2. İhtisas Kurulunun davacı hakkında tanzim ettiği raporda %12,2 maluliyet oranı esas alınarak rapor tanzim edildiği, buna göre işlemiş dönem zararı ve işleyecek dönem zararı ayrı ayrı bu maluliyet oranı na göre belirlenerek peşin sermaye geliri gelirin rucu edilen kısmı mahsup edilerek talep edilebilecek maddi zaarr bedelinin 267.866,71 TL olarak tespit edilen aktüerya bilirkişi raporu ayrıntılı ve denetime uygun olmakla mahkememizce de itibar edilerek bedel artırım talep dilekçesi de dikkate alınmak suretiyle maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde 200.000,00 manevi tazminat da talep edilmiş olup ATK 3. İhtisas Kurulunun 14.12.2020 tarihli 17736 sayılı raporunda da belirtildiği gibi meslek hastalığının başlangıç tarihinin OMÜ Sağlık uygulama Araştırma Merkezinin 22.10.2015 tarihli sağlık kurulu raporu olduğu, pnomokonyoz'un inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen , sigara ile ilişkili olmayan, önlenebilir, spasıfik tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen, ilerleyici de olabilen bir akciğer hastalığı olduğu, yine dosya kapsamında bulunan kusur bilirkişi heyet raporunda da görüleceği üzere dava konusu meslek hastalığının meydana gelmesinde davalı şirketin yüksek derecede etkili, eksik uygulamalarının ve ihmallerinin bulunduğu, davacının dava konusu meslek hastalığının meydana gelmesinde etki edecek herhangi bir davranışının belirlenemediği anlaşıldığından manevi tazminat taktir edilirken meydana gelen zararın önemi, davacının kusurunun bulunmaması, olayın meydana gelmesinde kaçınılmazlık bulunmadığı, günümüz koşullarında paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminat bedelinin tatmin duygusu sağlayacak tutarda olmasının beklendiği ve aynı zamanda caydırıcılık tutarında olmasının gerektiği dikkate alınarak taktiren 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline..." şeklinde karar verilmiştir.